Forum Bebeği Forum Ana Sayfa

Bebek.com Forum'a Hoş Geldiniz...

Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.
Bebek.com forumunu ilk ziyaretiniz ise; Forum Kuralları için tıklayınız.

 OTİZM KORKUSU

Sayfayı değiştir: < 1234 > | Sayfayı gösteriyor 2 of 4, mesajlar 21 to 40 of 72
Yazar Mesaj
C U D A N A

  • Tüm gönderiler : 3943
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: Deutschland
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: OTİZM KORKUSU - 20.04.2007 19:19:30 ( #21 )
esracim...
allah sana sabir ve kolaylik versin...
hakkin gercekten ödenmez...

www.portakalradyo.de
bizzz

  • Tüm gönderiler : 995
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: OTİZM KORKUSU - 21.04.2007 00:10:58 ( #22 )
Merhaba
Öncelikle herkese geçmiş olsun.Allah kolaylık versin.
Otizim ile ilgili izlediğim bir programda ;

Otistik çocuklar kesinlikle göz teması kurmazlarmış.

Gözleriyle takip yapamazlarmış.

Sürekli dönen nesnelere takılıp sürekli onları izlerlermiş.Çamaşır makinesinin karşısında saatleri geçirebilirlermiş.

En erken teşhis koyma yaşı 2,5 imiş.

Anneleriyle yakın temasa girmek istemezlermiş.Sarılmasından kucaklanmaktan hoşlanmazlarmış.

Hep yalnız mış gibi davranırlarmış.Oda da başka kimse yokmuş gibi.Sağır zannedilebilirlermiş.

En önemlisi otistik çocuklar konuşamazlarmış.

Kendilerine zarar verici hareketler yapabilirlermiş.Öfke nöbetleri geçirebilirlermiş.
Maalessef erkek çocuklarında kız çocuklarına oranla görülme riski 4-5 kat fazla.
Allah kimsenin başına vermesin arkadaşlar.Başka bir sitede bugün okudum.Arkadaşın oğluna otizm teşhisi konmuş.O kadar kötü ki.Herkesin dualarını bekliyor. 39 kiloya düşmüş ve öksürürken ağzından kan geliyormuş.
Allahım bebeklerimizi korusun.

Bu arada bu hastalığın tedavisi yok arkadaşlar. 10 çocuktan sadece 1 i normal hayatını tek başına idare edebilecek duruma gelebiliyormuş.O da erken teşhisle. 2,5 yaş erken teşhis olarak kabul ediliyor.
<mesaj tarafından düzenlendi ozu-mustafa on 21.04.2007 22:54:48>
    
   
Kartopum

  • Tüm gönderiler : 1002
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: balıkesir..
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: OTİZM KORKUSU - 21.04.2007 00:20:06 ( #23 )
arkadaşlar otizim de derece derece bazısı var hiç tedavi edilmiyor ama bazıçocuklar düzelebiliyo bi arkadaşımın ikizleri var küçükken fark edilmedi 2 yada 3 yaşında farkedildi  işe hep biri daha atak diğeri geirden geliyo felan sanıldı genlede takıntılarıda oluyo bu tür çocukların üstü ıslandımı asla öle kalmak istemzdi yerde küçükbişe görsün ona odaklanır yada illa kaldırrıdı evet tek bir renge düşkünlüğü vardı bazen kafasını yastığa sürekli vururdu oyun gibi ismine nadir bakardı sonra doktora götürdü ve doktor otizm belirtisi olduğunu söyledi
sonra rehabilitasyon merkezine hergün gitti aynı zamandada anaokulunada gitmeye devam etti sürekli ilgilnediler diğer ikizinden daha geç konuştu daha geç alıgılıyodu ama sonra düzeldi normal okula gidiyo yine kardeşiyle aynı ve herşey düzeldi  gayette başarılı okuldada devletin maddi olarak desteğinde bi yaş sınırı yok gerekli olduğu takdirde ödüyo diye arkadaşımdan biliyorum
ayek

  • Tüm gönderiler : 1408
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: OTİZM KORKUSU - 21.04.2007 00:53:34 ( #24 )
esra Allah yardımcın olsun..ama okuduklarıma inanamadım..ortada problemli bir çocuk var ve ne anne ne babanne nede halası bakıyor.bu çocuk 2 tane küçük bebeği olan bir kadına bırakılıyor..bu ne vicdansızlıktır anlamadım.elbette senin ruh sağlığın bozulur eşin bu konuda ne düşünüyor çok merak ediyorum..ama hakikaten melek gibi bir insan olmalısın..Allah bebeklerine sağlık versin hayırlı evlatlar olsunlar inşallah..ama hala aklım almıyor

E V R E K A

  • Tüm gönderiler : 8317
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: OTİZM KORKUSU - 21.04.2007 16:16:00 ( #25 )
ARKADAŞLAR TEKRAR BELİRTMEK İSTİYORUM BEN ÖZEL EĞİTİMCİYİM.
 
SİZLERDEN BİR ŞEY RİCA ETMEK İSTİYORUM.
 
MÜMKÜNSE KULAKTAN DOLMA BİLGİLERLE YANLIŞ YÖNLENDİRMELER YAPMAYALIM.BURAYA BİNLERCE ANNE GİRİYOR. YAZILANLARI OKUYANLARIN KAFASINDA ŞU ANDA EMİNİM BİR ÇOK SORU İŞARETİ UYANMIŞTIR.. OTİSTİK ÇOCUKLARIN ÖZELLİKLERİNİ OKUYANLAR ACABA BENİM ÇOCUĞUMDA BUNLARDAN BAZILARINI YADA HEPSİNİ YAPIYOR DİYEREK İÇLERİNE BİR ŞÜPHE DÜŞECEKTİR. İNSANLARIN PSİKOLOJİLERİNİ BOZMAYALIM.
 
ŞU DA VAR OTİSTİK ÇOCUK ÖZELLİĞİ GÖSTEREN BİR ÇOK ÇOCUK VAR. AMA ÇOĞU  BU ÖZELLİKLERİ GÖSTERMESİNE RAĞMEN OTİSTİK DEĞİLLER.
 
EVET, DEVLET TÜM OTİSTİK ÇOCUKLARIN YAŞA BAKILMAKSIZIN HASTANE VE EĞİTİM MASRAFLARINI KARŞILIYOR.
 
AYRICA OTİSTİK ÇOCUKLAR KONUŞAMAZ DİYE BİR ŞEY YOK. KONUŞUR AMA AKRANLARINDAN DAHA GEÇ KONUŞUR. BENİM BİR ÇOK OTİSTİK ÖĞRENCİM OLDU. GENELDE KONUŞUYORLARDI.
 
