MOLA YÖNTEMİ

Sayfayı değiştir: 12345 > | Sayfayı gösteriyor 1 of 5, mesajlar 1 to 40 of 180
Yazar Mesaj
E V R E K A
  • Tüm gönderiler : 8317
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
MOLA YÖNTEMİ - 27.05.2008 00:26:20
2 yaş sendromu sırasında ve sonrasında oldukça işe yarayan mola yöntemini
bilmeyen bir çok arkadaş var.
 
Paylaşmak istedim 
 
Özel Eğitimde çok sık kullandıgımız bir yöntem...
 
Bu yöntemi uygulayan arkadaşlarla da konu üzerine beyin fırtınası yapalım
 

’Mola’’ ne zaman kullanılabilir?      Bazen yetişkinler  stres,bunalım,endişe ya  da aşırı derecede heyecan  yaşarlar.Bu sizin başınıza geldiğinde çocuğunuzla açık bir iletişim kurmanız zorlaşabilir.Yetişkin iletişim kurduğunu sanabilir ancak başarısız olabilir hatta küçük bir çocuk için bu korku veri olabilir.Çocuğunuzun dil öğrenmesine yardım etme amacıyla,ona iyi dil modellerini duyması için çok fazla sayıda fırsat sunmanız önemlidir.Davranış yönetimi çocuğunuzla her zaman iletişim kurmak isteyeceğiniz bir alandır.İhtiyacınız olan başarısız iletişimleri elemek ve onların yerine sakin,olumlu bir iletişim koymaktır.Bunu yapmak için sakinleşmek,düşüncelerinizi netleştirmek için kısa ara vermelere (‘’Mola’’lara ihtiyaç  duyabilirsiniz.

Bazen çocuklar yeni şeyler öğrenirken,oyun oynarken,yeni durumlarla ve insanlarla tanışırken bunalma ya da aşırı heyecanlar yaşarlar.Çocuğunuz bazen  bu aşırı heyecanlardan  kurtulup  tekrar kendi kontrolünü kazanmak için ortamdan kısa bir süre ayrılmaya (‘’Mola’’ya) ihtiyaç duyabilir.

Eğer çocuk saldırgansa yada işbirliğine girmiyorsa,dikkatinizden ve ödüllerden uzaklaştırılabilir.

‘’Mola bir çocuğa olumsuz davranışların  alternatiflerini öğretmede kullanılabilecek  bir disiplin biçimidir.Bu bölümde öğreneceğiniz gibi ‘’Mola  sürecini tamamlamak için yeterince zamanınız olduğundan emin olmalısınız.Özel bir mola yerine ihtiyacınız olmayacaktır.Gerçekte özel bir mola yeri daha zarar verici olabilir.Örneğin mola yeri olarak çocuğunuzun yatak odası kullanıldıysa çocuk bu oda ile olumsuz davranışı ilişkilendirecek   ve gece uyumada sorun çıkartmaya başlayabilecektir.

Mola diğer çocuklardan uzakta yapılmalı ama çocuğunuzun kendini terk edilmiş hissetmesine yol açacak şekilde izole/soyutlanmış edilmemelidir.İdeal olanı,çocuğun yetişkinleri ve kaçırdığı eğlendirici etkinlikleri görebileceği bir yer olmasıdır.

‘’MOLA’’türleri nelerdir?
Farklı tip ‘’Mola’’ yukarıda sıralanan farklı tip senaryolar için uygundur.Aşağıdaki  ‘’Mola’’ tipleri tartışılacaktır.

1.Yetişkine  Yönelik Mola
2.Kontrolünü kazanmak için  çocuğa yönelik Mola
3.Çocuğu hoşlandığı şeylerden alıkoymaya yönelik  Mola

1.Yetişkine Yönelik Mola
Yetişkinin ara vermesi.yetişkinin bağırma,azar,saldırganlık gibi uygun olmayan bir iletişime girmesini engellemek için çocukla ayrılma sürecidir.Bu tip bir Mola, çouğunuza yönerge,övgü yada ödül verdiğinizde  başarıya ulaşma şansınız en üst düzeye çıkarmak için soğukkanlı kalmanızı garantileminizi sağlar.Mola yöntemini uygulayarak ,çocuğunuza kendi davranışını kontrol etmeye yönelik olarak  da örnek olmuş olursunuz.Yetişkine yönelik Mola’nın sonlandırılması yetişkine ve duruma bağlıdır.

Yetişkinlerin bunaldığında başvurduğu 4 tür başarısız iletişim biçimi vardır.

1.Bağırma ve azarlamak
Çocuğunuza bağırmanız bazen gerekebilir,eğer caddeye doğru koşarsa  ya da kendi sağlığını tehlikeye koyacak  başka şeyler yaparsa,dikkatini hemen çekmek için bağırmanız gerekebilir.Ancak normal durumlarda bağırmak gereksizdir.Gerekli olmayan durumlarda bağırma ya da azarlamayı çok sık kullanmak ,gerekli durumlarda kullanma etkisini de azaltacaktır.

2.Sözel olmayan yada fiziksel yönlendirme:
Bazen çocuğunu fiziksel olarak yönlendirmeniz gerekebilir.Örneğin çocuğunuz asansörün kapısı kapanırken  kapıya doğru giderse  duruma fiziksel müdehale ederek ,çocuğunuzu yakalayıp güvenli bir pozisyona getirebilirsiniz.
Ancak güvelik sorunu yoksa sözel iletişimi kullanmak daha iyidir.

•   Sözel iletişim yoluyla ,dili kullanmak çocuğunuza başka bir öğrenme olanağı sunar.
•   Fiziksel yönlendirme çocuğunuzu korkutabilir.Çocuklar korktuklarında öğrenemezler.
•   Korkan bir çocuk yetişkinlerle iletişim kurmak için bildiklerini kullanamayabilir.

3.Küçümseme,karmaşık espri ve yetişkin dili kullanma
Küçük çocuklar bu tip bir dili anlayamazlar.Çocuk doğrudan net ve basit bir dile ihtiyaç duyarlar. 

4.Hakaret,aşağılama ve tehditkar bir dil kullanma
Yetişkinler bazen  bu tip dil de kullanılırlar.Yetişkinler bu dili çocukla ya da başka bir yetişkinle kullanabilir.Bu tip bir dil hiç bir zaman çocukla etkileşim için uygun değildir  ve çocuğun gelişiminde oldukça  olumsuz etkiye sahiptir.

Yetişkine yönelik mola ne zaman kullanılmalı? Kızgın ya da stresli olduğunuz zamanlar,çocuğun gelişimini destekleyici ve olumlu iletişimi arttıran ,sizi sakinliğe tekrar döndürecek   olan etkileşime kısa bir ara vermeniz ya da  ‘’Mola’’ vermenizdir.
  • Nefesinizi kontrol edin.(Hızlı mı nefes alıyorsunuz ya da nefessiz mi kaldınız?)
    Ses tonunuzu kontrol edin.(Bağırıyor musunuz?)
    Sözel olmayan iletişiminizi kontrol edin.Çok hızlı mı konuşuyorsunuz?Çocuğunuza yönergeler verip takip etmesini/yapmasını beklemiyor musunuz?)
    Kendinizi dinleyin.(Annenizin,komşunuzun,öğretmenlerin çocuğunuza söylemesine  izin vermeyeceğiniz şeyleri  mi çocuğunuza söylüyorsunuz?)

