Forum Bebeği Forum Ana Sayfa

Bebek.com Forum'a Hoş Geldiniz...

Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.
Bebek.com forumunu ilk ziyaretiniz ise; Forum Kuralları için tıklayınız.

 ISTAH PROBLEMLERI

Sayfayı değiştir: 1234 > | Sayfayı gösteriyor 1 of 4, mesajlar 1 to 20 of 71
Yazar Mesaj
m.deniz

  • Tüm gönderiler : 1004
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
ISTAH PROBLEMLERI - 02.09.2005 17:43:46 ( #1 )
Arkadaşlar herkese selam. çok uzun süredir forumu takip ediyorum.Ayrıca  forumun yeni hali biraz karışık geldi bana. Belki de diğerine alışkın olduğumuz içindir.hayırlısı olsun.
Daha önceleri de anneler bebişlerinin iştahsızlığından bahsederlerdi. Şimdi de kısa bir süredir yaklaşık 2 aydır bizim başımıza geldi.Bir anne olarak bu durumu abartmamaya çalışıyorum. Fakat, 26 aylık oğlum Deniz yemek yemek istemiyor. Yemek kaşığını uzattığım gibi eliyle ağzını kapatıp ''benim ağzım yok ki '' diyor.
1 yaşından beri aynı kiloda sadece boyu biraz uzadı. Sizlerden balık yağı Zinc C içerikli iştah açıcı ilacı başarıyla kullandığınızı duymuştum. Ancak, oğlumun bazı gıdalara başta süt ve yumurta olmakla birlikte  alerjisi olduğu için daha hiç süt,yumurta ve balık vermedik.
Bunun dışında bildiğiniz iştah açıcı ilaç vb. şeyler var mıdır? 
Doktorumuz ise aradığımda iştahsızlığımız için  su içiyorsa yeterli deyip geçiştirdi.Tavsiye ve yardımlarınızı bekliyorum.

Denizin Annesi Seher - BURSA 
<mesaj tarafından düzenlendi Zeynoss on 14.11.2007 23:00:20>
georgian

  • Tüm gönderiler : 9556
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: Corciya-yuesey
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: oğlum yemek istemiyor ! - 02.09.2005 19:54:15 ( #2 )
"SU ICIYORSA YETERLIDIR" HAAA VAY BEE COK BASARILI BIR DOC!!
NEYSE
CANIM, TAM IKI YASINI BITIRMIS, MOBILLESIYOR, ARTIK DEGISIK SEYLER ISTIYORLAR, PEYNIR ZEYTINLI KAHALTIYA BAYILAN SELIN HANIM AGZINA TURK KAHVALTISI SURMEZ OLDU SON GUNLERDE. BURADAKI USULLERLE YEDIRIYORUZ ONA, AYLIN ZATEN BIR SEY YEMIYOR SEBZE CORBASI YAPIYORUM, OGLEN ONUN ICIYORLAR ICIM RAHAT EDIYOR, AKSAMA DA MAKARNA KOFTE FALAN IBI DOYURACAK SEYLERI VER, COCUKLAR SEVER MAKARNAYI.
KOLAY GELSIN.
m.deniz

  • Tüm gönderiler : 1004
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: oğlum yemek istemiyor ! - 02.09.2005 20:30:13 ( #3 )
haklısın canım. 2 yaş sendromunu yaşamaya başladık desene. bizim kahvaltı olayımız yok gibi zaten. sabah kalktığında süt yerine geçen 250 ml yurt dışından getirttiğimiz mamasını içiyor. sonra peynir ve yumurta yiyemiyor alerjisinden dolayı. ekmek,zeytin ve ıhlamur-kuşburnu karışımı çayını içiyor.
Deniz i zaten bu güne kadar sebze yemekleri ile büyüttük.menümüze bi 9 aydır et girdi. o da sadece kuzu eti.
 Dediğin gibi bütün çocuklar gibi Deniz de  makarna,köfte ve dolmayı çok severdi. hatta az önce çorba ve köfte veriyordum yine yemedi ve elinin tersiyle itti. şu anda babası ile mutfakta masada cebelleşiyorlar.
Allahım yardım et ...
arti

  • Tüm gönderiler : -859
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
yemeyen bir çocuğun ebeveyni olmak :o(( - 05.09.2005 15:21:01 ( #4 )
sevgili m.deniz,
aynı dertten muzdarip bir anne olarak seni anlıyorum. 25 aylık kızım defne ek gıdalara geçtiğimizden beri yemekle arası kötü olan bir çocuk. süt asla içmiyor, köfte dışında et yemiyor, sebze meyve ona keza. aslında yediklerini sayayım, daha kolay çünki: pilav (bayılıyor), patates kızartması, makarna, köfte, şehriye çorbası veya tarhana çorbası (ancak bunların da bir garantisi yok o gün canı yemek istemiyorsa yedirmek imkansız oluyor.)
sabah kahvaltısında süt içmediğinden ve zeytin, peynir de yemediğinden hala bulamaç hazırlıyorum. akşam yatmadan önce de şu sütle yapılan mamalardan hazırlayıp yedirebildiğim kadarıyla yedirmeye çalışıyorum ki süt alsın.
doktoru "onu artık böyle kabul edin, zayıf bir çocuk dedi" boyu çok güzel uzuyor ama kilo almıyor :o( ama şu iştah açıcıların yararı oluyorsa ben de kullanmak isterim valla. çocuğun her yemek saatinde yapmadığımız şey kalmıyor ama nafile. eskiden ablam kendi oğlu yemek yemediğinde acaip sinir olurdu, kendini kahrederdi o zaman "ya azıcık geniş ol bırak istemiyosa yemesin" derdim. şimdi onu o kadar iyi anlıyorum ki.
m.deniz