OTİSTİKLERİN DİĞER ÖZELLİKLERİNİ DAHA ÖNCE DE YAZDIM AMA EN BELİRGİN ÖZELLİKLERİ GÖZ KONTAĞI KURAMAYIP ETRAFA BOŞ BOŞ BAKMALARIDIR. ZATEN HER ŞEY BAKIŞLARDAN HEMEN ANLAŞILIR.
 

 
kares

  • Tüm gönderiler : 17
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: OTİZM KORKUSU - 21.04.2007 20:35:31 ( #26 )
MERHABA,
 BU KONUYU -OTİZM- BEN AÇMIŞTIM. RUHAN KAANARDA  ÖZEL EĞİTİMCİ OLARAK BENİ AYDINLATIP, DOĞRU YÖNLENDİRİNCE ÇOK SEVİNDİM.ŞU ANDA BEBEĞİMİ DİKKATLE İZLİYORUM.
ANCAK  KONUYU AÇTIĞIMA PİŞMAN OLDUM; GELEN YANITLARI OKUYUNCA.. YAZILANLAR RUHANKAANARDANIN BELİRTİĞİ GİBİ SON DERECE YANILTICI..BU SİTEYİ BİNLERCE ANNE OKUYOR,LÜTFEN DİKKATLİ OLALIM.ANNELERİ YANILTMAYALIM. RUHANKAANARDAYA KULAK VERİN.
ANNELERİN MORALİNİ BOZMAYALIM..
BU ARADA MERT'İN ÜVEY ANNESİNİN DURUMU GERÇEKTEN ZOR; ANCAK ÖZ ANNE -ÇOCUK ÖZ ANNEDEN YANA DA ÇOK ŞANSSIZ GÖRÜNÜYOR- OLSAYDI FARKLI YAKLAŞIRDI GİBİ ME GELİYOR..BENCE  ONLARIN DURUMUNDA BABANIN OLAYLARA EL ATIP OĞLUYLA CİDDİ OLARAK İLGİLENMESİ EN ÖNEMLİ UNSUR..YENİ EŞİ İKİ ÖZ ÇOCUK SAHİBİ,YENİ LOHUSA.TABİİ Kİ BU DURUM ONUN İÇİN ÇOK ZOR. MERT İÇİN DURUM EN ZORU..YENİ ÇOCUKLARI KISKANMASI BİR YANA, ÖZ ANNESİNEDE HASRET..BENCE EN İYİ ÇÖZÜM ÇOK İYİ BİR ÖZEL EĞİTMENDEN FEDAKARLIK YAPIP YARDIM ALMAK..SEVGİLER
bizzz

  • Tüm gönderiler : 995
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: OTİZM KORKUSU - 21.04.2007 22:52:06 ( #27 )
Öncelikle bu başlık altında kulaktan dolma bilgiler yazıldığına inanmıyorum.En azından ben yazmıyorum.Diğer başlıklar altında yazanlar vardır tabii.Bebek -çocuk bedensel ve ruhsal gelişimleri ile ilgili programları takip ediyorum.
Bu bilgileri ilk önce bir nörologdan dinledim.Kendisi profösör. Sonra da yurt dışında bu konuda eğitim görmüş bir eğitimciden .Sanırım bu kişiler yetkili kişilerdir.
Bu konunun açılması gerçekten çok doğru. Açan kişi pişman olsada. Hedef anneleri yanıltmak değil ,bu belirtilerin olup olmadığını gözlemlemeleri.Ayrıca yazılanları okudumda geç farkedidi diye bir yazı gördüm. 2-3 yaş deniliyor. Yetkin ağızların verdiği bilgi en erken zaten 2,5 yaşında teşhis edildiği.






