Forum Bebeği Forum Ana Sayfa

Bebek.com Forum'a Hoş Geldiniz...

Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.
Bebek.com forumunu ilk ziyaretiniz ise; Forum Kuralları için tıklayınız.

 PSİKOLOG BİR ANNEDEN HAFTALIK YAZILAR

Sayfayı değiştir: << < ..3132333435 > | Sayfayı gösteriyor 31 of 35, mesajlar 601 to 620 of 692
Yazar Mesaj
EmPar

  • Tüm gönderiler : 1889
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: b-fit'den:)
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: ÖNERİ İSTİYORUM - 21.06.2008 18:35:09 ( #601 )

Orjinalden alıntı: artemisse

emel hanım yazınızı okudum. evet hayat anlardan ibaret. çoğu zaman diyorum ' acaba yetişebiliyor muyum o'nun yaşadıgı herşeye'....hayat çok hızlı akıyor..tadını çıkara çıkara yaşama dileğimle.............
 
oglum Ada'yla ilgili ufak bır sıkıntımı paylaşmak isterim sizinle.Ada'da kendini kasma gibi bir sorun var.yapmaması gereken birşeyi anlatırken illaki yapmak istedigini kendini ellerini kollarını sertleştirip taş gibi kasılıyor.bunu bir de bana inat olarak da yapabiliyor hem de gülerek.kendine ilgi çekiyor bu şekılde....bu konuda yardımcı olur musunuz?nasıl aşabilirim?
 
teşekkürler sevgiler....

 
Beğendiğinize sevindim, teşekkürler.
Sadece bu kasma ie ilgili değil, genel olarak söyleyeyim, devamını istemediğiniz davranışına tepki vermeyin. Tepki olumlu da olsa olumsuz da olsa sonuçta sizden ilgi almasına ve sizinle teması sürdürmesine yarar. Bu da onun için kazançtır ve davranışı sürdürür. hiç tepki vermeyin, o davranışını görmezden gelin hemen ortama yeni birşey sokup dikatini o yöne çevirin.
Sevgiler...
b-fit!
sağlıklı bir yaşam, sağlıklı bir yaşlılık için!
Sadece kadınlara, Sadece 30 dakika...
EmPar

  • Tüm gönderiler : 1889
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: b-fit'den:)
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: ÖNERİ İSTİYORUM - 21.06.2008 18:36:36 ( #602 )

Orjinalden alıntı: AŞKSINSEN

emel hanım aynı sorun bizdede var kızım henüz 8 aylık
ellerini sıkıp kendini kasıp kızarana kadar titriyor bazende sanki üzerine soğuk su dökülmüş gibi ürperiyor
ben çalışan bir  anneyim kızıma annem ve kayınvalidem bakıyor acaba onu bırakmama bir tepki olabilirmi


 
Olabilir tabii ama emin eğilim. Bir başka şeye de olabilir. Yukarıdaki taktik sizin için de geçerli.
İstenmeyen davranışı söndürün, istediğinizi pekiştirin. Pekiştirme dediğim şey de ona tepki vermek oluyor.
sevgilerle...
b-fit!
sağlıklı bir yaşam, sağlıklı bir yaşlılık için!
Sadece kadınlara, Sadece 30 dakika...
EmPar

  • Tüm gönderiler : 1889
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: b-fit'den:)
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: PSİKOLOG BİR ANNEDEN HAFTALIK YAZILAR - 21.06.2008 18:42:06 ( #603 )
25nci haftanın konusu:
 
Okulöncesi Dönemde Yaratıcılık Eğitimi ve Desteklenmesi

Yaratıcılık hem düşünsel, hem duygusal yaşamı ifade etmektedir. Yaratıcı bir etkinlik hemen kendiliğinden oluşmaz. Cesaretlendirme ve yol gösterme aracılığı ile yaşam biçimi hâlini alan, sürekli bir yöntemdir. Yaratıcılıkta özgünlük, olağanüstülük, kural dışılık, değişik olma (sıradışılık), bilinenlerin dışında kullanma, şimdiye değin olduğundan başka bir biçimde birleştirme gibi özellikler bulunur. Yaratıcı bireylerin; öğrenmeye hazır, ilgili, dilde, çağrışımlarda, düşünsel alanda ve anlatımda akıcı, düşüncede esnek ve özgür, meraklı, hayal gücünü kullanabilme, deneme, araştırma, sınama, bulma, kalıplardan kurtulma ve yeni fikirler üretme, farklı olana yeniliğe karşı istekli olma, görülmemiş ve benzersiz olan şeyler üzerinde durabilme ve riski göze alma gibi belirgin özellikleri vardır

Yaratıcılık Eğitimi Neden Gereklidir?