  • Tüm gönderiler : 1004
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: yemeyen bir çocuğun ebeveyni olmak :o(( - 05.09.2005 17:44:28 ( #5 )
selam arti,
çalışan bir anne olarak inanılmaz endişe ve kaygı içerisindeyim. hep aklım evde. bakıcı teyzemiz de çok üzülüyor. fakat ne yapıcaz bilemiyorum. bu nedenle anneannemizi bugün çağırdım. çünkü olay benim için çok ciddi boyutta. biz bir de Deniz in bu kadar iştahsızlığına alışık değiliz.daha önceki iştahımızda kullandığımız alerji için antihistaminiklerin yan etkisi ile iyi sayılırdı.bu iştah açıcı ilaçlar için cumartesi günü bizzat yakınımızdaki tanıtık eczaneye gittim.
omega 3 yağ asitleri içeren balık yağlı ve ZİNCO yu tavsiye ediyor. ancak Deniz e alerjik durumundan dolayı vermeye korkuyorum. biliyorsundur balık ve deniz kabukluları çok alerjik.
bunun yanında,eskiden karşı komşumun 2 oğlu vardı. araları 1 yaş ve çok yaramazlardı. iştah durumlarını çok iyi bilmiyorum ama annesi sipraktin diye bir ilaç bu da antihistaminik hem sakinleştirici hem de yan etkisi iştah açıcı.bu ilacı da eczacı tavsiye etti ama ben istemedim. zaten yavrum doğduğundan beri
 zyrtec ve atarax gibi kaşıntı azaltıcı antihistaminik şurupları içtiği için. daha 8 aydır çok sık kaşıntısı olmadığı için verrmiyorum.
3. ise , B vitamini adını tam yazamıyorum yanlış olmasın diye. evde bakıp yazarım.  hem B vitaminin sinir ve beyin gelişimi üzerine faydası var. iştah da açarmış. bakalım sabah akşam aç karına dün başladık. bir işe yarayacak mı. 
sizin için balık kızına dokunmuyorsa ilk yazılanı tavsiye ederim multivitaminli olanı da vardı.iştahımız üzerine etkisi olmasa da gerekli esensiyalleri almış olacaklar.
bu arada eczacımıza çok güvendiğimi belirtmek isterim. bu güne kadar ben kendim de çok farklı ilaçlar rahatsızlıklarım nedeniyle kullanmak zorunda kaldığım için. hep beni uyarıp bilgilendirmiştir.   
 
peeves

  • Tüm gönderiler : 1241
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: Hogwarts - i am just too good to be true ;)
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: yemeyen bir çocuğun ebeveyni olmak :o(( - 05.09.2005 18:10:11 ( #6 )
mdeniz, ben yemek isinin sadece istah acicilarla alakali olduguna inanmiyorum. yemek aliskanlik isi biraz da. sana tavsiyem, herhangi bi vitamin/istah acici vs. denemeden, once kararli olman. hepimizin cocugunun inan istahsiz oldugu, gunde bi biberon sutle dolastigi gunler oluyor. cok normal. ama eger surekli olan bi sey varsa, bence once aliskanliklarini degistirmeli. benim de buyuk kizim leyla, son bi senedir istahsizdi. hala oyle aman aman diil ama bu yaz basi, en azindan yarim yamalak da olsa gunde 4 ogun (sabah-ogle-meyve-aksam) yedirmeyi basardim. kurallar koydum, birincisi yemek masada yenicek. ikincisi eger ogununu guzel yemezse, bir sonraki ogune kadar aburcubur yok, ama guzel yemisse biskuvi, poaca, kek vs. serbest. cok ac gezdigi de oldu, yedigi de. onumuzdeki ay 3 yasini doldurcak, yeni krese basladi, kresten de cok umitliyim bu konuda. bir iki basit kuralla bence bu isi halledebilirsiniz. bugun bir arkadasimla bu konuyu konustuk. secenek sunmak da bence iyi, kabak mi fasulye mi diye? (makarnayi soylemeyin, hep makarna kazanir.) boyle rahat konustuguma da bakma yani, leylanin da ac gezdigi gunler cok, ama bunun ise yaradigini biliyorum. pesinden tabakla dolasmak kesinlikle yok, yemek saati herkes sofraya oturacak. cok sancili gecen gunler de oldu, uzuldum de ac kalktigi icin ama taviz vermedim. simdi mesela 3 cocugum da biliyor, yemek masada yenicek, kalkmak istedikleri zaman izin verdigimi de bildikleri icin daha da keyifle geliyorlar yemege.
when there's strife and when there's trouble
call on peevsie, he'll make double!
m.deniz

  • Tüm gönderiler : 1004
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: yemeyen bir çocuğun ebeveyni olmak :o(( - 05.09.2005 22:03:23 ( #7 )
merhaba peeves,
benimde son zamanlardaki gibi elimizde tabakla dolaşmak hiç hoşuma gitmiyor. çok ısrarcı olmak taraftarı da kesinlikle değilim.ancak benim oğlum ne yazık ki senin ve normal çocuklar gibi, bizimle birlikte aynı masaya oturup da aynı yemekleri yiyemiyor. çünkü çoğu yiyeceğin içinde süt ve yumurta var. buğday,patates ve pirinç e bile alerjisi vardı ve veremiyorduk. alerjik olduğu için yediği yemekler ve yiyecekler çok sınırlı.
abu cuburu bilmez. çikolatanın tadını bilmez. daha bir çok şey.tek yiyebildiği abur cubur eti finger bisküvi onunla da 2 yaşında tanıştı. bi de susamsız çubuk kraker yiyebiliyor. çünkü sadece onların ,içerisinde süt ve yumurta bulunmuyor.
şimdi niye böyle son çareyi iştah açıcı şuruplarda aradığımı daha iyi anlamışsındır. 1 yaşından beri doktorumuz vermemizi istiyor. Ca sandoz C vitaminli olanından her gün süt ve ürünlerine alerjisi olduğu için dışardan yapay Ca takviyesi yapıyoruz. bir çok şeye alerjisi olup da yiyemediği ,herşeyin tadını merak edip de çocuğun üzüldüğünü yiyen insanlara veya çocuklara nasıl melun melun baktığını daha iyi anlamışsındır.
bizim de anne baba olarak yaşadığımız üzüntü ve sıkıntıyı tahmin edebiliyorsundur.
 