AYRI VE AYKIRI BİR DÜNYA
OTİZM
 





Çocuk dendiğinde aklımıza neşe, canlılık, bitmek ve tükenmek bilmeyen bir enerji gelir. Genellikle çevremizde bu tip çocuklarla karşılaşır ve onların oyun ve hayal dünyalarını hayretler içinde seyrederiz.. Aslında çocukları sevimli ve cana yakın yapan bu özellikleridir. Ancak çevresinde olup bitenlere karşı ilgisiz , dış dünya ile adeta bağını koparmış, kendi dünyasında yaşamaya çalışan çocuklar da vardır. Bu çocukların en belirgin özellikleri sosyal ilişki kurmadaki yaşadıkları güçlüklerdir. Bu nedenle bebeklik dönemi sonrası toplum içinde bu çocukları hemen farkedebilirsiniz. Etraflarında örülü o kalın duvarı aşmak hatta bir pencere olsun açabilmek için hayli zorlanacağınız bu çocuklara otistik çocuklar denmektedir. 
Yeni doğan her bebek yaşamın ilk günlerinde doğal otistik bir dönem geçirir.Yani çevresindeki insan ve eşyalara karşı ilgisiz ve dışarıdan gelen uyarılara karşı tepkisizdir. Ancak normal gelişim sürecinde bu dönem bir kaç hafta kadar devam eder ve giderek çocuk dış dünyaya açılmaya ve çevresiyle ve özellikle insanlarla ilgilenmeye ve ilişkiye girmeye başlar. Otistik çocukların çoğu normal sayılan ve çok kısa süren bu dönemi bir türlü aşamaz ve dışa açılamazlar. Karşısına anne geldiğinde kimse yokmuş gibi tepkisiz kalan ve adeta bir gülücüğü dahi esirgeyen bu çocuklar dikkatli bir gözlemci tarafından hemen farkedilebilirler. 
HASTALIĞIN BELİRTİLERİ:
Genellikle bebekliğin ilk iki yılı içinde otizme ait belirtilerin başlaması beklenir. Nadiren bu belirtiler daha geç yaşta da başlayabilir. Otizm belirtileri çocuğun yaşına ve gelişim düzeyine göre çok farklılıklar gösterebilir. Bebekliğin ilk dönemlerinde annelerin ilk farkettikleri çocuklarının diğer çocuklara nazaran daha az güldükleridir. Annenin bedensel teması, çocuğunu kucaklaması ve öpmesi her çocuğun arzuladığı bir işlev olmasına karşın bu çocukları rahatsız eder. Adeta sevilmekten hoşlanmazlar ve tepki gösterirler. Ana babanın seslenmesine karşı yanıt vermemeleri nedeniyle çoğu aile çocuklarının sağır olduğunu dahi düşünebilir. Çevredeki insanların görünümleri, giyisileri dikkatlerini çekmez. dışarıdan izlendiğinde adeta odada kimse yokmuş gibi davranırlar. İnsanlarla göz göze gelmekten kaçarlar. Yalnızlığı severler ve yalnız bırakılmaya tepki göstermezler. Normalde çocuklar uyumadıkları dönemlerde yatakta kalmak istemez anneden ilgi beklerler. Ancak bu çocuklar uyumadıkları halde saatlerce yatakta sessizce kalabilirler. İlk dönemlerde anne ve babayı diğer insanlardan ayırmakta güçlük çekmelerine karşın yaşları ilerledikçe anne babaya bağlılıkları aşırı derecede artabilir ve ayrıldıklarında yoğun sıkıntı yaşayabilirler. 
Otistik çocuklar en çok konuşma gecikmesi şikayeti ile hekime getirilirler. Bedensel gelişimi yaşına uygun olan çocuğun konuşması yaşıtlarına göre oldukça geridir. 5 yaşına geldiklerinde ancak % 50 si tek kelimelerle konuşabilir. Konuşmayı ilişki kurmaktan çok ihtiyaçların giderilmesi için kullanırlar. Bir kısmı ise ileri yaşlarda dahi konuşamaz ya da konuştukları anlaşılamaz. Konuşmanın geriliği yanında bu çocuklarda söylenen sözcükleri tekrarlama ve kelime uydurma gibi konuşma bozuklukları görülebilir. Konuşmadaki bütün bu gerilik ve bozukluklar çocuğun ilişki kurmadaki zorluğunu bir kat daha artırır. 
Her yaş çocuğu kendi yaşıtlarıyla oynamaktan hoşlanır. Yaşıtlarıyla bir araya geldiğinde onlarla ilgilenir ve oyun kurmaya çalışır. Otistik çocuklar ise hep yalnız olmayı tercih eder, çocukların içine karışmaz, hep bir köşede yalnız başına oynarlar. Kendi özel davranış biçimleri ile diğer çocuklardan hemen ayırt edilebilirler. Örneğin kendi etraflarında defalarca dönme, tek ayak üzerinde zıplama ve odanın içinde bir köşeden diğerine koşma gibi amaçsızca terarlanan hareketleri vardır. El çırpma, tüm bedeni sallama gibi olağan dışı beden hareketleri dikkat çekicidir. İlgi alanlarının kısıtlılığı nedeniyle belirli oyuncaklarıyla hep aynı biçimde ve tekrar tekrar oynarlar. Evde bulunan bazı nesnelere aşırı ilgi gösterebilirler. Mekanik aletlere ve dönen nesnelere ilgileri büyüktür. Bazı nesnelere karşı duygusal olmayan ve bize göre anlamsız aşırı bağlılıkları vardır. Bir parça sicim ya da gazoz kapağı onlar için vazgeçilmez birer nesne olabilir. Yaşam içindeki olağan değişimlere karşı direnç gösterirler. Ev içinde bir eşyanın yerinin değişmesine izin vermez, eve alınan yeni bir eşyayı kullanmak istemezler. Değişime karşı bu direnç ailenin hayatında kısıtlamalara neden olacak derecede rahatsızlık verici olabilir. 
Tepkileri ani ve yersiz olabilir. Öfke patlamaları, kendine zarar verici davranışlar ya da uygunsuz sevinç nöbetleri gözlenebilir. Yaş ilerledikçe çocuğun çevresiyle aktif ilişkiye girmesi artabilir ancak sınır koyamama gibi uygunsuz davranışlar devam eder. Daha ileri yaşlarda zekası normal olan çocuklarda önceden olan olayları detaylı hatırlama ve akılda tutmalar görülebilir. Müzik, hafızada tutma ve okuma gibi bazı özel alanlarda garip ve akıl almaz becerileri olabilir. 
Otistik çocukların aile tarafından hekime ilk getirilme nedeni genellikle konuşmalarındaki gecikmedir. Oysa daha ilk yıl içinde çocuğun dış dünyaya kapalılığı ilgili bir anne tarafından fark edilebilir. Kendisi ile dış dünya arasında kalın bir duvar olan bu çocuklar annelerinin gösterdiği sevgi ve ilgiye adeta kayıtsız kalırlar. Bir annenin bunu fark etmemesi mümkün değildir. Ancak çocuğuna karşı ilgisiz ve sevgisini gösteremeyen anneler bu bozuk gidişi anlamayabilirler. 
Otistik çocukların bir çoğunda zeka düzeyi normalin altındadır. Bu çocuğun genel olarak işlevselliğini azaltan bir faktördür. Yapılan araştırmalar otizmin toplumda yaklaşık 10.000 çocuktan 4 ünde görüldüğünü göstermiştir. Erkek çocuklarda kızlara oranla 4-5 kat daha fazla sıklıkta görülür. Otistik çocukların kardeşlerinde bu hastalığın görülme sıklığı normal çocuklara oranla daha fazladır.
NEDENLERİ:
Otizmin gelişimsel bir hastalık olduğu düşünülmekte ve nedeni konusunda araştırmalar hala devam etmektedir. Birlikte zeka geriliği ve epilepsi nöbetlerinin sık bulunması biyolojik nedenlerin daha ön planda olduğunu göstermesi açısından dikkat çekicidir. Kardeşler ve ikizler üzerinde yapılan arştırmalar genetik faktörlerin önemli olduğunu düşündürmektedir. Uzun yıllar otizmin nedeni olarak anne bebek arasındaki iletişimsizlik konu edilmiş ve bu çocukların annelerine çocukla duygusal ilişki kurmada yetersizliklerini anlatmak için buzdolabı anne yakıştırması yapılmıştır. Ancak daha sonra aynı anne babadan doğma diğer çocuklarda benzer sorunların olmaması ve tüm otistik çocukların annelerinin de buzdolabı anne modeline uymaması bu görüşü destekleyen verilerin yetersiz kaldığı fikrini doğurmuştur. Otizmin ensefalit, frajil x sendromu, fenilketonüri ve doğumsal kızamıkçık enfeksiyonu gibi bazı tıbbi durumlarla birlikte de daha sık görülebilmesi ve bu çocukların yaklaşık % 25 inde epilepsi nöbetlerin de bulunması nedeni nörobiyolojik alanda arama zorunluluğunu gündeme getirmiştir. 
TEDAVİ:
Nedenin kesin olarak bilinememesi tedavi yaklaşımlarını sınırlamaktadır. Şurası unutulmamalıdır ki otizm tedavisinin ilk ve en önemli aşaması ailenin hastalık hakkında bilgi sahibi olmasıdır. Çünkü tedavi içinde aile aktif olarak rol almalıdır. Bunun için tedavi ekibi ile işbirliği yapmak zorundadırlar. Gerginliğini üzerinden atamamış, sabırsız ve beklentisi yüksek olan ailelerin tedaviyi sürdürebilmeleri imkansızdır. Hastalığa özgü bir ilaç henüz yoktur. Ancak kendine ya da etrafına zarar veren, huzursuz, uykusuz, aşırı hareketli çocuklara bazı ilaçlar kullanılmaktadır. Şu anda asıl olarak üzerinde durulan çocukları otistik halden çıkarmaya yönelik davranış ve eğitim programlarıdır. Burada amaç çocuğun sosyalleşmesini ve ilİşki kurabilmesini sağlamaktır. Çocuğun zeka düzeyine göre konuşma ve okuma yazma eğitimi verilebilir. Bu çabaların asıl amacı çocuğun dış dünyaya uyumunu sağlamaktır. Bu programların yetkili ve ehliyetli insanların katkısıyla sürdürülmesi gerekir. Kısa vadede sonuç beklemek doğru olmaz. Tedaviden alınacak sonuç çocuğun zeka düzeyi ile yakından ilgilidir. Zeka düzeyi düşük , konuşması geri çocukların tedaviden yararlanma oranları oldukça düşüktür. Otistik çocukların ancak % 10 u ileriki yaşamlarında başkalarına muhtaç olmadan yaşamlarını sürdürebilirken büyük kısmı yardımsız ve bağımsız yaşayamaz. 
OTİSTİK ÇOCUKLARDA DİKKAT ÇEKİCİ BAZI ÖZELLİKLER