Doğuştan getirilen bir yetenek olan yaratıcılık öğrenilebilecek bir özellik değil desteklenip, geliştirilecek bir yetidir.
Doğumdan itibaren uygun bir fiziksel çevre, çocuğa göre hazırlanmış destekleyici bir program ve bu alanda özenle yetiştirilmiş personelle bu yeti geliştirilebilir
.
<mesaj tarafından düzenlendi EmPar on 21.06.2008 19:11:31>
b-fit!
sağlıklı bir yaşam, sağlıklı bir yaşlılık için!
Sadece kadınlara, Sadece 30 dakika...
EmPar

  • Tüm gönderiler : 1889
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: b-fit'den:)
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: ÖNERİ İSTİYORUM - 21.06.2008 18:42:43 ( #604 )
Yaratıcılık eğitimi almak çocukların;
• Karşılarına çıkan fırsatlardan yararlanmalarını,
• Karşılaştıkları güçlükleri yenmek için yeni çözüm yolları bulmalarını,
• Her şeyi merak ederek soru sormalarını ve tahminlerde bulunmalarını,
• Araştırma ve deney yapma eğilimlerini arttırmalarını,
• Hayal güçlerini geliştirmelerini,
• Yeni ve değişik buluşlar ortaya koymalarını,
• Bir konu üzerinde ilgi ve dikkatlerini uzun süre tutabilmelerini,
• Ayrıntılara dikkat ederek yanlış ve eksiklerini hissedebilmelerini,
• Yeni oyunlar keşfetmelerini,
• Çevrelerini biçim ve mekan ilişkisiyle görebilmelerini,
• Kendilerine güvenen, kendilerini geliştirip gerçekleştirebilen ve bağımsız olabilen kişilikler geliştirebilmelerini,
• Kendilerini dış dünyaya, birlikte yaşadıkları ve tüm insanlara açık tutabilmelerini,
• Kendilerini yalnız bugün için değil, yarın için de hazırlayabilmelerini,
• Dengeli ve coşkulu, akıllı ve duyarlı kişiler olabilmelerini,
• Duygu ve düşüncelerini farklı yollarla ifade edebilmelerini,
• Yeni yaşantıları denemeye cesaretle katılmalarını,
• Ayrıntılara dikkat ederek, yanlış ve eksiklikleri kolayca farkedebilmelerini
sağlar

Çocukta Yaratıcılık Gelişimi

Yaratıcılığın gelişimi, kişinin diğer gelişim alanlarından oldukça farklıdır. Bu yüzden anne baba ve eğitimcilerin çocukların yaş düzeyleri ve bireysel farklılıklarına göre gösterdikleri yaratıcı düşünme özelliklerini bilmeleri gereklidir.
 
<mesaj tarafından düzenlendi EmPar on 21.06.2008 18:54:41>
b-fit!
sağlıklı bir yaşam, sağlıklı bir yaşlılık için!
Sadece kadınlara, Sadece 30 dakika...
EmPar

  • Tüm gönderiler : 1889
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: b-fit'den:)
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: ÖNERİ İSTİYORUM - 21.06.2008 18:43:04 ( #605 )
Okul Öncesi Dönemde Yaratıcılığın Gelişimi

Yaratıcılık hayatın ilk yıllarında çocuğun oyununda özellikle annenin bebeği ile oynadığı oyunlar esnasında kendini gösterir. Yaratıcı davranışın ortaya çıkıp gelişmesinde en büyük rolü bebeğin anne veya yerini tutan kişiyle olan ilişkisi oynamaktadır.
Yaratıcılığın gelişmesinde taklidin önemi vurgulanmaktadır. Çocuklar doğdukları andan itibaren duydukları sesleri, gördükleri hareketleri ve daha sonra da bazı değerleri taklit ederler. Çocuğun taklit repertuarı zamanla gelişir. Oyunlarında yetişkinlerin konuşma tarzlarını, davranışlarını, mimiklerini model almaya başlar. Fakat burada çocuğu istenmeyen modelin etkilerinden korumak gerekir. Çocuk çevresindeki kişileri taklit ettikten sonra zamanla kendi dünyasını oluşturmaya ve hayal gücünü geliştirmeye, çevreden gördüklerini de buna ekleyerek yaratıcılığını kullanmaya başlar. Okul öncesi dönemde kendini ifade etme yolları olan resim yapma, yaratıcı hareketler, hikaye anlatma, dramatizasyon esnasında çocuk yaratıcılığının en yüksek aşamasına ulaşır