arti

  • Tüm gönderiler : -859
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: yemeyen bir çocuğun ebeveyni olmak :o(( - 06.09.2005 16:19:53 ( #8 )
seher (ilk mesajda ismine dikkat etmemişim),
tabi denizin alerji sorunu olmasının senin işini çok daha zorlaştırdığı bir gerçek. başka bir doktora götürmeyi denedin mi? her doktorun tarzı ve felsefesi farklı oluyor. ama eğer denizde az beslenmeden kaynaklı bir sorun yoksa kendini çok yıpratmaman. biliyorum bazen çok zor oluyor (benim için özellikle cuk cuk süt içen veya meyve yiyen çocukları gördüğümde daha zor oluyor) ama az beslenme yüzünden birşey olsaydı benim yeğenime olurdu. onun doğuştan gelen bir kan hastalığı vardı ve sürekli kortizon tedavisi görüyordu. dolayısıyla tuz ve tuz içeren herşey yasaktı ! yavrucak bütün gün aç olsa da o tatsız tuzsuz yemekleri yememek için direnirdi bazen. ve vücudunun bağışıklık sistemi de zayıf olduğundan 1 senede zar zor oldığı 500 gramı bir hastalıkta hemen geriye verirdi. hatta 1.5 yaşındayken çok zayıf diye yeteneksiz bir beslenme uzmanının tavsiyesiyle 3 ay hastanede burnundan beslendi. Sonuç mu? Kocaman bir 0! üstüne de burnundaki plastik boru nedeniyle üst solunum yolu enfeksiyonu!
şimdi 5 yaşında halen yaşıtlarına göre zayıf (biz ona Cin Ali diyoruz) ama sağlıklı.Yemesi epey düzeldi (son kontrolünde anlaşıldı ki 1 senede ilk defa 800 gram almış :o)). Birşey öğrendik ki ablam yani annesi o yemiyor diye ne kadar stres yaptıysa çocuk yemekten o derece uzaklaştı.
Ayşenin önerilerine katılıyorum aslında. Basit kurallar koymak lazım bu çocuklara. Mesela Defne TV'de teletubbies'i açmadan asla yemek yemiyor ve geçen gün biryerde okudum aslında çocuk tv seyrederken yemek yememeliymiş (ne yediğinin farkına varamadığı için).
toplight

  • Tüm gönderiler : 1890
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: ankara
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: yemeyen bir çocuğun ebeveyni olmak :o(( - 06.09.2005 18:23:38 ( #9 )
Merhaba Seher , öncelikle hoşgeldin aramıza. Aynı şehirde yaşıyoruz :)
Balık yağı ve zinco-c'yi bir dönem kızımda kullandık. İştahında gerçekten oldukça fark yarattı, kilo aldı ama ileriye dönük bir hata yapıyor olabiliriz diye bıraktık. Bıraktıktan sonra eskiye döndük. Daha sonrada okul imdadımıza yetişti. Orda çok güzel yemek yiyor. Ama evde yine hayır :( onlar okul yemeği diye bir çok yemeği evde geri çeviriyor.
Arkadaşlara katılıyorum,  çocuklar yemek yemediği zaman yaşadığımız üzüntü ve panik onlara yansıdığında durum daha da kötüye gidiyor. sizin özel durumunuz işini bir kat daha zorlaştırsada anneliğin ayrılmazı sabırı önereceğim sana. İştahsız yemek problemi olan çocuk ile uğraşmak kadar zor birşey yok ama eğer genel durumunda bir sorun yoksa onları böyle kabullenmektende başka çaremiz yok .
 
 
peeves

  • Tüm gönderiler : 1241
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: Hogwarts - i am just too good to be true ;)
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: yemeyen bir çocuğun ebeveyni olmak :o(( - 06.09.2005 21:49:50 ( #10 )
tabii ki seher, anliyorum, benim kizkardesim de herseye alerjik reaksiyon gosteriyordu. yani cilek domates gibi belirgin seyleri gectim, portakal, peynir, pirinc.. aklina ne geliyosa. annem cok ustunde durdu tedavisinin. ve 5 yasinda birden bire normale dondu. simdi mesela bahar aylarinda polenlerden vs. cok rahatsiz oluyor, ya da bize geldiginde 3-4 saat sonra kedi onu rahatsiz etmeye basliyor, ama onun disinda normal. yani diyecegim o ki, insallah senin de karsina isini bilen uzman biri cikar, ve bebisin de atlatir bu durumu. mesela meyve seviyorsa, yiyebilecegi meyveleri tuzsuz krakerle besleyici bi ogun hazirlayabilirsin, ya da hani istahi acilip itirazsiz yeme aliskanligi edinene kadar mumkun oldugunca sevdigi seyleri deneyebilirsin. kolay gelsin.
when there's strife and when there's trouble
call on peevsie, he'll make double!
sareon