    Öfke durumunuzu kontrol edin.Çocuğunuzu sarsacak ya da vuracak şekilde mi hissediyorsunuz?)


      EĞER YUKARIDAKİ SORULARDAN HERHANGİ BİRİNE ‘’EVET’’DEDİYSENİZ ,YETİŞKİN OLARAK ÇOCUK İLE ETKİLEŞİMİNİZE ARA VERMENİZ  YANİ ‘’MOLA’’ALMANIZ SİZ VE ÇOCUĞUNUZUN  SAKİNLEŞMESİNİ SAĞLAYACAK VE OLUMLU ETKİLEŞİME KATKI GETİRECEKTİR.

      Yetişkine Yönelik Mola :Ne Yapmalı?
      Kendinizi  olumsuz durumdan kurtaracak ve sakinleşmenizi sağlayacak  bilinçli bir karar verin .Çocuğunuza biraz zaman ihtiyacınız olduğunu  birkaç dakika sonra onunla konuşacağınızı söyleyin.
      Eğer çocuğunuz tehlike altında değilse,uzaklaşıp kendinizi rahatlatmaya  çalışın,Eğer çocuğunuz tehlikeli bir durumda ise birkaç seçeneğiniz var:
    • Çocuğunuza göz kulak olabilecek birilerini bulun.
      Tehlikeyi ortadan  kaldırın
      Çocuğu uzaklaştırın
      Yardım isteyin
      Son çare olarak siz yürürken çouğunuza da yanınıza alarak size yardım edecek birini bulasıya kadar yürüyün.
       
      Alıntıdır

      <mesaj tarafından düzenlendi E V R E K A on 27.05.2008 00:36:56>
    •  

       

      E V R E K A
      • Tüm gönderiler : 8317
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 27.05.2008 00:28:33
      DİSİPLİNDE FARKLI BİR YAKLAŞIM 
                  Çocukların da her zaman her şeyi yapamayacaklarını bilmeleri, sınırlar olduğunun farkında olmaları gereklidir. Bu; hem çocuğun ruh sağlığı hem de ileriki yaşamı bakımından büyük önem taşır. Hepimiz çocuklarımızın en iyiye, güzele sahip olmasını, toplumca onaylanan (!) davranışları sergilemesini, ileride toplumda iyi bir yer edinmesini isteriz. Bunu sağlayabilmek adına da bulunması gereken sınırları hep biraz daha geri çekeriz, bir anlamda çocuğumuzu disipline etmekten kaçınırız. Kuşkusuz bunu yaparken; kendimize göre nedenlerimiz vardır. İşte anne babaların disiplin uygulamama nedenlerinden bazıları; Anne baba uygulayacağı disiplin sonucunda çocuğun davranışlarını değiştireceğine ya da söyleyeceklerini anlayacağına inanmaz, umutsuzdur . 
                  Çocuğun en çok kendisini sevmesini ister. Çocuğuyla yeterince ilgilenmediğini düşünür. (Bu düşünce çalışan annalerde daha fazladır .) Çocuğun sevgisini kaybetmemek ya da kötü anne-baba (!) olmamak için çocukla zıtlaşmaktan kaçınır . 
                  Bir davranışı değiştirmek, çocuğu disipline etmek uzun zaman ve çok uğraşı gerektirir. Anne babaların ise; bu kadar enerjisi olmayabilir (!) 
                  Çocuk istenmeyen bir davranış sergileyip, bunu sürdürdüğünde ebeveyn " ben ne yaptım da böyle oldu "diyerek kusuru kendinde arar ve suçluluk duygusuna kapılır . 
                  Çocuğun davranışını değiştirmek sabır ister , ancak bazı yetişkinler öfkelidirler ve kendilerini kontrolde zorluk çekerler . 
                  Ebeveyn, özellikle başka insanların yanında engellenmeyle karşılaşır. "Şimdi ceza verirsem ne derler, ne düşünürler?''düşüncesine saplanır . 
                  Eşlerden birinin uygulamak istediği disipline diğeri karşı çıkar. 
                  Çocuğunuzu disipline etmeye karar verdiğinizde eşiniz- le tutarlı olmanız çok önemlidir. Hangi davranışın uygun, hangisinin istenmeyen olduğu konusunda anlaşmaya varmanız gereklidir. Çocuğunuzla açık iletişimde bulunmanız ve çocuğa tutarlı davranmanız da büyük önem taşır . 
                  Unutmayın ! İyi davranış da kötü davranış da çocuğun ödüllendirilmesi yoluyla oluşur. Çoğu zaman anne ve baba kötü davranışı "farkında olmadan'' ödüllendirerek pekiştirir. Örneğin, çocuğunuz sürekli ağlayıp, rujunuzdan sürmek isterken siz ruju ona vermekle davranışını pekiştirmiş olursunuz. Bundan sonra; her zaman birşey istediğinde ağlayacaktır. Bazen de anababalar iyi davranışı farkında olmadan cezalandırırlar. Örneğin ; 
                  Çocuk : Anne tabakları yıkadım , sevindin mi ? 
                  Anne : Artık bazı işlerde bana yardım edecek yaşa geldin ama burada iki tabak daha vardı . Onları yıkamayı unuttun mu ? 
                  Kimi zaman da farkında olarak ya da olmayarak ana baba kötü davranışı uyarmaz, atlar. Örneğin; 4 yaşındaki erkek çocuk sürekli küfür ediyor . 
                  Anne : Hep küfür ediyor , bir şeyler söyle . 
                  Baba : Erkek çocuk bu , yapar elbette . 
                  5.1 - ETKİN ALDIRMAZLIK VE MOLA 
                  Etkin aldırmazlık ; uygun davranmamakta olan çocuk ile ilgilenmeye kısa bir süre ara vermektir. Ayrıca; farkında olmadan kötü davranışı ödüllendirmenizi de engeller. Şunu unutmayın! Azarlamak dahi yerine göre ödül niteliği taşır, çünkü çocuğa dikkat çektiğini, kendisiyle ilgilenildiğini düşündürür. Çoğu uygun olmayan davranışın azaltılmasında etkilidir . Öfke nöbetlerinde uygulanması gereken ana yoldur . Şimdi ne zaman ve nasıl uygulayabileceğinize göz atalım : 