- Kendisini çevresinden uzaklaştırma ve kendi dünyasında yaşama
- Cansız nesnelere insanlardan daha fazla ilgi gösterme
- Sebebsiz gülümseme, gülme ve ağlamalar
- Söylenen sözleri anlamsızca tekrarlama
- Konuşması yaşıtlarına göre gerilik
- Cümle içinde kelimelerin yerlerini yanlış kullanma
- Anlamsız yeni kelimeler uydurma
- Göz göze gelmekten ısrarla kaçınma
- Kucağa alınmayı beklememe
- Değişikliklerden kaçınma
- Arka arkaya anlamsızca bazı hareketlerin tekrarı
- Hafıza, müzik ve okuma gibi alanlarda garip becerilerinin olması
- Kendine zarar verici hareketler
- Dış uyaranlara (ışık , ses gibi ) anormal cevap verme
- Belli nesnelere aşırı bağlanma (ip parçası, gazoz kapağı gibi)
- Diğer çocuklarla ilişkiye girememe
- Aşırı korkulu ve tedirgin bir hal içinde olma 

<mesaj tarafından düzenlendi ozu-mustafa on 21.04.2007 22:53:43>
    
   
E V R E K A

  • Tüm gönderiler : 8317
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: OTİZM KORKUSU - 21.04.2007 23:27:13 ( #28 )
KARES HAKKIMDA SÖYLEDİKLERİM İÇİN TEŞEKKÜR EDİYORUM.
 
OZU-MUSTAFA ŞU AN  OTİZM İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRİCİ BİR YAZI GÖNDERMEK İÇİN GİRDİM FORUMA. AMA SEN GÖNDERMİŞSİN. ELLERİNE SAĞLIK :))))) SEVGİLERLE
 
 

 
bizzz

  • Tüm gönderiler : 995
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: OTİZM KORKUSU - 22.04.2007 00:46:57 ( #29 )
Sevgili Ruhan teşekkür ederim.Bu ve başka konularda da öğrendiklerimi paylaşmaya devam edeceğim.Zaten forumun anlamı bu.Paylaşım.Senden de bilgilendirici yazıyı yapıştırmanı rica ediyorum.Eğer müsait olursan.
 
Benim ufak kızım hala agulamıyor.O yüzden bu konu takibimde .Sürekli çocuklarımı gözlemliyorum.Sadece Otizm konusunda değil her yönden takipdeyim.
Tabii deneyimli gözlerin bildiklerini ve yaşadıklarını aktarmaları çok güzel.Bilgilendirmelerinizin devamını diliyorum.
 
    
   
E V R E K A

  • Tüm gönderiler : 8317
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: OTİZM KORKUSU - 22.04.2007 11:42:04 ( #30 )
OTİZM NE KADAR UZAĞIMIZDA?
 
Otizm pek çoğumuz için uzak bir hastalık. Başka diyarlara ait, ancak filmlere konu olabilecek türden fantastik bir hastalık. Halbuki bir miktar problemli olarak kabul ettiğimiz bazı davranış biçimleri, giderek artan bir şekilde otizm olarak tanımlanıyor.

Beyin sistemindeki fizyolojik fonksiyonların ve kimyasal dengenin bozulmasıyla, üç yaşından önce ortaya çıkan, gelişimsel bir bozukluk olarak tanımlanan otizmin teşhisinde 1980’lerde bir patlama yaşandı. Günümüzde ise, görülme sıklığı yüzde 40 artarak, binde bir olarak tespit edildi. Bu ürkütücü artışta elbette otizm tanısının zaman içinde geçirdiği evrimin rolü var. Hastalık geçmişe göre daha geniş yelpazedeki belirtilerle ilişkilendiriliyor. Artık otizm, önemsiz belirtilerle seyreden hafif bir vaka da olabiliyor, ciddi sorunlara uzanan ağır bir vaka da. Dünya sağlık örgütünün verilerine göre Türkiye’de 100 bin kayıtlı otistik vaka bulunuyor.

Uzmanlar, doğanın kirlenmesi, radyoaktif maddeler ve yeni beslenme alışkanlıkları gibi çevresel faktörlerin bu büyük artışta etkili olup olmadığını araştırıyor. Bütün bu çalışmalara rağmen otizmin sırrı henüz keşfedilmiş değil. Genetiğin büyük rol oynadığı düşünülüyor ve neden erkek çocuklarında daha sık görüldüğü inceleniyor. Otizmde her beş vakadan dördü erkek, ancak kız çocuklarında genellikle ağır seyrediyor.

"Normal" olmak mümkün
Artık iyice yakınımıza gelmiş olan otizmin belirtilerini bilmek, çocuğumuzdaki sorunu erken fark edip onu zaman kaybetmeden topluma kazandırmamıza yardımcı olacaktır. Çünkü otizm tedavi edilebiliyor ve zamanında verilen eğitimle kişi normale yakın bir hayat sürebiliyor.

En hafif vakalarda bile otizmin çocuğun dil, iletişim ve sosyal becerilerinde problemlere neden oluyor. Üstelik, otistik tanısının konması için aşağıda yer alan bu belirtilerin hepsinin bir arada görülmesi gerekmiyor.

Dil gelişimi: Konuşmayı geç öğrenirler, konuşulanları ve direktifleri anlamakta güçlük çekerler, kısa konuşurlar.

İletişim: Göz kontağı kurmaktan kaçınırlar, anneye aşırı bağlıdırlar veya hiçbir bağ kurmazlar. Öpülmeyi ve kucaklanmayı sevmezler, iç dünyalarında yaşarlar, isimleriyle seslenildiğinde tepkisizdirler.

Sosyal beceriler: İnsanlara karşı ilgisiz, yaşıtlarıyla oynamakta ve oyun kurmakta yetersizdirler. Taklit becerileri yoktur. Kalabalık ortamlarda rahatsız olur sosyal kurallara uymakta güçlük çekerler.

Davranış ve aktiviteler: Tencere kapağı, topaç gibi dönen objelere ilgi duyarlar, yumuşak ve tüylü objeleri elleyemezler. Kendi etrafında dönme, aynı sözleri tekrarlama gibi yinelenen davranışları vardır, tehlikelerin farkına varmakta zorlanır, nedensiz ağlar ve çığlık atarlar. El ısırma gibi tuhaf davranışlar sergileyebilirler. El ve parmaklarını çok iyi kullanamazlar, yeni bir bakıcı gibi değişikliklere, fazla tepki gösterirler.

Dahi efsanesi
Otizmi özel bir hastalık olarak algılamamızın bir nedeni de, ona ithaf edilen deha sıfatı. Yere düşen kibritleri üç saniyede sayıveren, inanılmaz detaylarla süslü resimler yapabilen bu hastalar üstün zekalı mı? Gerçek şu ki; otistikler resimde, müzikte, matematiksel hesaplamalarda, önemli önemsiz konuları hatırlamada çok becerikli olabilirler. Bu beceri büyük ölçüde bütünü algılamayıp detaylara yoğunlaşmaktan kaynaklanır. Ancak büyük çoğunluğu değişen oranlarda zeka geriliği gösterir. Yalnızca yüzde 20’si normal ve üstün zekaya sahiptir.