  • Tüm gönderiler : 1471
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: İstanbul/Anadolu
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: yemeyen bir çocuğun ebeveyni olmak :o(( - 07.09.2005 11:31:38 ( #11 )
Bu sayfa bana biraz büyük çünkü Tunga daha yeni yaşına girecek ama yazdıklarınız bana kendi çocukluğumu hatırlattı. Çilek, üzüm, çukulata domates ve birçok tatlıya alerjim vardı, yemek yemekten nefret ederdim. Çocukluğum sipraktinle geçti. yemekleri yememek için gizli gizli eve getirip yatağın altına saklardım. Annem delirirdi.
Sonra ne oldu, ilaçlar birikip bir iştahımı açtılar ki sormayın, ergenlikle beraber müthiş kilo aldım, hala veremiyorum. Alerjilerim azaldı.
Şimdi düşünüyorum da keşke o zaman beni yemek için zorlamasalarmış, peevesın dediği gibi, önüme yemeği koyup ister ye ister yeme deselermiş. Bence ben zorla beslemenin kötü bir sonucuyum.
Bir de kedi için not; benim de kendi kedilerime bile alerjim var, kedileri arasıra nemli bezle silmek ya da yıkamak işe yarıyor, o zaman alerji yapmıyorlar.
m.deniz

  • Tüm gönderiler : 1004
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: yemeyen bir çocuğun ebeveyni olmak :o(( - 07.09.2005 12:25:29 ( #12 )
Arkadaşlar herkese selamlar,
öncelikle verdiğiniz cevap ve tavsiyeler ayrıca da  katılımınız için teşekkür ediyorum.
2 yıldır öğrendiğim kadarıyla az çok herkes de bir alerjik durum var. Fakat, yapılacak bir tedavi ne yazık ki yok. İstanbul dahil olmak üzere gitmediğimiz doktor kalmadı Deniz 1 yaşına kadar. şu andaki Çocuk alerjisi  doktorumuz da Bursa da 1 numara,felsefesi zaten internetteki yayınlarda da aynı tez savunuluyor. Alerjisi olan gıdalar kesinlikle verilmeyecek. çocuğun yaşı büyüyerek bağışıklığı arttıkça alerjiler azalacak inşallah belki de bitecek.Oğumda doğuştan alerji var.Neyseki 1.5 - 2 yaşından sonra biraz azaldı da biraz rahatladık.
deniz in sınırlı sayıdaki gıdalarla beslenmesi bu güne kadar yaşıtlarına göre büyük çabalarımızla normaldi. ne bileyim diş gelişimi,konuşması ve motor hareketleri normaldi. iştahimiz de Tulin in dediği gibi supraktin gibi benzer antihistaminik şuruplardan dolayı iyi sayılırdı. şimdi ilacı kesince hiç birşey yemez oldu.
benim üzüldüğüm oğlumun yaşı büyüdükçe beyin ve zeka gelişimi için alması gereken protein,mineral ve vitamin ihtiyacı da artacaktır. bunu da yemek yemezse karşılayamayız.süt,yumurta,peynir ve yoğurt yok yememeli.
meyve olarak da armut,elma,şeftali,muz,kayısı ve karpuz a karşı alerjisi yok(önceden vardı) fakat ağzına bile almıyor. hazır kutu meyve sularını sadece içiyor. bir de bebek gibi milupa nın meyve pürelerini vermeye başladım yine.
bu arada articim, (adını bilmediğim için) kortizonu çok iyi bilirim. ben de oğlum 1 aylıkken 2.5 ay kullanmıştım ve doktorlar emzirmeme izin vermişlerdi. deniz in de vucudun da egzamaları çok fazla olduğu dönem iğnesini yaptırmışdık. 1 kaç ke kez diğer zamanlarda yaptıramadık. çünkü çocuklarda büyüme ve gelişme geriliği yapıyor. özellikle de boy kısalığı...
canseldem; seninde Bursa da oturduğunuzu biliyorum. ben eski üyeyim aslında.1.5 yıl olmuştur. aslında eski forumu da çok iyi takip ediyordum. evde pek fırsat bulamıyorum. işte de özel sektörde yoğun çalıştığım için ara sıra giriyorum.
görüşmek üzere..
arti

  • Tüm gönderiler : -859
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: yemeyen bir çocuğun ebeveyni olmak :o(( - 07.09.2005 14:05:28 ( #13 )
Sehercim ismim Tülin (zaten mesajında belirtmişsin). Defne de hazır meyva suyunu arada bir içiyor (ama hepsini değil pınar'ın karışık olanını seviyoruz). Ben de meyvesuyuna bazen birkaç tane üzüm veya şeftali sıkıyorum, tadını değiştirmeyecek kadar azıcık, mesela karpuz suyu da olur. Belki sizde de işe yarar. Hiç yememesinden iyidir.
Herşey gönlünce olsun. Dediğim gibi kendini yıpratmamaya çalış, onlar bir şekilde büyüyüp gelişiyorlar da bizden gidenlerin iadesi olmuyor.
m.deniz