Yeni doğan bir bebek duyu sistemlerini kullanarak çevreyi tanımaya, dış dünyaya uyum sağlamaya çalışmaktadır. Önceleri nesneleri ağzına alarak onları bu yolla ayırt etmeye çalışır. El ve kasları geliştikçe dokunma duyusunu kullanarak çevreyi araştırır. Bu nedenle; duyuların uyarılması ve tüm duyuların birarada eşgüdüm içinde kullanılmasının sağlanması, çocuğun tüm düzeylerdeki eğitiminde önemli katkılar sağlayacaktır. Bu nedenle yaratıcılığın geliştirilmesinde önemli rolü olan duyuların bebeklikten itibaren uyarılması, ortam düzenlenmesi gereklidir
<mesaj tarafından düzenlendi EmPar on 21.06.2008 18:55:07>
b-fit!
sağlıklı bir yaşam, sağlıklı bir yaşlılık için!
Sadece kadınlara, Sadece 30 dakika...
EmPar

  • Tüm gönderiler : 1889
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: b-fit'den:)
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: PSİKOLOG BİR ANNEDEN HAFTALIK YAZILAR - 21.06.2008 18:56:37 ( #606 )
Ligon ocukların yaratıcılık gelişimleri üzerinde durmuş ve yaratıcılık gelişimini yaşlara göre incelemiştir.

Doğumdan İki Yaşa Kadar: Ligon’a göre çocuğun hayal gücü ilk yılda gelişmeye başlar. Çocuk bu dönemde nesnelerin isimlerini sorar, yeni sesler ve ritimler oluşturur, bir şey yarattığı zaman onu bitirmeden önce isimlendirmez, iki yaşındayken günlük rutin işleri önceden tahmin eder. Dokunma, tatma ve görme yoluyla herşeyi denemeye heveslidir. Çok meraklıdır. Fakat merakını kendine özgü yollarla ifade eder. Bu dönemde yaratıcılığın gelişimi pek çok yollarla uyarılabilir. Hayal gücü basit oyunlar, büyük bloklar ve dolgu oyuncaklarla harekete geçirilebilir. Bu dönemde ana-babalara çocuklarıyla basit sözel oyunlar oynamaları ve çocuklarının kendi yarattıkları şeylere verdikleri isimleri soru sormadan kabul etmeleri önerilir. Yine kelimelerin anlam kazandığı bu dönemde çocuklarına kelime öğretmeye çalışmaktan çok, kelimelerle ilgili şarkılar söyleyebilir.

 
İkiden Dört Yaşa Kadar: Bu dönemde çocuk dünyayı, yaşantıları ve yaşantılarının sözel ve hayali oyunlarla tekrarı sayesinde öğrenir. Dikkat süresi kısadır ve yönlendirilmediği takdirde yaptığı etkinlikler sık sık değişir. Bağımsızlık duygusu gelişmeye başlar ve herşeyi kendisi yapmak ister. Bu durum kendi yeteneklerine güvenmesini sağlar. Çevreye olan merakı hâlâ devam etmektedir. Çevreyi kendine özgü yollarla keşfederken, yetişkinleri bunaltan sorular sormayı da ihmal etmez. Yaşadığı dünyayı keşfederken onunla uyum sağlamayı da öğrenir.
Bu dönemde çocuklara yapılmış oyuncaklardan çok hayal gücünü harekete geçirebilecek, değişik şekiller oluşturulabilecek bloklar veya tuz seramiği verilebilir. Yine ebeveynler çocuklarıyla içinde yaşadıkları dünyayı beraberce keşfetmelidirler. Onları kendi başlarına yapmaları için cesaretlendirmelidirler.

Dörtten Altı Yaşına Kadar: Bu dönemde çocuk ilk defa plan yapma becerisini öğrenir. Önceden bildiği oyunları ve işleri planlamaktan çok hoşlanır. Merakı sayesinde doğruyu ve yanlışı öğrenir, ilişkilerin nedenlerini anlamasa bile olaylar arasında ilişki kurar, hayali oyunda pekçok rolleri dener. Bu yaşlarda diğer insanların duygu ve düşüncelerinin farkında olur ve kendi davranışlarının başkalarını nasıl etkileyeceğini düşünmeye başlar. Bu dönemde sözcük oyunlarıyla, yeni deneyimler yaratıcı sanatlar yoluyla kendine güven gelişebilir. Çocukların yarattıkları ürünler yetişkin standartlarıyla karşılaştırılmamalıdır. Bu dönemde ana-baba ve öğretmenler çocukların fikirlerine göre değerlendirmeli ve yararlanmalıdırlar.