Televizyon ve otizmin ilişkisi
Son yıllarda televizyonun, özellikle bebeklere reklam ve klip izletmenin otizme yol açtığına dair tartışmalar yaşanmaya başladı. Bu teoriye göre, bebek ve yetişkinlerin beyinlerinin işleyişi farklı, dolayısıyla hızlı ve değişken görüntülerin bebeğin beynine iletimi sırasında sorunlar yaşanıyor. Otizm ve televizyon arasında böyle bir nedensel ilişki bulunamamasına rağmen, kimi uzmanlar genetik yatkınlık söz konusu olduğunda, televizyonun hastalığı tetikleyici rolü olduğunu savunuyor. Daha yaygın kabul gören ilişki ise, televizyonun otizm belirtilerini nitelik ve nicelik olarak artırabileceği.
 

 
E V R E K A

  • Tüm gönderiler : 8317
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: OTİZM KORKUSU - 22.04.2007 11:52:35 ( #31 )
Çocukların farklı dünyası: Otizm


Eğer çocuğunuza otizm teşhisi yeni koyulduysa, büyük ihtimalle şu anda oldukça karmaşık duygular içindesiniz. Otistik çocuğunuzla birlikte hayatınızın geri kalan kısmını nasıl geçireceğinizi ve otizm ile yaşamaya nereden başlayacağınızı bilemiyorsanız; bu yazıyı mutlaka okuyun.
 
Çocukların hemen hemen tümü oyun oynarken çok mutludur. Tüm enerjilerini buna harcar ve hayal kahramanlarını kendileriyle özleştirmekten büyük zevk duyarlar. Ancak çevremize dikkatli gözlerle baktığımızda hayat dolu çocukların yanı sıra bunların tam tersi durumda olan ve hiçbir şeye ilgi duymayan çocukları da görmemiz mümkün. Bunların hepsi toplumdan uzak durmayı seçerler. Bu şekilde ilgisiz, oyun oynamayan, konuşmayan çocuklar otistik olarak adlandırılırlar. Aslında otistik dediğimiz çocuklardaki bu durumla yeni bebek sahibi aileler doğumdan sonraki iki ay içinde karşılaşırlar. Bebekler etrafa donuk gözlerle bakar ve her şeye ilgisizmiş gibi görünebilirler. Ama bu bir süreçtir ve bebek birkaç haftalık olduğunda geçip gider. Ancak otistik olan çocuklar bebekliklerinden başlayan bu durumu sona erdirmeyip devam ettirirler. Aslında çocuğunuzun otistik olup olmadığını anlamak hiç de zor değil. Bebekliklerinden başlayarak oyun oynamak istemeyen, annesi ve babasıyla konuşmayan, sürekli somurtan çocuklar otistiktir. Genel olarak birçok aile çocuğunun otistik olduğunu fark eder, ama bazen onunla ilgilenmekte oldukça zayıf olan aileler bunu fark etmeyebilir.
 Otizmin nedenleri  

Bir taraftan otizmin gelişimsel bir hastalık olduğu düşünülürken diğer taraftan da nedeni konusundaki araştırmalar devam ediyor. Hastalıkla birlikte zeka geriliği ve epilepsi (sara) nöbetlerinin sık görülmesi de biyolojik nedenlerin daha ön planda olduğunu gösteriyor. Ancak kardeşler ve ikizler üzerinde yapılan araştırmalar, genetik faktörlerin önemli olduğunun altını çiziyor. Uzun yıllar otizmin nedeni olarak anne - bebek arasındaki iletişimsizlik konu edilmiş ve annelerin çocukla duygusal ilişki kurmada yetersizliklerini anlatmak için &#8216;buzdolabı anne&#8217; yakıştırması yapılmış. Fakat daha sonra aynı anne - babadan doğan diğer çocuklarda benzer sorunların olmaması ve tüm otistik çocukların annelerinin de &#8216;buzdolabı anne&#8217; modeline uymaması bu görüşü destekleyen verilerin yetersiz kaldığı fikrini doğurdu. Otizmin ensefalit (beyin iltihabı), frajil x sendromu (genetik zeka geriliği), fenilketonüri (aileden kalıtım yoluyla geçen zeka geriliği) ve doğumsal kızamıkçık enfeksiyonu gibi bazı tıbbi durumlarla birlikte daha sık görülmesi, hastalığın nedenini nörobiyolojik alanda arama zorunluluğunu gündeme getirdi. Kısaca, görüldüğü gibi otizmin nedenleri hakkında somut bir açıklama henüz yapılamıyor.

 Otizmin belirtileri

  • Kendi kendine şiddet kullanma.
  • Çevresindeki hiçbir çocukla ilgilenmeme ve sürekli yalnız kalma isteği.
  • Anlaşılmayacak şekilde konuşma ve anlamsız sözcükler söyleme.
  • Duyduklarını ve gördüklerini sürekli tekrarlama.
  • Kendisiyle ilgilenilmesini ve insanlarla karşı karşıya gelmeyi istememe.
  • Kendi yaşıtlarına göre konuşmada gelişememe.
  • Yeniliklerden hoşlanmama.
  • Farklı şekillerdeki cisimlere bağlılık gösterme.
  • Şüpheci olma ve gerilimde bulunma.
  • Nedensiz ağlama ya da gülme.
  • Hatırlama ve ezberleme gibi yeteneklere sahip olma.
     
    Aileye önemli görevler düşüyor


















    Çocukların otizm olmasının nedeni tam olarak bilinmiyor. Bu nedenle de bugün için otizmin kesin bir tedavisi bulunmuyor. Ne yazık ki hastalık hayat boyu süren kalıcı bir hal alabiliyor. Ancak gerek yaşla, gerek erken müdahale ile belirtilerin sıklığında ve şiddetinde değişiklikler görülebiliyor. Otistik çocukların tedavisinde en önemli rol aileye düşüyor. Bu yüzden böyle bir çocuğa sahip olan ailelerin konu hakkında bilgi sahibi ve sabırlı olmaları gerekiyor. Çünkü çocuklarına ancak bu şekilde fayda sağlayabilirler. Bunun yanı sıra bazı davranış bozukluğu görünen çocuklarda ilaç tedavisi uygulanıyor. Yapılan bu tedavinin en önemli bölümü çocuğa uygulanan eğitim programıdır. Bu program, onu çevresine yakınlaştırırken ilişkilerini de kuvvetlendirir. Ancak sadece zeka seviyesi çok düşük olmayan çocukların eğitimle tedavilerinde başarılı olunmuştur. Bunun tam tersi olan çocukların gelişme gösteremedikleri de bilinmelidir. Bu tür tedavilerde sonuca ulaşmak için oldukça uzun süre beklemek gerekir. Ayrıca tedavilerin kesinlikle konu hakkında uzman kişiler tarafından yapılması çok önemli.
     




    Otizmle mücadele



  • Otizmi hemen kabullenin ve vakit kaybetmeyin.
  • Otizmi gizlemeyin.
  • Çocuğunuzu toplumdan soyutlamayın.
  • İnsanların tepkilerinden çekinmeyin.
  • Çocuğunuza hem özel hem de normal davranın.
  • Onun gidebileceği özel eğitim kurumunu vakit kaybetmeden seçin.
  • İlaç kullanımı ve diğer tedavi yöntemlerini aksatmadan uygulayın.
  • Uzman hekim tarafından verilen diyet programlarını eksiksiz uygulayın.