                  Çocuğunuz nedensiz yere veya bir isteğinin yerine getirilmesi amacıyla huysuzlandığında, somurtup size küstüğünü söylediğinde, sizi rahatsız etmek amacıyla yüksek sesle ağladığında, ısrarla istekler ileri sürüp yalvardığında, boğulur gibi soluğunu tutup hafif öfke nöbeti geçirdiğinde bu yöntemi uygulayabilirsiniz. 
                  Uygulamada aklınızda tutmanız gereken en önemli şey; onu cezalandırmıyor olduğunuzdur. Siz onu cezalandırmıyorsunuz, sadece bir süre onunla ilgilenmeye ara veriyorsunuz. Çocuğunuza "Etkin Aldırmazlık" uygulamaya karar verdiğinizde, bir süre ona herhangi bir şekilde ilgi göstermeyin. Onunla tartışmaya girmeyin, onu azarlamayın ve hatta konuşmayın. Başınızı çevirin ve onunla gözgöze gelmekten kaçının. Ne davranışınızla ne de yüz ifadenizle kızgınlık belirtisi göstermeyin. Başka bir şeyle uğraşıyormuş gibi yapın ya da odadan çıkın. Çocuğun sergilediği istenmeyen davranış için ödül elde etmemesine dikkat edin (Örneğin ; babanın ya da başka birinin ilgisi ). Çocuğun uygun olmayan davranışı son bulunca; davranıştan bahsetmeden çocuğa bol bol ilgi gösterin. 
                 Tüm bunları istenmeyen davranış her ortaya çıktığında uygulayın. Hemen istenmeyen davranışın kesilmesi gibi bir mucize beklemeyin. Tutarlılık ve sabırla davranış önce seyrekleşecek, sonra da ortadan kalkacaktır. Kolay gelsin ! 
                  NOT : Bu bölümdeki "Etkili Komut Verme" , "Etkin Aldırmazlık" , "Mola Yöntemi" için ayrıntılı bilgiyi Kaynakça bölümünde belirttiğim Clark'ın "SOS ! Anababalara Yardım" adlı kitabından edinebilirsiniz. 
                  SEHPA 
                  Çocuk aşırı derecede hareketlendiğinde, kendine zarar verme riski bulunduğunda; aşağıda tarif edilen pozisyonda uygulanan; çocuğun uygulayana zarar vermesini engelleyen yöntemdir. Durum uygunsa; çocuk davranışının doğal sonucunu yaşamaya bırakılabilir. 
                  Örneğin: Pelin evin salonunda tüm uyarılarınıza rağmen uzun süre kendi etrafında dönüyor. Önce Pelin'e "Dönme dediğim halde devam ettiğin için sehpasın" diyorsunuz. Buradaki "sehpa" sözcüğü çok derin anlamlar içermiyor, sadece harekete bir isim niteliği taşıyor. Daha sonra çocuğu yerde, kucağınızda dört ayak üzerine getiriyorsunuz yani düz köprü kurdurtuyorsunuz. Bir dakika kadar bu pozisyonda tutuyorsunuz. Bitiminde "Sürekli döndüğünde kendine zarar verebileceğin için sehpa oldun" açıklamasını getirmelisiniz. Buradaki bir dakikalık sıkıntılı dönem çocuğun içine girdiği hareketliliği biraz yavaşlatacaktır. 
                  Sehpa yöntemi; şiddet içermez. Bu yöntemi uygularken ne sözle ne de duygusal şiddet uygulamayınız. 
                  ETKİLİ KOMUT VERME 
                  Çocuğu uyarırken kullanacağınız ses tonu, beden dili-niz, davranış şekliniz çok büyük önem taşır. Çocuğunuzu uyarırken etkili komutlar vermelisiniz. 
                  1- Çocuğa yaklaşın. 
                  2- Ciddi bir yüz ifadesi takının . 
                  3- Adını söyleyin . 
                  4- Gözgöze gelin . 
                  5- Kararlı ses tonuyla konuşun . 
                  6- Dolaysız , basit ,açık komutlar verin . 
                  7- Gerektiğinde komutunuzu yaptırımla destekleyin . 
                  MOLA 
                  " Çabuk odana git !" ya da " Seni gözüm görmesin" tarzındaki şiddet sözcüklerinden sıyrılmış, ama çocuğun istenmeyen davranışını çabuk zayıflatan bir yöntemdir. 
                  Çocuk açısından her türlü etkinliğin kısa bir süre durdurulmasıdır. Çocuğu bulunduğu ortamdan çabucak uzaklaştırıp, hoşlanılacak bir yanı bulunmayan, sakin - sıkıcı bir yere koymaktır. Oyuncakların, televizyonun bulunmadığı, ama ısı, ışık açısından yeterli ortamlar, odanın bir köşesindeki duvara doğru çevrilmiş sandalye uygun mola ortamı oluşturabilir. Çocuk; mola aldığı her zaman bu belirlenmiş yere gelmelidir. Bu yöntemin en önemli yönü; çocuğun molanın bitimini beklerken kendi davranışlarını değerlendirme olanağı bulmasıdır. 
                  Mola yöntemiyle istenmeyen davranış çabucak zayıflar. Anababaların bu yöntemi öğrenip kullanmaları kolaydır ve bu arada anababalar çocuk için saldırgan olmayan, akla uygun bir model olurlar. Mola bittikten sonra anababa ve çocuk arasındaki ilişki çabucak normale döner. Mola yöntemi sayesinde sorunlu davranış anında durdurulmuş olur ve çocuk kendini denetleyebilmeyi öğrenir. 
                  DİKKAT EDİLECEK NOKTALAR 
                  - Çocuğa molanın ne olduğu açıklanmalıdır. 
                  - Çocuk bir davranış için ilk kez molaya gitmeden önce ben iletisi ve etkili komut almış olmalıdır. 
                  - Mola esnasında çocuk başka bir şeyle ilgilenememelidir. 
                  - Belirli bir mola yeri olmalıdır. 
                  - Çocuk istenmeyen davranıştan ve uyarılardan hemen sonra molaya gitmelidir. 
                  - Çocuk molaya giderken veya götürülürken mola nedeni açıklanmalıdır. 
                  -Mola süresi çocuğun yaşı kadar dakikadır. Buna hassasiyetle uyulmalıdır. 
        