 
(milli eğitim dergisinden alıntıdır)
 
----BİTTİ---- 

<mesaj tarafından düzenlendi EmPar on 21.06.2008 19:12:47>
b-fit!
sağlıklı bir yaşam, sağlıklı bir yaşlılık için!
Sadece kadınlara, Sadece 30 dakika...
reltemiz

  • Tüm gönderiler : 6
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: PSİKOLOG BİR ANNEDEN HAFTALIK YAZILAR - 21.06.2008 21:52:20 ( #607 )
tecrübelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim.
AŞKSINSENN

  • Tüm gönderiler : 5442
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: ÖNERİ İSTİYORUM - 23.06.2008 10:33:17 ( #608 )
çok teşşekkür ederimmm
beyinsel bir sorun değildir değilmi
9 aylık çünkü bebeğim
sinirlendiğinde yada sevindiğinde yaptığı birşey değil çünkü
hiç sebep yokkende yapabiliyorrrrrrrr
ve bu aralar çokkkkk sıklaştı
 
 

Orjinalden alıntı: EmPar


Orjinalden alıntı: AŞKSINSEN

emel hanım aynı sorun bizdede var kızım henüz 8 aylık
ellerini sıkıp kendini kasıp kızarana kadar titriyor bazende sanki üzerine soğuk su dökülmüş gibi ürperiyor
ben çalışan bir  anneyim kızıma annem ve kayınvalidem bakıyor acaba onu bırakmama bir tepki olabilirmi



Olabilir tabii ama emin eğilim. Bir başka şeye de olabilir. Yukarıdaki taktik sizin için de geçerli.
İstenmeyen davranışı söndürün, istediğinizi pekiştirin. Pekiştirme dediğim şey de ona tepki vermek oluyor.
sevgilerle...

EBRU82

  • Tüm gönderiler : 460
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: PSİKOLOG BİR ANNEDEN HAFTALIK YAZILAR - 28.06.2008 10:53:45 ( #609 )
iyi günler emel hanım
bu sayfa çok güzel sanırım bende çok geç farkedenlerdenim size sormam gereken aklımı çok kurcayan bir soru var. kızıma annem bakacak annem biras sinirli biri ara ara kayınvalidem de bakcak bu çocugumun psikolojisini bozarmı yani ben hep anneanne babaanne de kaldıgım için aileme daha soguktum kızımda bunu engelleyebilirmiyim
EmPar

  • Tüm gönderiler : 1889
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: b-fit'den:)
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: PSİKOLOG BİR ANNEDEN HAFTALIK YAZILAR - 28.06.2008 13:36:28 ( #610 )

Orjinalden alıntı: reltemiz

tecrübelerinizi paylaştığınız için teşekkür ederim.

 
Rica ederim
sevgiler
b-fit!
sağlıklı bir yaşam, sağlıklı bir yaşlılık için!
Sadece kadınlara, Sadece 30 dakika...
EmPar

  • Tüm gönderiler : 1889
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: b-fit'den:)
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: ÖNERİ İSTİYORUM - 28.06.2008 13:36:39 ( #611 )

Orjinalden alıntı: AŞKSINSEN

çok teşşekkür ederimmm
beyinsel bir sorun değildir değilmi
9 aylık çünkü bebeğim
sinirlendiğinde yada sevindiğinde yaptığı birşey değil çünkü
hiç sebep yokkende yapabiliyorrrrrrrr
ve bu aralar çokkkkk sıklaştı



Orjinalden alıntı: EmPar


Orjinalden alıntı: AŞKSINSEN

emel hanım aynı sorun bizdede var kızım henüz 8 aylık
ellerini sıkıp kendini kasıp kızarana kadar titriyor bazende sanki üzerine soğuk su dökülmüş gibi ürperiyor
ben çalışan bir  anneyim kızıma annem ve kayınvalidem bakıyor acaba onu bırakmama bir tepki olabilirmi



Olabilir tabii ama emin eğilim. Bir başka şeye de olabilir. Yukarıdaki taktik sizin için de geçerli.
İstenmeyen davranışı söndürün, istediğinizi pekiştirin. Pekiştirme dediğim şey de ona tepki vermek oluyor.
sevgilerle...


 
Değil demeyi çok isterdim ama beyin kaynaklı bir durum da olabilir malesef. Bu tarz kasılmalar pek sevdiğimiz durumlar değildir. daha önceki cevabımda da dediğim gibi emin olmak zor. detaylı bir muayene yaptırmanızı öneririm. Çocuk nöroloğu görsün. Ankaradaysanız isim de verebilirim.
sevgiler
b-fit!
sağlıklı bir yaşam, sağlıklı bir yaşlılık için!
Sadece kadınlara, Sadece 30 dakika...
EmPar

  • Tüm gönderiler : 1889
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: b-fit'den:)
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: PSİKOLOG BİR ANNEDEN HAFTALIK YAZILAR - 28.06.2008 13:36:49 ( #612 )

Orjinalden alıntı: ebru1982

iyi günler emel hanım
bu sayfa çok güzel sanırım bende çok geç farkedenlerdenim size sormam gereken aklımı çok kurcayan bir soru var. kızıma annem bakacak annem biras sinirli biri ara ara kayınvalidem de bakcak bu çocugumun psikolojisini bozarmı yani ben hep anneanne babaanne de kaldıgım için aileme daha soguktum kızımda bunu engelleyebilirmiyim