  • Tüm gönderiler : 1004
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: yemeyen bir çocuğun ebeveyni olmak :o(( - 07.09.2005 14:27:59 ( #14 )
Tülincim, ben isimleri karıştırdım galiba kusura bakma..
evet olabilir.. ben de meyve sularını karıştırıyorum bizim ufaklık anlıyor ama. geçen gün anneannesi erik kompostosu yapmış onu sevdi ve içti. ben de karpuz yemiyor diye suyunu sıkıp verdim. istemiyom( bu arada istemiyorum uzun geliyor diyemiyor) bu karpuz dedi ve içmedi.Ben de Aroma meyve suyu Deniz e kullanıyorum. şeker ve sitrik asit katkısız yani yok.yeni elma-kayısı ve şeftali - elma karışık olanları çıktı. vişneli ve saf elma suyu da var. açıkçası pınar süt ürünlerinde başarılı ve piyasada yer alıyor. bir marka diğer ürünleri de üretmeye başlayınca içime pek sinmiyor. Aroma meyve sularında 1994 de staj yaptım da 1 ay kadar iyi bilirim.
bu arada çok haklısın anne olarak bizden gidenlerin dönüşü bir daha olmuyor. ben 2 yıldır kendimi feda ettim. bakalım büyünce Deniz bey anlayacak mı.
tente

  • Tüm gönderiler : 287
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: yemeyen bir çocuğun ebeveyni olmak :o(( - 21.10.2007 17:44:47 ( #15 )
yemeyen bebekle uğraşmak çok zor.Allah yardım etsin 17 ve 2 aylık 2oğlum var. minik doğunca büyük tam diş çıkarma ve kardeş stresine girdi.ağzına hiçbir şey koymadı.eczacı olarak bugüne kadar hiçbir çocuğa bir antihistaminik olan ve yan etki olarak iştah açan sipraktin isimli şurubu satmama rağmen kendi çocuğuma verdim.çocuk zafiyet geçirecekti.çok faydası oldu.cidden iştah diye birşey varmış.1 hafta sonra bıraktım.zaten devamlı kullanımda ilerde çok şişman bireyler olabiliyor ve minnacık bebeklerimizin santral sinir sistemleriyle oynamaya hakkımız yok.bahsettiğin çinko şuruplarının tadı iğrenç.pas gibi bir tadı var.nutrigen isminde çıkmış bit tane.benim büyük oğlana getirdi.içmedi.bence öyle değişik tatlı şurpları içen çocukların zaten yemek derdi olmaz.onu içirebilsem yemekde yediririm zaten 
caglaela

  • Tüm gönderiler : 5
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: yemeyen bir çocuğun ebeveyni olmak :o(( - 11.11.2007 17:33:33 ( #16 )
Birkaç ay önce benim çocuğum da iştahsızdı.Son çare olarak doktora götürdüm ve Minadex vitamin şurubunun iştah açıcı etkisi olduğunu öğrendim.Şuan problemimiz yok.(Kızım iyice tombikleşti:))Bence bir dene.Belki senin çocuğuna da faydası olur.
...

  • Tüm gönderiler : 1860
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: yemeyen bir çocuğun ebeveyni olmak :o(( - 03.12.2007 19:49:02 ( #17 )
ÇOCUKLARDA BESLENME

Bir civcivin gelişmesi için bütün besin öğelerini içeren yumurta, örnek protein kaynağıdır. Bu da büyümekte olan bir organizma için önemli bir özelliktir. Yumurta proteini, amino asitlerin hepsini yeterli oranda içeren ve kolay sindirilen ve %100 vücut proteinlerine dönüşebilen  "üstün kaliteli" proteindir.