                  - Mola bitiminde çocuğa haber verilmeli ve neden molaya gittiği sorulmalıdır. 
                  Şimdi "Ben İletileri", "Etkili Komut" ve "Mola Yöntemi"ni kapsayan gerçek hayattan alınma örnekleri incele yelim : 
                  Örnek 1- Birgül her gün akşam yemeğinden önce çikolatalı ekmek yemek istemektedir. Annesi etkin aldırmazlık yöntemini denemiş, neden yememesi gerektiğini açıklamış ama sonuca ulaşamamıştır. Şimdi biz biraz yardım edelim : 
                  Anne : Senin yemeklerden önce çikulotalı ekmek yemenden hoşlanmıyorum ( biraz kapalı ) 
                  Anne : Yemekten önce çikulotalı ekmek yersen yemeğini yemeyeceğini düşünüyorum. 
                  Birgül : .... ( ısrar ediyor ) 
                  Anne : Çikolatalı ekmeği yemekten sonra yersen daha iyi olacağını düşünüyorum 
                  Birgül : ....... 
                  Anne : Yemekten önce çikulotalı ekmek yemek için böyle 
                              davranmandan hoşlanmıyorum 
                              davranman beni sinirlendiriyor. 
                  Birgül : .... (ısrar ediyor ) 
                  Anne : Hemen şimdi sofraya otur ve yemeğini ye! (Etkili komut) 
                  Birgül . ..... (Yine olmadı) 
                  Anne : Yemeğe oturmadığın ve ısrar ettiğin için 6 dakika molaya gidiyorsun ! 
                  ........ Mola bitti . 
                  Anne : Birgül mola bitti , yanıma gelir misin ? 
                  Birgül : ......gelmiyor 
                  Anne : Artık yemek yeme vaktinin geldiğini düşünmüyor musun ? 
                              ( YANLIŞ ) 
                  Anne : Artık yemek yeme vaktinin geldiğini düşünüyorum. 
                  Gelince ... 
                  Anne : Birgül 'cüğüm neden molaya gittiğini hatırlıyor musun ? 
                  Birgül : Hayır ( ya da evet diyerek açıklayacaktır ) 
                  Anne : Yemekten önce çikolatalı ekmek yemek için ısrar etmiştin. 
                  Örnek 2- Merve kendi yatağında yatmamak için direniyor. 
                  Anne : Merve'ciğim, artık kendi yatağında yatacak kadar büyüdüğünü düşünüyorum. 
                  Anne : Sen kendi yatağında yatmayınca ben geceleri rahat uyuyamıyorum . 
                  Anne : Benimle yatarken aşağı düşeceksin diye korkuyorum. 
                  Anne : Odada tek başına kalmaktan hoşlanmadığını / korktuğunu hissediyorum ( çocuğu konuşturmaya yönelik ben iletisi) 
                  Ben İletileri sonuç vermiyorsa ... 
                  Anne : Derhal odana git ve yat ! ( Etkili Komut ) 
                  Sonuç vermezse ... 
                  Anne : Yatağına yatmadığın için 3 dakika molaya gidiyorsun ! 
                  ...... Mola bitti .Yapılacakları biliyorsunuz. 
                  İncelediğimiz bu iki örnekten sonra değerlendirme yapabilmenizi sağlamak amacıyla size üzerinde düşünebileceğiniz birkaç örnek veriyorum : 
                  - Çocuğunuz ısrarla arkadaşına vuruyor. 
                  - Çocuğunuz caddeye fırlıyor. 
                  - Süpermarkette uygunsuz davranıyor . 
                  - Israrla televizyon izlemek istiyor. 
                  5.2 - ÇOCUĞA TAVİZ VERMEK ... AMA NE KADAR ? 
                  Kuşkusuz hiçbirimiz çocuğumuzun toplumca 'şımarık' olarak tabir ettiğimiz çocuklardan biri olmasını istemeyiz. Hepimiz çocuğumuzu en iyi şekilde yetiştirmek, çocuğumuzun toplumumuzun genel geçer kurallarına uygun hareket etmesini sağlamak ve daha da önemlisi toplum tarafından takdir edilmesini (tabii ki bu takdirler dolaylı da olsa onu yetiştiren bizleredir) sağlamak için çırpınır dururuz. 
                  Toplumun yargılarını, kalıplarını, çevredeki insanların neler diyeceğini vb. kendimiz için bir yana bırakmamız çok zordur. Yıllardır toplum içinde yaşamış insanlar olarak bu yargıları fazla dikkate almazsak toplum tarafından kınanacağımızı, dışlanacağımızı veya yalnız kalacağımızı düşünürüz; bu düşüncenin etkisinde kalarak da önemsediğimiz bir çok şeyden vazgeçer, toplumda kullanmak üzere kendimize maskeler yaratırız. Eşimizin ailesinin yanındayken 'iyi gelin', kendi ailemizin yanındayken 'vefalı,iyi evlat', arkadaşlarımızın yanında 'çok iyi sırdaş', önemli cemiyetlerde 'çok yardımsever insan' vb. türünde rollere girer dururuz.Tabii bunca maske içinde çocuğumuza karşı kullanabileceğimiz uygun bir tane de mutlaka vardır ve bu maske çocuğumuzla kesintisiz, uygun, çocuğun ihtiyacı olan türde ilişki kurmamızı engeller. En önemlisi de; biz böyle şekilden şekile girerken çocuğumuz da bizi izlemektedir ve hatta kendi kendine taklit etmektedir. 
                  Kanaatimce çocuğumuza verdiğimiz tavizlerin temelini de bizim toplum içinde kendimize atfettiğimiz bu maskeler ve toplumdaki yerimizi belirleyen statülerimiz oluşturuyor. Aynı davranış için evde hiçbir yaptırım veya kınama ile karşılaşmayan çocuk; dışarıda, misafirlikte, anne ve babasının arkadaşlarının yanında kınanıp ceza alabiliyor veya evde hoşgörülmeyen davranış için evde ceza alıp toplum içinde hiçbir yaptırımla karşılaşmayabiliyor ve tabii bu durumda çocuk istenmeyen davranışlarını ceza almadığı,kınanmadığı ortamda daha çok sergilemeye başlıyor. 
                  Anne ve baba iyi rolünü sürdürebilmek için, çocuğuna kızmıyor, evde asla yapmadığı şekilde açıklamalara girişiyor ama yine de bu istenmeyen davranışları engelleyemiyor ve o ortamı terkediyor. Eve gelince çocuk gecikmiş olarak cezalandırılıyor ve doğal olarak bu cezanın hiçbir etkisi olmuyor. Şu ana kadar sürekli vurguladığım ve çocuk eğitiminde en önemli kuralı tekrarlamak istiyorum: Çocuk eğitiminde en önemli kural tutarlılıktır. Bir davranış istenmiyorsa evde de, misafirlikte de, büyükanne ve büyükbabanın yanında da istenmemeli ve ortaya çıktığında çocuk uygun bir şekilde karşılığını görmelidir. 
                  Şimdi konuyu daha detaylı inceleyebilmek için çocuğun temel gereksinimlerinde ne kadar taviz verilebileceğine değinmek istiyorum: 
                  YEMEK 