 
Evet bozabilir. Bu birkaç ebeveyn tarafından büyütülme benim hiç önermediğim bir durumdur.
Sinirli birisi olması da ayrı bir eksi.
Başka çözüm yolları araştırın bence. anane-babanne gözetiminde bakıcı yada kreş gibi.
sevgiler
b-fit!
sağlıklı bir yaşam, sağlıklı bir yaşlılık için!
Sadece kadınlara, Sadece 30 dakika...
EmPar

  • Tüm gönderiler : 1889
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: b-fit'den:)
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: PSİKOLOG BİR ANNEDEN HAFTALIK YAZILAR - 28.06.2008 13:51:42 ( #613 )
26ncı HAFTAMIZIN KONUSU
 
BEBEKLERDE OBSESYON!
 
İYİ OKUMALAR VE İYİ HAFTALAR..
b-fit!
sağlıklı bir yaşam, sağlıklı bir yaşlılık için!
Sadece kadınlara, Sadece 30 dakika...
EmPar

  • Tüm gönderiler : 1889
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: b-fit'den:)
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: PSİKOLOG BİR ANNEDEN HAFTALIK YAZILAR - 28.06.2008 13:54:48 ( #614 )
Çocuktum, Obsesiftim!
 
"Hayatın giderek karmaşıklaştığı dönemlerde, hayatı anlamakta zorluk hissettiğimizde, elimizdeki mevzilere sıkıca sarılmamızın ilk provasını bebeklikten çocukluğa geçiş yıllarımızda yapıyoruz. Hayatın korkutuculuğunu ilk hissettirmesi ile birlikte..."
 
1. Obsesif olunmaz, obsesif kalınır...
 
Üç yaşındaki çocuklara bir bakın, ağzının kenarına bulaşan yağdan rahatsız olmayanını bulana ödül var. Oyuncaklarının onun kafasına göre olan düzenini bozun bakalım, cesaretiniz varsa. Tertip ve intizama olan merakları dorukta olan bu çocuklar büyüdüklerinde nereye gidiyorlar? Prefontal korteksin müthiş bir büyüme hamlesi geliştirdiği o yıllarda, her şeyi bir sınıfa sokmak, görülen her nesnenin yaşanan her dakikanın adını ve anlamını repertuarımıza kaydetmek için obsesif olmayıp da ne yapsak? Hayatın giderek karmaşıklaştığı dönemlerde, hayatı anlamakta zorluk hissettiğimizde, elimizdeki mevzilere sıkıca sarılmamızın ilk provasını bebeklikten çocukluğa geçiş yıllarımızda yapıyoruz. Hayatın korkutuculuğunu ilk hissettirmesi ile birlikte... Bu dönemin obsesif stilini bir türlü bırakamayanlar, hayat boyu aynı stille devam etmeyi, öyle kalmayı, ya da sıkıştıklarında öyle olmayı “tercih” ediyorlar. Her şey “hep öyle” ya da “hep böyle” kalsın diyenler , obsesif kalıyorlar. Nedeni? Nedeni uzun hikaye, ama kuşaklar boyu aynı obsesif stile sahip en azından bir birey bulundurmayı “âdet” edinmiş bir aileye mensup olmak, desek... “Genetik belirlenim” demenin bir başka yolu işte.
 
2. Bir ayrılık, bir yoksulluk, bir ölüm...
 
Dört yaşına gelene kadarki hayatımıza hükmeden korkular, sonrakilerin “giyinmemişi” sayılabilirler. Tehlikenin kucağına atılmamak için elinden geleni yapanların bir kısmı, bildik ve emniyetli saydıklarından ayrılmamak için bir şeylere “takılmayı” dener. Uyku vaktinde, mesela... Uyumamak için direnen çocuklar, takıntılarını uygulamaya sokarlar. Yatmadan önce söylettirilen marşlar, bir masal, iki masal, üç masal... Bitmek bilmeyen ayrılık merasimleri... Hiç yatmasam, n’olur sanki? Yattığımda sonrada kalktığımda, yattığımdaki gibi bir dünyaya kalkabilecek miyim?Hayat bıraktığım yerden devam edecek mi?
 
Bu soruyu açıkça sormayan bir çocuğun, sorusunun “doğru” cevabının ürkütücülüğünü hissettiğini, ama kelimelendiremediğini düşünüyorum.
 