Bir adet yumurtada  6 gram kadar protein, 5.5 gram kadar yağ ve çok az karbonhidrat vardır. Ayrıca A vitamini ve bazı B vitaminIerinden de zengindir. Yumurtanın sarısı akına oranla daha fazla yağ, protein ve demir içermektedir ve iyi bir çinko kaynağıdır.
Yumurta sarısı yüksek kolesterol içermesine karşın yağı doymamış olduğundan kolesterolü yükseltici etkisi kırmızı etten daha düşüktür. Yumurta ülkemizdeki en ucuz  iyi kaliteli protein kaynağıdır.
Altı aylık olana kadar sadece anne sütü ile beslenmiş bir bebeğe yoğurt, meyve suyu, sebze çorbasının ardından ek besin yumurta sarısı verilmeye başlanır. 1 çay kaşığı kadar(1/4 yumurta sarısı), iyi haşlanmış yumurta sarısı çorbalarının ya da sütünün içine katılarak verilir ve 3 günde bir miktarı arttırılabilir. Dolayısıyla bebek 15 gün sonra tam yumurta sarısı alır. Daha sonra yumurta, beyazı ile verilmeye başlanır. Yine yumurta beyazı da ¼ tam yumurtanın beyazı olarak sarısıyla beraber verilmeye ve 3 günde bir miktarı arttırılır. Sekiz aydan sonra bebek gün aşırı 1 adet yumurta yemelidir. Yumurta verildiği ilk günden itibaren bebek alerji yönünden izlenmelidir.
Bebeğe verilen yumurta taze olmalı ve iyi pişirilmelidir. Pişirme ile yumurtanın sindirimi kolaylaşır. Çiğ yumurta B vitaminlerinden biotinin vücut tarafından kullanılmasına engel olduğundan zararlıdır. Sarısının katılaşıncaya kadar pişmesi mikrobiyolojik açıdan da önem taşımaktadır. İyi pişmemiş yumurtadan salmonella gibi mikroorganizmalar insana geçebilmektedir. Ancak, uzun süre pişirildiğinde de lezzeti azalmakta ve sarısının etrafında oluşan yeşil halka kötü görünmesine ve kötü kokmasına daha da önemlisi besin değerinin azalmasına neden olmaktadır.
Bunları önlemek için, bebeğin tüketeceği yumurta yıkanır, hafif buharlaşmaya başlayan ancak kaynamayan suda, 8-10 dakika kaynatılır ve derhal soğuk suya tutularak soğutulur.
Yumurta, bebeklere süt, çorba gibi yiyeceklerle karıştırılarak ya da omlet yapılarak ve ıspanak, kabak, domates, patates gibi sebzelerle pişirilerek de çocuğa yedirilebilir. Bunun için önce sebzeler yıkanır, doğranır ve pişirilir. Pişmesine yakın içine yumurta kırılır. Yumurta, çökelek ya da peynirle karıştırılarak  pişmiş makarnaya eklenir. Böylece besleyici değeri yüksek ve görece ucuz yemekler elde edilir.
Etler de biyolojik değeri yüksek, iyi kaliteli protein kaynağıdırlar. Ayrıca yumurta gibi B grubu vitaminler, vücuda iyi kullanılabilen demir ile çinkodan zengindirler, aynı zamanda bir enerji kaynağıdırlar. Ülkemizde genellikle koyun, sığır, kümes hayvanlarının etleri ve balık tüketilmekte ve sucuk, pastırma, salam gibi et ürünleri de yapılmaktadır.
Bu gruptan bebeğin 7 aylık olduğunda aldığı ilk ek besin tavuk etidir. Haşlanmış tavuk eti, çorbaların içine katılarak ya da ekmek, pilav ve makarna ile birlikte bebeğe yedirilir.
Bebeğe et, kıyma şeklinde verilir. Kıyma hafif ateşte kendi verdiği suyu çekene kadar pişirilip(kavrulmaz) çorbaların ya da yemeklerin içine konarak ya da ızgara köfte yapılarak bebeğe yedirilir. Bebeğe köfte hazırlanırken; yağsız iri çekilmiş dana kıyması, ıslatılmış çok az ekmek içi ve yıkanmış, ince doğranmış çok az maydanoz ile yoğrulur, ısıtılmış fırında ya da tavada pişirilir. Ekmek yerine haşlanmış pirinç konularak sulu köfte olarak da pişirilebilir.  Bebek için etli sebze yemeği hazırlarken; ıspanak, kabak, domates, patates, biber ve semizotu gibi bir sebze yıkanır ve tencereye doğranır. Bir  köfte kadar kıyma, 1 yemek kaşığı pirinç, mercimek ya da bulgur ile 1 tatlı kaşığı sıvı yağ ve az su konulup pişirilir. Sebzenin türüne göre dolma ya da kıymalı sebze yemeği olarak yedirilir. Bebeğe verilen bu besinlerin hiçbirisine tuz konulmaz. Bebek bir yaşına geldikten sonra yemekleri iyotlu tuz kullanılarak pişirilir.
Bebeğe verilmesi gereken önemli bir besin de balıktır. Balık ve diğer su ürünleri “elzem yağ asitleri” olarak bilinen linoleik ve linolenik asitlerden zengindir. Bu yağ asitlerinin diyette yer alması koroner kalp hastalığının önlenmesi, beyin ve retinanın gelişimi ve sağlığı için gereklidir. On bir aylık olan bebek haftada bir kez taze balık tüketmeye başlar
Bebeklere verilecek balık, ızgara ya da buğulama olarak ve kılçıkları ayıklanarak yedirilir.
Bebeklere verilecek tek sakatat karaciğerdir. Karaciğer suda, hafif sıcaklıkta pişirilip, ezilerek verilir. Beyin, börek ve yürek gibi sakatatlar bebeğe yedirilmez.
Kırmızı et veya kümes hayvanlarının etlerinden yapılan ve katkı maddesi içeren pastırma, sucuk, salam ve sosis bebek ve çocuk beslenmesinde hiçbir şekilde yer almaması gereken besinlerdir. Ayrıca acılı, baharatlı, tuzlu, çiğ veya iyi pişmemiş ve mangalda pişmiş et yemekleri ve köfteler bebek ve çocuklara yedirilmemesi gereken besinlerdir.
Süt İçmek İstemiyor
  Sütü bazıları soğuk, bazıları sıcak ya da ılık sever. Çocuğunuzun nasıl sevdiğini deneyerek bulun.
  Bardağına renkli kamışlar koyun onlarla içmeyi sevebilir.
  Sütlaç, muhallebi gibi tatlılar yapın.
  İçine meyve ezip koyabilirsiniz.
  Peynir ve yoğurt da süt yerine geçer.
  Yemeklerin üzerine yoğurt ya da peynir ekleyebilirsiniz.
Et Yemek İstemiyor
  Köfte sert geliyor olabilir, dolmalara kıyma eklemeyi deneyin.
  Kırmızı et sevmiyorsa tavuk ya da balık da olabilir.
  Makarna seviyorsa üstüne kıymalı sos yapın.
  Kıymalı börek ya da poğaça sevebilir.
  Mercimek, nohut, kuru fasulyede de et gibi protein ve mineraller vardır. Seviyorsa bunlardan yemek yapın.
  Yumurta sarısının da besin değeri aynıdır, doğrudan ya da terbiye ve kek içinde yumurta verilebilir.
  Fındık, ceviz gibi kuru yemişlerde de etlerdekine benzer maddeler vardır. İki yaşından büyükse kuruyemiş olarak verin, küçükse fındıklı, cevizli kek yapın. Sütlü tatlılara dövülmüş ceviz koyun.
Sebze Yemek İstemiyor
  Meyveler de sebze yerine geçer, istediği meyveleri ya da meyve sularını verin.
  Salatalık, havuç gibi sebzeleri çiğ olarak çubuk biçiminde hazırlayın, hoşuna gidebilir.
  Evde siz de sebze yemekleri yiyin zamanla görerek alışır.
  Sevdiği yemeklere (çorbalara, köfteye, soslara) rendelenmiş olarak sebze ekleyin farketmeden yer.
Hep Şekerli Şeyler Yemek İstiyor
  Evde fazla şekerli besin bulundurmayın, kolayca bulup yiyemesin.
  Meyve bulundurun, canı tatlı isteyince meyve yesin.
  Çikolata ve şekeri ödül olarak kullanmayın.
  Kurabiye ve kekleri meyveli yapın daha az şeker kullanmış olursunuz.