                  Çocuk için en temel ve yaşamsal gereksinim yemektir ve kuşkusuz anne ve babaların sorunları en yoğun yaşadıkları konu budur. Ben okul öncesi dönemde aşırı disiplini çocuk açısından gereksiz buluyorum, ancak herkes gibi çocuk da sınırları olduğunu bilmek zorundadır. Bu sınırların en dikkatli korunması gereken alan da yemektir. Yemek konusunda olağanüstü haller dışında taviz verilmesine kesinlikle karşıyım. Çocuk önüne konan yemeği yemeli ve kesinlikle artık bırakmamalıdır .Bu sadece bir disiplin değil, aynı zamanda beslenme ve dolayısıyla sağlık sorunudur ve çocuk bu konuda uygun kararları verme yetisine sahip değildir. Yemek seçme, yemeğini bitirmeme veya bir büyüğün yemeğini yedirmesini isteme türünden davranışlarla karşılaşmak istemiyorsanız, kendiniz ve çocuğunuz için belirli yemek kurallarınız olmalı ve bunları uygulamalısınız. 
                  Çoğu anne ve baba evde yemek yemeyen ya da yemek yerken binbir türlü zorluk çıkaran çocuğunun nasıl olup da anaokulunda, kreşte yemek artırmadığına, seçmediğine vb. anlam veremez ve merakta kalır. Burada ortaya çıkan daha önce de belirttiğim gibi tutarlılık sorunudur .Okulda yemeğin, oyunun, uykunun saati bellidir ve bu saatlerin dışına çıkılmaz; her gün tüm bunlar aynı şekilde uygulanır ve belirli kurallar vardır, tüm çocuklar da bunlara uymak zorundadır, uyarlar da. Böyle bir ortamda çocuğun kendi istediği gibi bir yemek düzeni oluşturması olanaksızdır ve çaresiz bu oluşmuş düzene uyar. İşte bu yüzden sizin de kurallarınız olması ve bunları uygulamanız önemlidir. Şimdi düzen oluşturmanızda size yardımcı olabilecek bazı kurallardan bahsetmek istiyorum: 
                  Çocuğunuza asla yiyebileceğinden fazla yemek koyup bitirmesi için onu zorlamayın. Her yaş çocuğunun yiyebileceği (aşağı yukarı) belirli bir miktar vardır ve çocuk o kadar yemeği bitirmek zorundadır, isterse daha fazlasını yiyebilir. 
                  Yemek yemek için belirli bir mekan olmalıdır. Çocuğunuzun dolaşarak yemek yemesi hem sizin açınızdan çok yorucu olacak, hem tüm ev kirlenecek, hem de çocuğunuz sofra düzeni nedir bilmeyecek ve her nerede olursa olsun dolaşarak yemek yemek isteyecektir. 
                  Yemeğe başlamadan önce yapılması gerekenleri (ellerini yıkama,dua etme...) belirlemeli ve uygulamalısınız. 
                  Çocuğunuzla birlikte ve aynı yemeği yemelisiniz. Örneğin; o sebze çorbası içerken siz sevmiyorsunuz diye içmezseniz o da sevmediği yemekleri yememek için direnecektir. Aynı şeyleri, aynı zamanda yemeniz yemek kuralları konusunda da çocuğunuza ipuçları verecek, yemek yeme biçiminizi örnek alacaktır. 
                  Ayda 3-4 kez (gün) çocuk belirgin iştahsızlık yaşayabilir; böyle zamanlarda yemek kurallarınızda biraz esneklik gösterebilirsiniz. Yemek yemesi tabii ki önceliklidir, düzeninizi fazla aksatmadan ve ana kuralların dışına çıkmadan hoşgörülü davranabilirsiniz. Örneğin; "Hadi sen başla,yorulunca ben yardım edeceğim" diyebilirsiniz ya da karışık sebze yemeğinin içinden istemediği bir çeşit sebzeyi yememesine göz yumabilirsiniz. 
                  Hastalık gibi biz yetişkin insanları bile çok etkileyen durumlarda tamamen çocuğunuzun istediği gibi davranınız. Yemek zorunda olduğu şeyler dışında (ishalde patates haşlaması gibi...) onu zorlamayınız. 
                  UYKU 
                  Uyku da yemek gibi okul öncesi çağdaki çocuğun temel gereksinimlerinden biridir. Yaş ilerledikçe çocuğun uyku ihtiya cı azalmasına rağmen 6 yaş bitimine kadar çocukların öğle uykusuna yatmalarının son derece yararlı olduğuna inanıyorum. Bu; çocuğun sadece uykusunu alması açısından değil, tüm günün yoğunluğunu taşıyabilmesi için de gereklidir. 
                  Genellikle tüm anne babalar uyku saati geldiğinde "uyku öncesi seramonileri" denen olaylarla karşılaşırlar. Çocuk uykusu geldiği halde binbir bahane uydurarak yatağa gitmekten kaçınır, anne ve babasını yanına ister, sürekli yatma saatini geciktirir, uyurken yanında durulmasını, yanına yatılmasını, elinin okşanmasını ... ister, ayakta sallanmadan uyumaz vb. Bu tür davranışlar sadece okul öncesi dönemde problem olmakla kalmaz, okul döneminde de farklı biçimlerde yoğun olarak etki- sini gösterir. Hiç vakit kaybetmeden bu davranşlara son veril melidir ve bunu yaparken inatlaşmadan açıklama yapılmalı,daha önce değindiğimiz "ben iletileri" ve "mola yöntemi"gibi yöntemlere başvurulmalıdır. 
                  Yetişkin bir insan için sağlıklı uyku süresi 7-8 saat olarak belirlenmiştir. Çocuk için bu süre kuşkusuz daha uzundur. Çeşitli nedenlerle çocuğun uyku süresi her zamankinin altına düştüğünde mutlaka telafi edilmelidir. Eskilerin son derece geçerli bir sözünü unutmayın! Çocuklar uyuyarak ve yıkanarak (banyo yaparak) büyürler. 
                  OYUN 
                  Çocuğun büyümesinde bizlere ayrıntı gibi gözüken oyun; hem fiziksel hem de sosyal gelişimde oldukça büyük rol oynar. Oyun konusuna daha önce ayrıntılı bir şekilde değinmiştik, şimdi çocuğunuz oyun oynarken ona ne kadar taviz verebileceğinizi inceleyelim. 
                  Birlikte bir oyuna dalmışsanız bu oyunun süresi konusunda kısıtlamaya girmemenizi önereceğim, çünkü günümüzde çocuklar anne-babalarıyla pek fazla vakit geçirme ve oyun oynama şansına sahip olamıyorlar. Bırakın yemeğini bir saat geç yiyiversin, sizinle geçirdiği o saat ona fiziksel olmasa da duygusal açıdan çok büyük destek verecektir. Ancak; çocuk tek başına veya bir arkadaşı ile oynarken belirli bir etkinliğin vakti gelmişse mutlaka onu yerine getirmelidir (yemek yemek, uykuya yatmak gibi...) 
                  Çocuk; oynadıktan sonra mutlaka oyuncaklarını toplamalıdır, bunun aksi davranışa kesinlikle müsaade etmemeli ve ortaya çıktığı takdirde uygun şekilde karşılığını vermelisiniz. Oyun; çocuğun gıdasıdır, evet ama, sizin kadar o da bunun kıymetini bilmek zorundadır. Ayrıca çocuğunuzun düzene alışması bakımından da oyuncaklarını toplaması önemlidir. Toplamadığı durumlarla ilgili bilgi için "Mola yöntemi,ben iletileri" bölümlerine bakabilirsiniz. 
                  Çocuk oyuncaklarıyla kırmadan, fırlatmadan ... oynama alışkanlığını edinmelidir. Bunu sağlamak için; fırlattığı oyuncaktan bir kaç günlüğüne mahrum bırakabilirsiniz.Oyuncağı bir süreliğine molaya kaldırabilirsiniz vb. 
                  Oyun çocuğunuza hoşgörünüzün en yoğun olması gereken alandır, bu konuda sadece söylenenleri değil, içinizden gelen sesi de dinlemeniz gereklidir .Hiç bir anne-baba veya eğitimci çocuğu çok sevdiği bir şeyden mahrum bırakmak istemez. 
       