 O ürküntünün verdiği dehşetle, ne yaptığını bilir mi insan? Çocuk açısından güvenliği tehdit edilen her şey, bir takıntı sebebi sayılabilir. Güvenliğinin gerçekten ne kadar sağlam olduğunu anlamak zorundayız. Ah, elbette, obsesifliğin tehditleri önleyici ya da güvenliği sağlayıcı bir yöntem olarak işe yaramazlığı aynı mesele.
 Ama, ya bildiğiniz bir rahatlama yolu yoksa obsesifleşmekten başka?
b-fit!
sağlıklı bir yaşam, sağlıklı bir yaşlılık için!
Sadece kadınlara, Sadece 30 dakika...
EmPar

  • Tüm gönderiler : 1889
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: b-fit'den:)
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: PSİKOLOG BİR ANNEDEN HAFTALIK YAZILAR - 28.06.2008 13:56:03 ( #615 )
3. Güvenli kucaklar...
 
  Felaketlerden kaçmanın en güvenli yolu, güvenli kucaklara sığınmak... Daha bebekken aldığımız “ders”ten yararlanmayı sürdürenlerimiz, kucaktan hiç inmemeyi veya kucağa hiç çıkmamayı seçenler olarak ikiye ayrılabilir. İki durumda da senaryo aynı aslında: Korkunun yönettiği bir hayatın öznesi olmak, kaderine pek elleşmeyen birisi olarak kalmak... Obsesif-kompulsif çocukların hayatlarının başka dönemlerinde, o tutuk, takıntılı hallerinden kurtulduklarında, hiperaktifleşmeleri senaryonun öbür tarafına geçmek gibi: Çok kontrolden hiç kontrole...
 
4. Yaprak toplayarak...
 
  Hiç yaprak bırakmamacasına koşturuyor sokak aralarında, bahçeden bahçeye... “Bir tane bile kaldıysa, söylemesi bile zor, çok kötü şeyler olabilir. Kime mi? Anneme tabii ki... Onu önlemek için topluyorum şehrin bütün yapraklarını şehrin.” Uykusuz, susuz, eksiksiz, ne kadar yere düşmüş yaprak varsa, o kadar yaprak toplanmalı. Kendini yok edercesine bir takıntının peşine takılan herkes, bir felaketi, kendisinin ya da en sevdiği ve en kızdığının başına gelebilecek bir felaketi önlemek çabasında. Bir çocuk bunu ne kadar söze dökebilir ki? “Geceleri yaprak toplamaya ara verdiğimde, gidip annemim yüzüne krem sürüyorum. Kırışıklıklar kaybolsun diye... Saçlarını da boyamak istiyorum, tek bir beyazlık kalmacasına.”
 
5. Fazla sıkı tuttuysan hayatın elini...
 
  Hayat ile ilişkimizdeki tarzımızı, çocukken annemizin elini tutuşumuza benzetiyorum. Kimimiz sımsıkı yapışıyoruz, hiç bırakmamacasına... Kimimizin tutuşu ise, her an kurtuluverecek gibi, gevşek, iğreti. Güvenli, ne zaman tutacağını, ne zaman biliyor gibi gözüken çocuklara bir yandan imrenerek... Hayatın elini fazla sıkı tutmaya (obsesif-kompülsif) bozukluk denilebilir mi?
b-fit!
sağlıklı bir yaşam, sağlıklı bir yaşlılık için!
Sadece kadınlara, Sadece 30 dakika...
EmPar

  • Tüm gönderiler : 1889
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: b-fit'den:)
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: PSİKOLOG BİR ANNEDEN HAFTALIK YAZILAR - 28.06.2008 13:57:47 ( #616 )
6. Sevmek bir takıntı mı?
 
   Ne iddialı bir soru bu... Tabii ki, sevmek bir takıntı. Ama, sevmek bozukluk olan takıntı mı? Allah aşkına, bu sorunun cevabının ne önemi var; nasıl olsa kimse aşktan iyileşmek istemez ki...
 
7. Sofra krizi...
 
   Masada hep aynı yerde oturur. Tabağının ortasında iki kaşık, ne bir eksik, ne bir fazla, iki kaşık patates püresi. Üstüne bir köfte, bir pirzola... Her öğle saatinde dedesi ajans dinlerken, o da sofradaki yerini alır. Yemek öncesinde, abdest alırcasına bir titizlikle, içinden bir şeyler söylene söylene, tırnağından dirseğine elini-kolunu yıkar. İşin sırasını bozacak bir ses, kapının zili mesela, onu çıldırtmaya yeter. Isırsa birilerini, ya da kendi kollarını, en iyisi...O ısırık, ancak, düzenin bozulmasının yarattığı öfkeyi yatıştırmaya yeter... Senin sofrada oturacağın yere, yediğine içtiğine karımaya başladığında, alır doktora götürürsün. Her sofra krizinden sonra, ağlamalarına dayanamaz, dediklerini uygulayacağına söz verirsin. Hep bir şeyler eksik kalır, onun istediklerini bir türlü tam yapamazsın. Ona giderek daha çok kızarsın. O da, sana kızar. Anlaşılamadığını düşünür. Sende anlaşılamadığından yakınırsın.
 