ÇOCUKLARDA İŞTAHSIZLIK
İştah, bir yemeğin zevkle, neşeyle  ve arzu edilerek yenmesidir. Lokmayı uzun süre ağzında çeviren, çiğnemek için zaman kazanmaya çalışan, tabağındaki yemeği bir türlü bitiremeyen bir çocuk karşısında önce aklımıza fiziksel bir rahatsızlığın var olup olmadığı gelmelidir. Örneğin; yüksek ateş, kulak ağrısı, boğaz ağrısı, nefes almayı güçleştiren nezle-grip gibi üst solunum yolları enfeksiyonları gibi bir rahatsızlık çocuğun sofrada nazlanmasına neden olur. Böyle durumlarda doktor kontrolünden geçirilen çocuğa, önerilen biçimde  yiyecek verirken çocuğun isteklerini de dikkate almak en uygun yoldur. Hastalık sırasında çocuğu yemek yemeye zorlamanın hiçbir yararı yoktur. İştahla ilgili olarak ebeveynlerin bilmeleri gereken en önemli şey çocukların bireysel farklılıklar gösterdikleridir. Bu nedenle de başka çocuklara bakarak, onların yemek yeme davranışı ile kendi çocuğunuzun  yemek yemesini kıyaslamak, çocuğunuzun daha az yediğini düşünmenize neden olabilir.
Neler Yapılabilir?
Bazı çocukların iştahlı bazı çocukların iştahsız olmaları pek çok nedene bağlı olabilir. Çocuğu iştahlı ya da iştahsız yapan faktörlerin başında onların iç dünyalarında yaşadıkları büyük önem taşır. Çocuğun bilinçaltına yerleşmiş bir endişe, üzüntü, nefret veya kıskançlık gibi bir duygu onun iştahını kesebilir. Bu nedenle iştahsız bir çocuk için öncelikle organik bir rahatsızlığının olup olmadığı araştırılırken diğer yandan ruhsal çatışmalarının olup olmadığı, duygusal bir sorunun bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır. Bu arada çocukların iyi gıda alamadıkları için problemli olabileceklerinin yanısıra problemli oldukları için de iştahsız olabilecekleri düşünülmelidir.
İştahsız çocuk karşısında neler yapılabilir?
· Herşeyden önce çocuğa  sofrada yemek yemesi için zor kullanılmamalıdır. Her çocuğun kendine özgü yemek yeme kapasitesi olduğundan çocuk daha fazlasını yiyemez. Çocuğun yemesi konusunda ısrarcı olunduğunda çocuk kendisine fazla gelen gıdayı  çıkartılabilir.
· Her çocuğun büyüme oranıyla ilgili olarak yemek yeme miktarı vardır. Örneğin, yıllar ilerledikçe başlangıçta alınan yiyecek miktarı azalabilir. Erinlik ve ergenlik döneminde ise iştah yeniden artabilir.
· Yemek zamanından önce çocuğa verilen şekerlemeler, çikolatalar, cips vb abur cubur gıdalar da iştahı engelleyebilir. Ancak, çocuk acıktığında yemek zamanını beklemeden ona yemeğini vermek gerekir. Acıkan çocuğa ısrarla yemek zamanını bekletmek onun iştahının kaçmasına neden olabilir. Henüz yemeği hazır olmamış çocuğa, alması gereken gıdalardan bir miktar verilerek iştahının kaçmamasına yardımcı olunabilir.
· Sofrada çocuğu olabildiğince kendi haline bırakmak ve kendisinin yemek yemesine olanak tanımak, evi kirletmemesi ve çeşitli kurallara uyması yönünde onu zorlamamak çocuğun yemek davranışına karşı daha olumlu tutum geliştirmesini kolaylaştırabilir. Bazen iştahsızlığın altında, çocuğun yemek yeme karşısında yaşadığı zorlamalar ve baskılar geliyor olabilir ve bu müdahaleler nedeniyle çocuk yeme isteğinden uzaklaşmış olabilir.
· Çocuğun sofrada oyalanması ve yemeğini ağır yemesi karşısında tepki göstermemek en iyisidir. Bu arada çocukla konuşmak, hikayeler anlatmak, şakalar yapmak da onun yemek yemesini zevkli hale getirebilir.
· Küçük çocukların istediği gıdaları ve onların gereksinimleri olan gıdaları bilerek tertiplenen yemek listeleri onları sağlıklı tutacaktır. Çocuğa değişik alternatifler sunmanın yanında alınması gereken gıdaları süsleyerek göze daha hoş hale getirmek, çeşitlendirmek onların istemedikleri gıdalara karşı da olumlu davranmalarına yardımcı olabilir. Amaç çocuğun çok yemek yemesi değil arzu edilen ve onun için gerekli olan gıdaların alınmasıdır.
· Aile bireylerinin birbirleriyle olan ilişkilerinin de çocuğun iştahı üzerinde önemli etkisi vardır. Evde yaşanan gergin bir hava, tartışma ortamı çocukların iştahlarının kesilmesi için yeterli bir neden oluşturabilir. Yine bu bağlamda çocukların, çok sevdiği büyüklerinin üzüntülerinden de etkilendikleri ve iştahlarının kesildiği unutulmamalıdır. Bu nedenle yaşanan sıkıntı ve üzüntüleri çocuğa hissettirmemeye çalışmak önemlidir.
· Bazen çocukluk kıskançlıkları da iştahı olumsuz olarak etkileyebilir. İştahsızlık sorununda bu durumun var olup olmadığı da dikkate alınmalıdır. Bazı çocuklar sürekli olarak dikkati üzerlerine çekmek istediklerinden iştahsızlık onlar için bir kazanç halini alabilir. Diğer yandan  küçük bir kardeşin varlığı ve annenin onun beslenmesi ile ilgilenmesi de çocuğun yemek yemeye karşı tavır almasına ve yemeğinin anne tarafından verilmesini  istemesine yol açabilir.
· Anneleri ya da babaları tarafından dövülen ve sık azarlanıp eleştirilen çocuklarda da iştahsızlık görülebilir. Çocuk yemek yemeyerek büyüklerini cezalandırmak itiyor olabilir. Yemek yemediğinde anne ya da babasını üzüldüğünü gören çocuk bundan zevk alabilir ve kızdığında ebeveynlerini üzmek için bu yola başvurabilir.
· Yemek sırasında olumsuz, üzücü ve rahatsız edici olaylardan söz etmek, onların yaramazlıklarını ve hoşlanmadığınız yanlarını dile getirmek, eleştirmek, ayıplamak ya da suçlamak çocukların lokmalarını boğazlarına dizebilir. Yemek sırasında rahatsız edici  durum ve konuşmalardan kaçınmak gerekmektedir.
· Çocuğun tabağına yiyebileceği kadar yemek koymak, bazen de azar azar yemek koyarak tabaktaki yemeğin her  bitişinde çocuğu takdir etmek onun yemek yeme davranışının pekişmesine yardımcı olabilir.
· Çocukların iştahlı olmalarını sağlamada bir yol da onların açık havada zaman geçirmelerini sağlamaktır. Temiz hava ve dışarıda yapılan gezinti ya da oyun çocukların iştahını artırılmasına yardımcı olabilir.
· Çocuğun süt içiyor olması ve süt ile doymuş olması nedeniyle yemek yemeye fazla istekli olmadığı durumlar  iştahsızlıkla karıştırılmamalıdır. Bu durumda verilen süt miktarını biraz azaltmak sorunun çözümüne yardımcı olabilir.
· Yemeklerin lezzetli ve iyi pişirilmiş olmalarına özen göstermenin yanında soğuk ve aşrı sıcak olmamalarına da dikkat etmek gerekir.
· Yemek sırasında yemek yeme usul ve kurallarına ilişkin uzun konuşmalar yapmamak,ikazları müşfik ve sempatik bir biçimde yapmak  çocuğun yemek yemeye karşı daha olumlu davranmasını sağlayabilir.
 ALINTIDIR
<mesaj tarafından düzenlendi asli27 on 03.12.2007 19:50:40>
Mujdess