      Alıntıdır..
       

       

      E V R E K A
      • Tüm gönderiler : 8317
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 27.05.2008 00:30:44
      Mola yöntemi işe yaramazsa;
       
      Mola yöntemi çocuğun davranışının değiştirilmesine yardımcı olan etkin bir stratejidir. Ancak anne-babaların sıklıkla düştüğü bazı tuzaklar da mevcuttur.Mola yöntemini etkin bir şekilde kullanmaya gayret ederken aşağıdaki ipuçlarını aklınızda bulundurun:Molayı ne zaman kullanacağınızı iyi bilin.
      Molaya yol açacak davranışları önceden belirleyin ve bunları çocuğunuza söyleyin. Çocuk molayı sakinleşme ve davranışı hakkında düşünme şansı olarak görmelidir. Sakinleşme fırsatı anne-babalar içinde yararlı olabilecektir.Molayı hangi davranışlarda uygulayacağınızı iyi belirleyin.
      Mola görmezden gelinmesi mümkün olmayan saldırgan, zarar verici veya yıkıcı olan ve anında müdahale edilmesi gereken davranışlarda en faydalı olmaktadır.Çocuklar davranışları ve ceza arasındaki bağlantıyı anlayabildiklerinden (vurursam molaya giderim) vurma, ısırma veya eşyaları fırlatma gibi davranışlarda iyi sonuç verir.Mola barışçı bir şekilde sorun çözümlemeyi öğrettiği için saldırgan davranışlarda özellikle faydalı olur. Öfke nöbetleri veya mızıldanma gibi genellikle görmezden gelinmesi mümkün olan, daha az zarar verici davranışlarda mola uygulanması gerekmez ve çoğunlukla fayda da sağlamaz.Söylediğinizde mutlaka uygulayın.
      Tehdit edip uygulamamanız durumunda mola yöntemi işe yaramaz. Kendinizi sürekli olarak hemen durmazsan molaya gideceksin derken buluyor ancak nadiren molaya gönderiyorsanız, çocuğunuz bunun boş bir tehdit olduğunu öğrenmiş demektir. Boş tehditler de davranışın değiştirilmesi açısından hiçbir fayda getirmez. Tutarlı olmanız son derece önemlidir. Bir kez daha yaparsan molaya gideceksin derseniz ve davranış devam ederse, söylediğinizi hemen uygulayın! Ancak, daha önceden hangi davranışların molaya neden olacağını baştan çocuğunuzla konuştuğunuzdan, her zaman önceden uyarı yapmanız gerekli olmayabilir. Mola uygulamaya karar verdiyseniz, hiçbir özür, ağlama ya da pazarlık bu kararınızı değiştirmemelidir.Gerçekten mola verildiğinden emin olun.
      Çocuğunuz moladayken kaç kere su istedi ya da tuvalete gitti? Çocuklar çok akıllıdır ve mola sandalyesinden kalkabildikleri taktirde molanın o kadar da kötü, zor olmadığını hemen çözerler.Mola, gerçekten mola olacak şekilde uygulanmalıdır.
      Çocuğunuz molada kalmayı reddediyorsa, mola süresince arkasında durarak, nazik ancak sıkı bir şekilde omuzlarından tutun. Mola sırasında herhangi bir konuşma veya tartışma yapılmamalıdır. Sadece, örneğin kardeşini ısırdığın için moladasın, mola süresi bitince konuşabiliriz, diyebilirsiniz. Yer seçimini doğru yaptığınızdan emin olun.
      Mola çocuğu en sevdiği faaliyetlerden VE sizin dikkatinizden uzaklaştırdığı için işe yarar. Mola için seçtiğiniz yer oturma odasının ortasındaysa ve çocuğunuz sandalyede oturduğu halde kendisini oturma odasında yaşananların bir parçası olarak hissedebiliyorsa mola ile yaramayacaktır.Mola sandalyesini nereye yerleştirmelisiniz?
      Mola sandalyesinin, boş duvar veya köşeye bakan, televizyonu veya başka kişileri izleyemeyeceği bir yerde durmasını sağlayın.Genellikle sandalye antreye veya bitişik odaya yerleştirilmekte ve böylece anne-baba çocuğu gözlemeye devam edebilmektedir. Daha küçük çocuklar anne-babadan ayrılmakta zorluk yaşayabilmektedir. Bu durumda sandalyeyi sizin bulunduğunuz odaya koyun, ancak çocukla göz temasında bulunmamaya özen gösterin. Mola sandalyesinde otururken hiçbir oyuncak almasına izin vermeyin.Mola süresinin çok fazla olmamasına özen gösterin.
      Molayı çocuğun yaşı kadar dakika boyunca uygulayın. Örneğin 3 yaşındaki bir çocuk için 3 dakika gibi. Bu süreden sonra çocuklar esas olarak neden sandalyede oturduklarını unutmaktadırlar ve dolayısıyla da tekniğin ilgili davranışın değiştirilmesi açısından etkinliği azalmaktadır. Mola süresini tutmak için kurulabilir saatlerden faydalanabilirsiniz. Çocuğunuz objektif bir saate size olduğundan daha fazla itaat edecektir.Molayı geri almayı unutmayın!
      Çocuğunuzun olumlu davranışlarını her zaman ödüllendirin. Örneğin oyuncaklarını paylaşmak veya siz telefon görüşmesi yaparken sessizce beklemek gibi, teşvik etmek istediğiniz bir davranışta bulunduğunda onu methedin.Bol bol fiziksel sevgi gösterin ve her gün en az 10-15 dakikayı onun sevdiği bir faaliyeti birlikte yaparak geçirin. Çocuğunuzun olumsuz davranışları ile değil, olumlu davranışları ile sizin dikkatinizi daha fazla çektiğini anlamasını sağlayın.
       
      Dr. Ayten Erdoğan
      Çocuk ve Ergen Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Uzmanı

       

       

      arzum76
      • Tüm gönderiler : 3697
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: istanbul/beylerbeyi
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 27.05.2008 02:14:30
      Balıklama dalıyorum
       
      Canım eklediklerin çok güzel ve eminim herkesin çok işine yarayacakTeşekkür ederiz şimdiden
       
      Bugünde konuştuğumuz gibi Ben Elif'e genelde kendine zarar vereceği durumlarda çıldırıyorum,mesela geçen hafta annemlere kapılara taktı,koskoca camlı kapıları önce açıp duvara vuruyor sonra kapatıp vuruyor,ne tatlı dil ne güleryüz ne bağırma ısrarla yineliyor,çeşitli cezalar sunuyorum mesela şu arkadaşına götürmem bunu almam v.s. umru değil,alacaksın,götüreceksin hemen ağlama geliyor arkasından,sonra daha çok geriliyoruz,evde de mesela dönme huyu çok var,ama onu asla sehpa yapamayız,olmaz çünküBu yöntemi daha önce defalarca denemeye çalıştım ama Elif asla bıraktığım yerde kalmıyor,değil arkasından ben 5 kişi tutsa yine durmuyor,daha beter hırçınlaşıp ağlıyor,ama hiç umursamazsak,yanımızda ağlayıp ağlayıp bi süre sonra susup özür dileyip ilan-ı aşk ediyorSanırım mola dizimizin dibinde de olabilir di mi
       
      Elifin korkuları var birde bu ara,zaman zaman olağan sanırım ama rüzgardan bile korkuyor mesela,bugün bahçede ellerini yüzüne kapatmış,çamaşır bulaşık makinesi buzdolabı,karanlık,hayvanlar....herşey korku sebebi,bir fikrin var mı?Bu korkular varken onu başka bir odaya yada yere bırakmak zaten yapılacak en kötü şey sanırım.


      arzum76
      • Tüm gönderiler : 3697
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: istanbul/beylerbeyi
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 27.05.2008 02:20:48
      Ay yine döndüm,mesela geçende bu yöntemi uygulamışız yine adını bilmesek te,yine delirtmişti bizi,hemen ardından dışarı çıkmak zorunda kaldık,normalde arabada mutlaka elimi tutar,oturttum koltuğuna,bağladım kemerimi döndüm arkamı,elini uzattı vermiyorum sen beni çok üzdün dedim.Tamam dedi,sonra başlıyor konuşmalar
       
      Anneşim bu ağabalar nereye gidiyor
      ben seninle konuşmuyorum
      babaşım bu ağabalar nereye gidiyor
      bende seninle konuşmuyorum
      evlerine gidiyorlar
      ***
       
      kuruyemişçi gördü
       
      anneşim bana şeker alabilermisiin
      hayır alamam ben seninle konuşmuyorum
      tamam,babaşım bana şeker alabilermisin
      alamam bende seninle konuşmuyorum
      tamam ben kendim alarım
       
      ***
       
      Sonra gel de kıy,mola otomatikman bitiyor


      Ebru_Arda&Nehir
      • Tüm gönderiler : 3903
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: moda-istanbul
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 27.05.2008 10:46:55
      Ben de 1,5 yaş civarı 2 yaş sendromuna girdiğimiz sıralar "Çocuğunuza Sınır Koyma" isimli kitabı okuduğumda mola yöntemini öğrendim ama 1,5 yaş kesinlikle bu yöntemin uygulanabileceği bir yaş değil. Şu an 3 yaşa yaklaştık yeni yeni mola yöntemini uygulayabiliyoruz. Bunda biraz da kreşin faydası var tabi. Çünkü kreşte uygulanan bir yöntem. Ama 3 yaştan önce uygulanması kolay bir yöntem değil en azından benim oğluşum gibi normalde bile poposu yer görmeyen, yerinde duramayan çocuklar için
       
      Benim 2 yaş sendromundaki mola yöntemim kendini yerlere atan Ardayı görmezlikten gelerek tabi göz ucumla takip ederek inatlaşmadan başka odalara girip çıkma yada o odada ki işime devam etmekti. Ardanın yerini değiştirmeye çalışmadım genelde çünkü daha da inatlaşıyor bu sefer ve odasını da mola yönteminde kullanmak istemedim. Odasını çok seviyor oyun , uyku vs.. vakit geçiriyor, soğutmak istemedim.
       