     

  • Otizm ve zeka geriliği arasındaki fark nedir?



  • Zeka geriliği olan bireylerde dengeli bir beceri gelişimi sağlanabilirken, otistik bireyler dengesiz beceri gelişimi gösterir. Otizm, belirli konularda yetersizlik - genellikle diğer insanlarla iletişim ve ilişkilerde - ve bazı alanlarda da olağanüstü beceriklilik olarak kendini gösterir.

     

     
  • E V R E K A

    • Tüm gönderiler : 8317
    • Ödül puanları : 0
    • Katıldı: 01 January 0001
    • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
    • Durum: çevrimdışı
    Ynt: OTİZM KORKUSU - 22.04.2007 12:07:23 ( #32 )
    OTİSTİK ÇOCUKLARDA DAVRANIŞ SORUNLARI

     Temper Tantrum(Öfke nöbetleri): Öfke nöbetleri küçük yaşlarda çok sık gözlenebilir.Bir isteğinin yapılmaması ve ya rutinlerin bozulması sonucunda ortaya çıkabilir.Anne babaya çok önemsiz gelen bir olay veya nedensiz olarak da öfke nöbetleri gözlenebilir.Bir oyuncağın küçük bir parçasının kayıp olası, masada farklı yere oturmak..vs. gibi.Bu nöbetler zaman zaman çevreye zarar verici nitelik taşıya bilir.

         Agresyon(Saldırganlık):Bazı otistik çocuklarda saldırganlık ,belirli bir davranış biçimi olabilir.Bu saldırgan davranışlar genellikle bir diğerine vurma ,saç çekme şeklindedir.Belirli anlaşılır bir nedene  bağlı olarak gelişebileceği gibi nedensiz olarak ta ortaya çıkabilir.Saldırgan diye nitelen davranışların bir kısmı tekrarlayıcı hareketlerle karışabilir.Yada yakınlaşma ve ilgilenmenin yanlış ifadesi olarak gelişebilir.

       Oto-mültilasyon(kendine zarar verme): Genellikle ağır zeka sorunu olan   ve ya düşük işlevli otistiklerde görülür.Saç çekme,hafif başını vurma,parmağını ısırma ve başını sürekli olarak bir yere çarpma şeklinde görülebilir.

        Stereotipi(Tekrarlayıcı hareketler): Zeka düzeyi   düşük   otistiklerde daha sık görülür. Sağa sola   veya öne arkaya doğru sallanma , çevresinde dönme ,kanat çırpma,cisimleri çevirme,parmaklarına tuhaf şekiller verme…gibi.Bu hareketler içinde bulunulan duruma gelişmez ve başkalarının varlığı hareketi sona erdirmez.Ancak sıkıntının arttığı durumlarda artmakta,bazen de neşe ve sevincin ifadesi olarak yorumlanabilir .

        Duyu Sorunları:Otizimi olan çocuklar gelen bir uyarıya karşı aşırı Tepki verbilir veya tepkisiz kalabilirler.Ağrıya karşı ileri derecede duyarsız yani acıya karşı çok dayanıklı olabilirler.Çok kuvvetli bir ışığa saatlerce bakabilir yada hafif bir sesse karşı kulaklarını kapta bilirler.

       Yeme Sorunları:Katı yiyecekleri ret edebilir,çiğnemezler,çok seçici yiyebilirler,nadirende çok istahlı olabilirler.Otizimin temel belirtisi olan yeniye direnç yiyeceklerde de kendini gösterebilir.Tat konusunda ki hassasiyetleri de fazla olabilir.

     

     
    E V R E K A

    • Tüm gönderiler : 8317
    • Ödül puanları : 0
    • Katıldı: 01 January 0001
    • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
    • Durum: çevrimdışı
    Ynt: OTİZM KORKUSU - 22.04.2007 12:12:17 ( #33 )
    Asperger Sendromu ve Otizim
     








    Asperger Sendromu
    Asperger Sendromu (AS)1944'de Avusturyalı hekim Hans Asperger tarafından "otistik piskopati" olarak tanımlanmıştır. AS, otizmin uç bir bozukluğu olarak düşünülmektedir. Sendromun ana belirtileri aşırı içe kapanıklık, tekrarlayıcı davranışlar, tekdüze bir konuşma, belli bir konuya abartılı ilgidir. Çocuğunuz iletişim kurmuyorsa, çevresine duyarsızsa, mimik ve jestlerinizi anlamıyorsa asperger olup olmadığı yönünden değerlendirilmelidir.

    Asperger çocuklar bebeklik yıllarında sağlıklı gelişirler, otistik çocuklar ise çok daha erken belirti verirler, çevreleriyle iletişimleri yoktur, konuşma gecikmesi vardır.

    Asperger çocuklarda konuşma gecikmesi yoktur. Etyolojisi bilinmemekte, genetik geçişli bir sorun olduğuna ilişkin veriler olup, otistik bozuklukta olan sebepler sorgulanmaktadır. Hastalık, 3-4 yaşlarından sonra anlaşılmaya başlar, genellikle erkek çocuklarında daha sık görülür, her dokuz erkek çocuğuna karşılık bir kız çocuğunda ortaya çıkar.

    AS?li tüm çocuklar aynı değildir. Her birinin kendine özgü kişiliği vardır. Tipik semptomlar kişiye özgü şekillerde tezahür eder. Sonuç olarak diğer normal çocukların tümüne birden uygulanabilecek bir eğitim yöntemi olmadığı gibi, AS?li çocukların tümü için de bir sınıf reçetesi olamaz.

    AS teşhisi konmuş çocuklar arkadaşlarınca eksantrik ve acayip olarak değerlendirilir. Sosyal yeteneklerindeki beceriksizlik nedeniyle günah keçisi haline getirilirler. Sakarlıkları ve anlaşılması güç konulara takıntı derecesindeki ilgileri ?acayip? olarak tanımlanmalarını artırıcı rol oynar. AS?li çocuklar insan ilişkilerini ve sosyal olayların (gelenek görenek gibi) kurallarını anlamamaları nedeniyle saf olarak değerlendirilirler.

    Esnek olmamaları ve değişikliklerle başa çıkamamaları onları duygusal olarak kırılgan ve strese kolay maruz kalan bir hale sokar. AS?li çocuklar ortalama ve daha üstü zeka seviyesindedir ve hafızaları çok güçlüdür. Tek bir konuya eğilip onun peşinden koşmaları da ileriki yaşamlarında büyük başarılara neden olabilir.

    Asperger Sendromunu belirleyen tanımlayıcı özellikleri nelerdir?
    Asperger sendromu olan insan sosyal olabilmek için çabalar ama başaramazlar.

    Yüz ifadeleri gibi sözel olmayan sinyalleri anlamakta güçlük çekerler.

    Tek düze, hızlı, duygudan yoksun konuşurlar.

    Sözcüklerin mecazi anlamlarını anlamakta güçlük çekerler.

    Hayal gücü eksikliği vardır. Soyut düşünmede zorlanırlar.

    Sakarlık belirgin bir özellik olarak dikkat çeker.

    Bisiklet sürmek gibi koordinasyon gerektiren becerilerde zorluk yaşarlar.