  • Tüm gönderiler : -1813
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: İstanbul
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: yemeyen bir çocuğun ebeveyni olmak :o(( - 03.12.2007 23:46:13 ( #18 )
Aslı çok teşekkürler paylaşımın için... Şu an bu tip bilgilere çok ihtiyacım var, bu yazı beni kendime getirdi :) çok inatlaşıyordum oğlumla, hatta bugün yaklaşık 2 saat hiç konuşmadım onunla öğlen yemek yemedi diye Maalesef çok ciddi bir iştahsızlık yaşıyoruz, bir de burada yazanları dikkate alarak hareket edeyim, umarım olumlu sonuçları alırım..

Sevgiler,
...

  • Tüm gönderiler : 1860
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: yemeyen bir çocuğun ebeveyni olmak :o(( - 04.12.2007 00:55:47 ( #19 )
derinde meme emerken çok sarmıstı memeye bişi yemiodu doru dürüst bırakınca açıldı bayağı ama yemek istemedimi hiç zorlamadım biraz gaddar bi annemiyim bilmiom ama istemediği zaman bi kaç saat bişi vermediğim bile oldu... yani aç bırakıp nası bişi olduğunu görmesini sağlamış oldum bi nevi.. doğru yalnış tartısılır ama şu anda bizle kurufasulyeden tut nohuta bamyadan taze fasulye brokoli salatası her şeyi yiyo ve artık kendi kendine acıkınca anne mama bile diyo... yani üzerine gitmemek lazım çocukların ama yinede her çocuk bir değil.. su anda bile canı istemedimi yemio.. o yüzden yeme konusunda üzerine çok düşmüyorummm
eylüldeizmir

  • Tüm gönderiler : 1272
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: yemeyen bir çocuğun ebeveyni olmak :o(( - 04.12.2007 01:11:06 ( #20 )
Asli ellerine saglik, sayende bilgilerim tazelendi.. Sagolasin..
ELIF & ARDA EGE

Sayfayı değiştir: 1234 > | Sayfayı gösteriyor 1 of 4, mesajlar 1 to 20 of 71

Hızlı ulaşım:

Şu andaki aktif kullanıcılar
0 adet üye ve 57 misafir var.
İkonların Anlamları ve İzinler
  • Yeni mesajlar
  • Yeni mesaj yok
  • Yeni Konu ve Yeni Mesajlar
  • Yeni mesajı olmayan yeni konu
  • Yeni mesajlarla kilitlendi
  • Yeni mesajlar olmadan kilitlendi
  • Mesajı oku
  • Yeni konu başlat
  • Mesaja cevap ver
  • Yeni anket gönder
  • Oy gönder
  • Post reward post
  • Gönderilerimi sil
  • Konularımı sil
  • Gönderiyi derecelendir

© 2000-2009 ASPPlayground.NET Forum Version 3.4