      Ağlamak la ilgili ise "ağlamaya devam edersen ne istersen iste yapmam". "Önce sus sakinleş, istediğin yasak bişey değilse beraber yaparız" annecim diyorum. Bu yöntem çok tuttu. Ağlıyorsa önce gözlerini silip susturuyor kendisini, sonra isteğini söylüyor.
       
      Arzucum Elifin konuşmalarını okuyunca Arda canlandı gözümde 




      E V R E K A
      • Tüm gönderiler : 8317
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 27.05.2008 14:51:54
      Arzucum hırçınlaşıp, aglama gibi durumlarda  davranışlarını görmezden gelebilirsin. Ancak bunu kesinlikle göz kontagı kurmamak şeklinde yapmalısın. Bu süre içerinde davranış şiddetini ve çeşitliliğini artırarak sönme patlaması yaşanır.Yine kesinlikle tepki verilmemesi gerekir.Tabi evde bulunan herkes buna uygun davranmalıdır. Tutarlılık şart
       
      Eger molada beklemek istemezse yine onunla birlikte yanında durarak veya dikilerek bekleyebilirsiniz. Burada sürecin ne oldugunu anlatmak gerekiyor. Fakat süreyi de çok fazla uzatmamak ve yine göz kontagı kurmamak  gerek. 
       
      Korku konusuna gelince;
      Korkuyu çocuk, anne-baba ve yaşadıgı tecrübelerden ögrenir. Eger siz onun korktugu anda, yüz ifadesiyle, jest ve mimiklerle tepki gösterip, uyarılarda bulunursanız, davranışın şiddeti azalacagı yerde artar.
       
      Şöyle bir şey de var. Korku ile fobi birbirinden çok farklıdır. Eger çocuk istemdışı korkusunu belli ediyor ve buna engel olamıyorsa bu fobidir.
       
      Elif'le kurdugunuz iletişimi yeniden gözden geçirin, korkunun altında yatan sebepleri bulmaya çalışın.
       
      Arzucum 2. mesajında ise Elif'e her defasında ''Ben seninle konuşmuyorum'' demek onunla ilgilenmediğiniz degil, aslında ilgilendiğinizi gösteriyor.Burada da bir nevi davranışını pekiştiriyorsunuz. 
       
      Yani davranış sonucundaki uyaranın pekiştirici özellik taşıyıp taşımadığı da göz önünde bulundurulmalıdır.
       
      Ebru; mola yöntemi her yaşta ugulanır.
      Ancak tabiki çocugun yaşına ve bireysel farklılıklarına göre uyarlama yapmak gerekir.
       
      2 yaş döneminde uyguladıgın mola yöntemini, Arda'ya degil kendine yetişkin molası uygulamışsın. 
      Zaten belli zamanlarda yetişkinlerin de molaya ihtiyacı vardır.
       
      Aglamakla ilgili uyguladıgın yöntem ise tepkinin bedelidir.
      Bu yöntemde çocuga verilen pekiştireçler geri çekilir, davranışlarının sonucuna katlanır.Çocugun sebep-sonuç ilişkisi kurması saglanarak, olumsuz davranış degil, olumlu davranış pekiştirilir.
       
      Arzu tepkinin bedelini sen de bir dene bakalım.
       

       

      *bahar*
      • Tüm gönderiler : 4948
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: mutluluğun göbeğinden:)))
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 27.05.2008 15:29:49
      ruhaaan süpersin.çok sağol..ne kadar faydalı bilgiler..emeğine sağlık



      Ebru_Arda&Nehir
      • Tüm gönderiler : 3903
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: moda-istanbul
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 27.05.2008 15:42:24

      Orjinalden alıntı: E V R E K A

       
      2 yaş döneminde uyguladıgın mola yöntemini, Arda'ya degil kendine yetişkin molası uygulamışsın. 
      Zaten belli zamanlarda yetişkinlerin de molaya ihtiyacı vardır.
       

       
      Ruhan bak bunu duymamıştım Yetişkin molası deniyormuş demek. verdiğin bilgiler için teşekkürler




      E V R E K A
      • Tüm gönderiler : 8317
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 27.05.2008 16:34:07

      Orjinalden alıntı: B@H@R

      ruhaaan süpersin.çok sağol..ne kadar faydalı bilgiler..emeğine sağlık

       
      Baharcım faydalı oluyorsam, ne mutlu bana
       
       

        Ruhan bak bunu duymamıştım Yetişkin molası deniyormuş demek. verdiğin bilgiler için teşekkürler


       
      Evet Ebru, yetişkin molası deniyor
       

       

      esvo
      • Tüm gönderiler : 2147
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: İstanbul
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 27.05.2008 17:57:23
      Ruhan'cığım,bu bizim uyguladığımız bir yöntem fakat asıl önemlisi ben sana şaşırıyorum canım.Ben sadece Ayşe ile ilgilenerek bile günü yetiştiremezken,sen bir de bunları aktarıyorsun buraya.Ben bayılıyorum senin gibi kadınlara...gerçekten.Ben vaktim olsa bile büyük ihtimalle üşenirdim.Amaa,senin gibi kadın-anneler olmasa benim gibi kadın-anneler nasıl öğrenecekler bazı şeyleri.
      Emeğine sağlık hayatım.
      Seni ve Kaan Arda'yı öpüyorum.
      Sevgiler.



      İNSANLARI İNANDIKLARINDAN VAZGEÇİRMEK,ONLARI BİR ŞEYE İNANDIRMAKTAN DAHA ZORDUR
      Hz.Muhammed

      zumra buyurken
      • Tüm gönderiler : 9598
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: Üyelik 2004
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 27.05.2008 18:17:15

      Orjinalden alıntı: arzum76

      Ay yine döndüm,mesela geçende bu yöntemi uygulamışız yine adını bilmesek te,yine delirtmişti bizi,hemen ardından dışarı çıkmak zorunda kaldık,normalde arabada mutlaka elimi tutar,oturttum koltuğuna,bağladım kemerimi döndüm arkamı,elini uzattı vermiyorum sen beni çok üzdün dedim.Tamam dedi,sonra başlıyor konuşmalar

      Anneşim bu ağabalar nereye gidiyor
      ben seninle konuşmuyorum
      babaşım bu ağabalar nereye gidiyor
      bende seninle konuşmuyorum
      evlerine gidiyorlar
      ***

      kuruyemişçi gördü

      anneşim bana şeker alabilermisiin
      hayır alamam ben seninle konuşmuyorum
      tamam,babaşım bana şeker alabilermisin
      alamam bende seninle konuşmuyorum
      tamam ben kendim alarım

      ***

      Sonra gel de kıy,mola otomatikman bitiyor

       
      oyy ben de kıyamazdım sanırım maşallah ne güzel konuşuyorrr
       
      bu arada 6 ay bebeğine ne yöntemler var
       


      jandan
      • Tüm gönderiler : 11164
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: A N K A R A
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 27.05.2008 18:25:40
      ruhanım döktürmüşsün..
       
      keyifle okudum..
       
      nede olsa 1 sene sonra lazım olacak
       
      teşekkürler..