8.  Hayatı hissedemeyen çocuk...
 
   Hayat sahici mi? Öyle değilmiş gibi geliyor da...Temiz ama temiz değilmiş gibi... Her hazırlığı tamam, ama hiçbir hazırlığı yokmuş gibi... Yapılanlar sanki yapılır yapılmaz, eylem-hafızamızdan siliniyor. Hiçbir iz bırakmadan kayboluveriyor. Her yaptığımızı tekrar tekrar denetlemek, yaşananları hiç olmamış gibi algılamak, yapılanların devamlılığını ancak yapıldığı anla sınırlamak... Devamlı aynı şeyleri yapmak. Belleği birkaç basamaktan geriye gitmeyen ve söz tutmayan bir bebek belleği haline getiren bu sürece, bir çocuğun dayanması zordur. Yaşadıklarının sahiciliğinden hep şüpheye düştüğünde, yaşananları doğrulamaktan başka bir çare bulamayan çocuk, ısrarcıdır. Yaşayabilme telaşındadır. Bu günden ayrılmak istemez, bu gün ya da bu an, daha telaffuz ederken kelimeleri, geçmişte kalıverir. Bugün olarak bellediği bir geçmişe tutunan çocuk, tutucu ya da ilerlemeyi önleyici bir “siyasi” pozisyonuna sürükleniverir.
b-fit!
sağlıklı bir yaşam, sağlıklı bir yaşlılık için!
Sadece kadınlara, Sadece 30 dakika...
EmPar

  • Tüm gönderiler : 1889
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: b-fit'den:)
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: PSİKOLOG BİR ANNEDEN HAFTALIK YAZILAR - 28.06.2008 13:58:51 ( #617 )
9. Dikkat dağılır ve toparlanır...
 
   Obsesif bir çocuksanız eğer, dikkatiniz toplandığında dağılamaz. Nereye takıldınızsa, orada kalır. Dikkat dağınıklığı olan bir çocuksanız, dikkatinizi toplamanız zordur. Obsesif çocuklar, tedavi edildiklerinde, bazen o an’a tutsaklıktan kurtulmanın coşkusuyla, kontrolünü tümüyle bırakıverirler. Hareketli ve takıntılı olmak çelişkili gözükebilir. Kontrolsüzlüğün bir şekli “çok kontrol” ise, diğeri de “hiç kontrol”.
 
10. Edebiyat gençleştirir...
 
   Çünkü hayat söz ile zapt edilebilir. Bir yazar (Leyla İpekçi), Hürriyet’te yayımlanan bir röportajda diyor ki: “Edebiyatçı olmadan önce daha yaşlıydım. Çünkü hayat daha hızlı akıp geçiyordu.” Söz kullanma becerisinin gelişmesi, çocuğun hayatı ve zihni üzerindeki kontrolünü arttırdıkça, hayatı yavaşlatır. Söze dayalı beynimiz, sözsüz beynimizden daha ağırdan alır süreçleri. Hayatın hızına ayak uydurabilmek, hayata kaybolup gitmemek için ihtiyacımız olan bir yavaşlamadır bu. Bir bakışla karar veren sözsüz yanımızın süratini kesen sözlü yanımız, obsesif oldukça işi hayatı durdurmaya vardırır. Hayatın durmasını, hayatın bitmesi gibi görenler de olacaktır. Obsesifliğimiz depresyonla “taçlanır”. Korkular biter, hayat durduğu için. Hayatın tekrar hızlanmasında neler olacağının korkusu, çocuğun içini kaplar. “Tedaviye direnç”, korkunun aldığı son şekilde başka bir şey olamayabilir. O sırada çekilecek bir fonksiyonel manyetik rezonans, sol hemisferde artmış kan akımının kaudat çekirdekte yoğunlaştığını gösterebilecektir.
 
Prof. Dr. Yankı Yazgan
 
-----BİTTİ----
b-fit!
sağlıklı bir yaşam, sağlıklı bir yaşlılık için!
Sadece kadınlara, Sadece 30 dakika...
EmPar

  • Tüm gönderiler : 1889
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: b-fit'den:)
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: PSİKOLOG BİR ANNEDEN HAFTALIK YAZILAR - 28.06.2008 14:13:44 ( #618 )
ve deeee
köşe yazarı olaraktan yazdığım yazım:))
görüşlerinize sunulur...

http://www.birmilyonfikir.com/403%e2%80%a6/
b-fit!
sağlıklı bir yaşam, sağlıklı bir yaşlılık için!
Sadece kadınlara, Sadece 30 dakika...
littlemermaid

  • Tüm gönderiler : 2953
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: PSİKOLOG BİR ANNEDEN HAFTALIK YAZILAR - 29.06.2008 23:32:28 ( #619 )