    Bu kişiler çoğunlukla bir şeye karşı takıntılı bir ilgi geliştirirler.

    Trenlerin zaman çizelgeleri, at yarışlarını kazananlar ya da köprü uzunlukları, uzay, otomobil gibi özel konularda bilgileri ezberlerler.

    Rutinlere karşı özel ilgi duyarlar.



     

     
    E V R E K A

    • Tüm gönderiler : 8317
    • Ödül puanları : 0
    • Katıldı: 01 January 0001
    • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
    • Durum: çevrimdışı
    Ynt: OTİZM KORKUSU - 22.04.2007 12:14:01 ( #34 )
    ARKDAŞLAR OTİZM VE ASPERGER SENDROMU GENELLİKLE BİRBİRİYLE ÇOK KARIŞTIRILIYOR. O NEDENLE ASPERGER SENDROMU HAKKINDA DA BİLGİLENDİRİCİ BİR YAZI GÖNDERDİM.
     

     
    E V R E K A

    • Tüm gönderiler : 8317
    • Ödül puanları : 0
    • Katıldı: 01 January 0001
    • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
    • Durum: çevrimdışı
    Ynt: OTİZM KORKUSU - 22.04.2007 12:17:32 ( #35 )
    Otizm skalası nedir?
     

    Amerika’daki Otizm Araştırma Enstitüsü tarafından (Autism Research Institude) geliştirilen otizm skalası nedir? Kendi kendimize sorabileceğimiz sorular ile çocuğumuzun otizminin hangi seviyede olduğunu saptayabilir ve ilerleyen zaman içinde gelişme sürecini takip edebiliriz. Sorular 4 ana temaya göre hazırlanmıştır. Cevaplarınızı a) Evet b)Hayır c)Bazen diye verebilirsiniz.
    I-Konuşma/Lisan/Kominikasyon
    1-Kendi adını biliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    2-‘Hayır’ veya ‘Dur’ a yanıt veriyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    3-Bazı yönlendirilmeyi takip edebiliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    4-Bir defada bir kelimeyi kullanabilir mi? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    5-Bir defada iki kelimeyi birden kullanabilir mi? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    6- Bir defada üç kelimeyi birden kullanabilir mi? A)Evet b)Hayır c)Bazen
    7-10 yada daha fazla kelime biliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    8-4 veya daha fazla kelime biliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    9-Ne istediğini anlatabiliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    10-Anlamlı sorular sorabiliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    11-Konuşmasında anlam yükü var mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    12-Genellikle pek çok başarılı cümle kurabiliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    13-Oldukça iyi konuşma yapabiliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    14- Yaşına uygun iletişim kurma yeteneğine sahip mi? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    II-Sosyallik
    1-Bir kabuk içinde gibi mi duruyor,ona ulaşamıyor musunuz? a)Evet b)Hayır c)Bazen 2-Diğer insanlara aldırış etmiyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    3-Yönlendirildiği zaman dikkatini ya çok az ya da hiç veremiyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    4-Uzlaşmacı değil mi ve dirençli mi? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    5-Göz teması yok mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    6-Tek başına kalmayı mı tercih ediyor? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    7-Hiç sevgi göstermiyor mu? a)Evet b)hayır c)Bazen
    8-Anne-babasını selamlamada aksaklık yapıyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    9-Diğer kişilerle teması engelliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen 1
    0-Taklit etmiyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    11-Sarılmayı ve okşanmayı istemiyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    12-Paylaşmayı ve yaptığını göstermeyi istemiyor mu? a)Evet b)Hayır c9Bazen
    13-‘Allahaısmarladık’ diye el sallamıyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    14-Uzlaşmasız mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    15-Sinir krizleri mi geçiriyor? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    16-Arkadaşlık kurmada ve dostluk geliştirmede eksikliği var mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    17-Nadiren gülümsüyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    18-Diğer insanların hislerine karşı duyarsız mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    19-Sevilmeye karşı farklı tepki mi gösteriyor? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    20-Ailesi tarafından yalnız bırakıldığında farklı tepki mi gösteriyor? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    III-Sensori(duyusal)farkındalık
    1-Kendi ismine tepki veriyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    2-Övgü cümlelerine yanıt veriyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    3-İnsanlara ve hayvanlara bakıyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    4-Resimlere bakıyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    5-T.V. seyrediyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    6-Resim çiziyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    7-Boyama yapıyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    8-Sanatla ilgisi var mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    9-Oyuncaklarla uygun şekilde oynuyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    10-Uygun yüz ifadeleri (mimik)var mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    11-Televizyondaki hikayeleri anlatabiliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    12-İzahatları anlayabiliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    13-Çevresinin farkında mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    14-Tehlikenin farkında mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    15-Hayal kurabiliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    16-Riske atılabiliyor mu ,cüretli ve atak mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    17-Ahenkli mi? a)Evet b)Hayır c)Bazen 1
    8-Diğer insanların baktığı yere bakabiliyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen

    IV-Sağlık/fiziksel Durum/Davranış
    1-Yatağını ıslatıyor mu?(işiyor mu?) a)Evet b)Hayır c)Bazen
    2-Kilotunu veya bezini ıslatıyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    3-Kilotuna veya bezine kaka yapıyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    4-İshal mi? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    5-Kabız mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    6-Uyku problemi var mı? a)Evet b)hayır c)Bazen
    7-Ya çok fazla ya da az mı yemek yiyor? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    8-Fazlasıyla seçici mi yiyor? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    9-Hiperaktif mi? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    10-Uyuşuk mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    11-Kendine vuruyor veya kendini yaralıyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    12-Başkalarına vuruyor veya başkalarını yaralıyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    13-Zararlı,tahrip edici mi? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    14-Seslere karşı hassasiyeti var mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    15-Meraklı veya korkulu mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    16-Mutsuz veya ağlayan mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    17-Epilepsi nöbeti var mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    18-Takıntılı konuşması var mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    19-Rutin olaylara karşı kesin tavrı var mı? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    20-Bağırıyor mu, çığlık atıyor mu? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    21-Sürekli aynılığı mı istiyor? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    22-Sürekli ajite mi? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    23-Ağrıya karşı hissiz mi? a)Evet b)Hayır c)Bazen
    24-Bazı olaylara ve bazı konulara karşı fiksasyonu var mı,takılıp kalıyor mu? a)Evet b)Hayır c)bazen
    25-Tekrarlanan hareketleri var mı(el sallamak gibi) a)Evet b)Hayır c)Bazen





     

     
    emiroza

    • Tüm gönderiler : 2781
    • Ödül puanları : 0
    • Katıldı: 01 January 0001
    • Bölge: nederland
    • Durum: çevrimdışı
    Ynt: OTİZM KORKUSU - 22.04.2007 14:37:01 ( #36 )
    ruhancim su yukarida yazdigin otizm belirtileri ayni mert iste ama seninde dedigin gibi mertinki o kadar siddetli degil canim.annesiyle babasi mert 2 yasindayken ayrilmislar dedigin gibi olan cocuklara oluyor iste.merti annesi istememis mahkemede haftada 2 sat gorsem yeter demis mahkemede annesine vermemis zaten burada cok arastiriyorlar herseyi mertin anneside normal bi insan degil tam izofeni olmasada onun gibi birsey olmadik seyleri goruyormus haplarla duruyor mahkemede cocuguna zarar verirbilir diye mertin velayetini babasina vermisler.esim hem anne hem baba olmus mertte.babaya cok duskun 2 haftada bir annesine gidiyor ama aglaya aglaya hic istemiyor bak oda senin annen seni ozlemis falan diyorum niye birakmis beni diye soruyor bende o seni biakmadaki simdi benim esere berkaya baktigim gibi oda sana bakti ama babanla anlasamadilar havvada calistigi icin sanada sana babanannen bakti diyoruz.anneside bi sevgi gostermedigi icin gitmek istemiyor ornegin mert ona 2 haftada 1 gidiyor cocuguyla o gunu degerlendirebilir birseyler planlaya bilir ama o arkadaslari derdinde inanin oyle bi kadinki anlatamam yani kac kere aldim karsima konustm yapma boyle mertte biraz ilgi sevgi goster diye ama anlayan yok derdi gunu icip icip bize hakaret etmekte bde onunla ugrasiyorum hic sormayin daha 23 yasindayim ama sanki kendimi 80 yasinda gibi hissediyorum.
     
    ruhancim onceden mertle benim aram cok iyiydi ben mertin yaninda kendi cocuklarimi bile sevmiyorumki o kiskanmasin uzulmesin diye ama su son 1 senedir annesine gittigi zaman annesi beni kotuluyormus o senin annen degil sen onun karnindan cikmadin onu dinleme esere vur falan diyormus.bende mertte birsey dedigimd sananne sen benim hic biseyimsin havva bana dedi falan diyor ben simdi hak edemyorum bu cocugu buyunce ne yapacam allah korusun ya kotu yollara duserse bu sefer herkez benden bilecek bi cocuga bakamadin diyecekler.
     
    canim mert normal kula gidiyordu 4 sene once merti ozel okula verdiler hep sorunlu cocuklar var bu okulda ve okulda meertle beraber 8 ogrenci otizm hastasi bizim yasadigimiz yer koy kucuk bi yer ozel ogretmen geldi onlar icin yeni bi sinif acildi.ogretmeniyle 4 haftada bi konusmalarimiz oluyor mertin biraz duzeldigini soyluyor.
    neryse oglum uyandi yukarida yazdigin herseyi vatim olunca okuyacam.sna cok tesekkurler ediyorum canim.


    ....... ..........

    • Tüm gönderiler : 2426
    • Ödül puanları : 0
    • Katıldı: 01 January 0001
    • Durum: çevrimdışı
    Ynt: OTİZM KORKUSU - 22.04.2007 14:44:58 ( #37 )
    esracim yazdiklarinin hepsini okudum ve inan cok üzüldüm böyle seyler yasadigini bilmiyordum.allah sana güc kuvvet versin allah yardimcin olsun canim.bu arada mertin annesini daha dogrusu ben anne demek istemiyorum böyle bir anne olamaz,cok kiniyorum cok.cocugun kafasini daha cok karistiriyor buna hakki yok neden böyle birsey yapiyor anlamadim.sinirlendim valla.canim benim umarim hersey yoluna girer......
    E V R E K A

    • Tüm gönderiler : 8317
    • Ödül puanları : 0
    • Katıldı: 01 January 0001
    • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
    • Durum: çevrimdışı
    Ynt: OTİZM KORKUSU - 22.04.2007 16:15:21 ( #38 )
    ESRACIM MERT'İN NEDEN OTİSTİK DAVRANIŞLAR SERGİLEDİĞİ ORTADA. ANNESİNE DE DİYECEK HİÇBİR LAFIM YOK. ALLAHINDAN BULSUN.
     
    DOĞRU SÖYLÜYORSUN SEN BAKAR BÜYÜTÜRSÜN AMA İYİ OLURSA SENDEN BİLMEZLER, KÖTÜ OLUNCA DA ÜVEY ANNESİ BÖYLE YAPTI DERLER. CANIM İŞİN ÇOK ZOR . ALLAH YARDIMCIN OLSUN.
     
    AYRICA ESER'İ HİÇ MERAK ETME. ÇOK ŞEKER BİR ÇOCUK. BAKSANA  GÖZLERE CANAVAR GİBİ MAŞALLAH. ESER MERT'İ BİLE YOLA GETİRECEĞE BENZİYOR.  SEVGİLERLE...
     

     
    ozzde

    • Tüm gönderiler : 23
    • Ödül puanları : 0
    • Katıldı: 01 January 0001
    • Durum: çevrimdışı
    Ynt: OTİZM KORKUSU - 22.04.2007 16:34:03 ( #39 )
    PEKİ DEĞERLENDİRMEYİ NASIL YAPACAĞIZ.
     
    yorum70

    • Tüm gönderiler : 2756
    • Ödül puanları : 0
    • Katıldı: 01 January 0001
    • Durum: çevrimdışı
    Ynt: OTİZM KORKUSU - 08.05.2007 15:47:06 ( #40 )
    3 Yaşına kadar zehir gibi olan, çok zeki olan ve süper bir gelişim gösteren ablamın oğluna otizm teşhisi kondu.
     
    İzmir'de evde otururken o zeki çocuk birden bire çelik kapıda kendi bedeninin yansımasını görünce kendini kolytuğun üstüne attı, ayaklarını topladı ve elleriyle gözlerini kapattı..Ağlıyordu..
     
    Ben hemen  bir doktora götürün dedim...Ama üstteki yazılarda da belirtildiği üzere, ailenin öncelikle bunu kabullenmesi gerekiyor, ısrarla hayır ya şımarıyor falan dediler...
     
    İzmir'de götürdüler ve otizm tanısının konması için 4 madde var, bizim yeğen bunlardan üçünü kapsıyor.
     
    Hacettepe'ye getirdim, orada da aynı teşhis kondu...Şu an özel eğitim alıyor, Allah kimsenin başına vermesin, otizmli çocukların büyük bir çoğunluğu hayat boyu  düzelemiyor !
     
    Otizm tedavisinin bildiğim kadarıyla 350 YTL'lik bölümünü Devlet karşılıyor( aylık)
     
    Ticarileşmekten öte gitmeyen ve bu işter büyük rant elde eden çok sayıda Özel Eğitim Kurumu var.
     
    Anında Yorum Yapılır.


    Sayfayı değiştir: < 1234 > | Sayfayı gösteriyor 2 of 4, mesajlar 21 to 40 of 72

    Hızlı ulaşım:

    Şu andaki aktif kullanıcılar
    0 adet üye ve 2 misafir var.
    İkonların Anlamları ve İzinler
    • Yeni mesajlar
    • Yeni mesaj yok
    • Yeni Konu ve Yeni Mesajlar
    • Yeni mesajı olmayan yeni konu
    • Yeni mesajlarla kilitlendi
    • Yeni mesajlar olmadan kilitlendi
    • Mesajı oku
    • Yeni konu başlat
    • Mesaja cevap ver
    • Yeni anket gönder
    • Oy gönder
    • Post reward post
    • Gönderilerimi sil
    • Konularımı sil
    • Gönderiyi derecelendir

    © 2000-2009 ASPPlayground.NET Forum Version 3.4