Orjinalden alıntı: bayraktar.35

 Emel hanım baştan sona kızımla yazdıklarınızı okudu(k)!pc Allahtan henüz sağlamken aklıma bir konu geldi.bilmem işe yarar mı ama bu benim korktuğum ve ne yapmam gerektiğini tam olarak bilemediğim bir konu.kızım 10. ayının içinde annem babam onu çok seviyor ve şımartıyor ne yapacağımı bilemiyorum.demişsiniz 10ayda disiplin başlar diye bende ufak ufak başladım hayır demeye ama sanırım annemler bu konuda bana yardımcı olamayacaklar.ben bozulan disiplini nasıl düzelteceğim.şımarık bir çocuğum olmasından çok endişeleniyorum.
fikirlerinizi paylaşırsanız sevinirim.öptük:))

merhabalar emel hanım
arkadaşımız disiplin monusunu yazmış
ben de yazacaktım ama bu soruya cevap gelmediği için alıntılayayım dedim
benim kızım da 10 aylık ve bazen babaannede bazen anneannede kalıyor
ve oldukça şımartılıyor orda
artık birşeyi yapmak istemediği veya isteyip de benim yapmasını istemediğm zaman ağlıyor
ben anlık dikkatini dağıtmayı ve başka birşeye yönlendirmeyi deniyorum işe yarıyor ancak
kayınvalidemlerin ve annemin böyle yaptığını düşünmüyorum
gerçi annemin birkaşç kez disiplin sağlamaya çalıştığına hayır olmaz vs. dediğine şahit oldum
herneyse ben de arkadaşım gibi her istediğini yaptıran şımarık bir çocuk yetiştirmek istemiyorum
yardmcı olursanız sevinirim
çok teşekkürler
naz02

  • Tüm gönderiler : 9
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: PSİKOLOG BİR ANNEDEN HAFTALIK YAZILAR - 30.06.2008 16:44:44 ( #620 )
Bu sayfaya giren bûtûn annelere selamlar, ne zamandir giriyorum, ama burayi ancak kesfedebildim...
 
Emel hanima bir sorum olacacakti...Belki klasik ama, anne olarak hiç bizaman kendimizi yeterli bulmuyoruz sanirim.
 
Ben iki çocuk annesiyim, oglum su an 12 yasinda, kizim da 1 yasinda.
 
Her iki bebegim de ideal bebek denecek kadar uslu bûyûdûler, hiç uyku sorunu yasamadim, sakin, sosyal...Oglum su anda 12 yasinda olmasina ragmen, diger yasitlarina gôre hem çok zayif hem boyu da kisa, doktorlara çok baktirdik, fakat normal oldugunu, ergenlik çagina girince bu gecikmenin birden gelisecegini sôylediler.
 
Kizimsa 1 yasina kadar hep normal sayilirdi, ama su son aylarda, kesinlikle yemek yediremiyorum, yemek masasina oturtuyorum, ve onu oyalayip yemegi unutturmadikca kafasini çeviriyor, kesinlikle acikmiyor...Sevdigi seyler sadece sûtlû mamalar, iste nisasta, pirinç unu, un çorbasi. Sebze ve meyveyi zorla yiyor, ya da kusuyor... Resmen stres benim için yemek saatleri. ayrica dikkatimi çeken konu su, kizim krese gidiyor, ve kreste hiç bir sorun yokmus, en sorunsuz yemek yiyen çocuklardan bitanesi diyorlar, annem yediridigi zaman da sorun yok...
 
Acaba dedim benim zorlamamdan mi tiksindi diye, aç birakmayi denedim, yani reddetikce israr etmedim, ve sonuç ayni, gûnde 2 ôgun sûtle yattigi oluyo.
 
Evde oldugum gûnler bebegimin yemek saati benim kabusum oldu, napmaliyim??? Kendimi suçlu hissediyorum, oglum gibi gelisim geriligi olacak diye korkuyorum, yemekten tamamen tiksinir diye korkuyorum... Tesekkûr ederim
Sayfayı değiştir: << < ..3132333435 > | Sayfayı gösteriyor 31 of 35, mesajlar 601 to 620 of 692

Hızlı ulaşım:

Şu andaki aktif kullanıcılar
0 adet üye ve 2 misafir var.
İkonların Anlamları ve İzinler
  • Yeni mesajlar
  • Yeni mesaj yok
  • Yeni Konu ve Yeni Mesajlar
  • Yeni mesajı olmayan yeni konu
  • Yeni mesajlarla kilitlendi
  • Yeni mesajlar olmadan kilitlendi
  • Mesajı oku
  • Yeni konu başlat
  • Mesaja cevap ver
  • Yeni anket gönder
  • Oy gönder
  • Post reward post
  • Gönderilerimi sil
  • Konularımı sil
  • Gönderiyi derecelendir

© 2000-2009 ASPPlayground.NET Forum Version 3.4