      BalBöceği_Annemicino
      • Tüm gönderiler : 8498
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: karlar diyarı:)
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 27.05.2008 19:27:01
      handanda da başladı bu 2 yaş sendromu..bazen ne istediğini gerçekten bilmiyorum,birden sinirleniyo,bişilere kızıyo,soruyorum,ne oldu,ne istiyorsun..cevap yok..yerine beni tırmalıyo,vuruyo ki yakın zamana kadar vurmayı bilmezdi handan..sakin sayılabilecek bi çocuktu..
      bazen de bişi tutturuyo..mesela bu aralar dondurma..çığlık çığlığa ağlıyo..ben de deniyomuşum meğer bu mola yöntemini..dondurma yok annecim,bitti,diyorum..ve hatta oyalamaya çalışıyorum..dondurma olsa nasıl yerdik handan..ham ham falan..baktım olmuyo..hiç aldırış etmiyorum,o ağlıyo dakikalarca..sonra susuyo..tabii bu arada benim yüz göz çiziliyo falan..hatta şu an suratımda yaralar var..kızımdan hatıralar
      bi de bu sabah uykulu,donurma istiyo,daha gözler açılmamış
       



      arzum76
      • Tüm gönderiler : 3697
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: istanbul/beylerbeyi
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 27.05.2008 21:32:29
      Ruhancım tepkinin bedelini denemenin bedeli ağır olursa valla kaldıramam bu günün gayet iyiydik akşam saat 7 den sonra olanlar beni kasım kasım kasmaya yettiElif emziği bıraktıktan sonra öğle uykusunu da bıraktı nerdeyse,direniyor,akşam 7  de sarhoş olarak gezmeye başlıyor bu sarhoşluk sonucu iki kazayla bitti,yanağı şişti ve mosmor,ayak bileği şişti ve yaralandı,sonra evde tekrar düşüp elektrik süpürgesine ağzını vurup dudağını patlattı dişiyle
       
      Bu tepkinin bedeli bu yazının neresinde valla göremedim,dün okudum ama tamamını
       
      Elife niye konuşmuyorum diyoruz biliyor musun,ay bayıltana kadar tekrar ediyor yoksainan en az 10 kere aynı şeyi tekrar edebiliyor tepki vermezsen çıkıp camdan yangın var diye bağırman lazım be yavrum
       
      Korku meselesine gelince bu birden ortaya çıktı yani 5-6 ay önce yine vardı ama sonra unutmuştu,şimdi makine su alırken kaçacak delik arıyor,tuttum elinde gösterdim bak içi su doluyor diye,sonra bugün balkondayken bahçede çim makinası çalıştı hemen panik oldu,aldım gösterdim,anlattım,yani biz tepki vermezsek o panikle kesin düşecek öyle kaçıyor bulunduğu yerden,mesela bugün balkonda yakalamasam kapıdan içeri girmesi ile yere yapışacaktı,bir süre daha bakalım bakalım ne olacak


      E V R E K A
      • Tüm gönderiler : 8317
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 27.05.2008 23:38:49

      Orjinalden alıntı: esvo

      Ruhan'cığım,bu bizim uyguladığımız bir yöntem fakat asıl önemlisi ben sana şaşırıyorum canım.Ben sadece Ayşe ile ilgilenerek bile günü yetiştiremezken,sen bir de bunları aktarıyorsun buraya.Ben bayılıyorum senin gibi kadınlara...gerçekten.Ben vaktim olsa bile büyük ihtimalle üşenirdim.Amaa,senin gibi kadın-anneler olmasa benim gibi kadın-anneler nasıl öğrenecekler bazı şeyleri.
      Emeğine sağlık hayatım.
      Seni ve Kaan Arda'yı öpüyorum.
      Sevgiler.


      Serapcım bilgi paylaşıldıkça güzeldir
      Güzel sözlerin için de teşekkür ederim.
      Ben de seni ve boncuk Ayşe'yi öpüyorum
       

        ruhanım döktürmüşsün..
       
      keyifle okudum..
       
      nede olsa 1 sene sonra lazım olacak
       
      teşekkürler..



      Candancım elimden geldiğince yardımcı oluyorum.
      Teşekkür ederim
      Seneye bu zamanlar yandın sen
       

        handanda da başladı bu 2 yaş sendromu..bazen ne istediğini gerçekten bilmiyorum,birden sinirleniyo,bişilere kızıyo,soruyorum,ne oldu,ne istiyorsun..cevap yok..yerine beni tırmalıyo,vuruyo ki yakın zamana kadar vurmayı bilmezdi handan..sakin sayılabilecek bi çocuktu..
      bazen de bişi tutturuyo..mesela bu aralar dondurma..çığlık çığlığa ağlıyo..ben de deniyomuşum meğer bu mola yöntemini..dondurma yok annecim,bitti,diyorum..ve hatta oyalamaya çalışıyorum..dondurma olsa nasıl yerdik handan..ham ham falan..baktım olmuyo..hiç aldırış etmiyorum,o ağlıyo dakikalarca..sonra susuyo..tabii bu arada benim yüz göz çiziliyo falan..hatta şu an suratımda yaralar var..kızımdan hatıralar
      bi de bu sabah uykulu,donurma istiyo,daha gözler açılmamış



      Gönülcüm  senin uyguladıgın sönme yani görmezden gelme, mola degil
       

        Ruhancım tepkinin bedelini denemenin bedeli ağır olursa valla kaldıramam bu günün gayet iyiydik akşam saat 7 den sonra olanlar beni kasım kasım kasmaya yettiElif emziği bıraktıktan sonra öğle uykusunu da bıraktı nerdeyse,direniyor,akşam 7  de sarhoş olarak gezmeye başlıyor bu sarhoşluk sonucu iki kazayla bitti,yanağı şişti ve mosmor,ayak bileği şişti ve yaralandı,sonra evde tekrar düşüp elektrik süpürgesine ağzını vurup dudağını patlattı dişiyle

      Bu tepkinin bedeli bu yazının neresinde valla göremedim,dün okudum ama tamamını

      Elife niye konuşmuyorum diyoruz biliyor musun,ay bayıltana kadar tekrar ediyor yoksainan en az 10 kere aynı şeyi tekrar edebiliyor tepki vermezsen çıkıp camdan yangın var diye bağırman lazım be yavrum

      Korku meselesine gelince bu birden ortaya çıktı yani 5-6 ay önce yine vardı ama sonra unutmuştu,şimdi makine su alırken kaçacak delik arıyor,tuttum elinde gösterdim bak içi su doluyor diye,sonra bugün balkondayken bahçede çim makinası çalıştı hemen panik oldu,aldım gösterdim,anlattım,yani biz tepki vermezsek o panikle kesin düşecek öyle kaçıyor bulunduğu yerden,mesela bugün balkonda yakalamasam kapıdan içeri girmesi ile yere yapışacaktı,bir süre daha bakalım bakalım ne olacak



      Arzucum öncelikle çok geçmiş olsun canım ya
       
      Elif'in şu dönemki huysuzlugu  büyük ihtimalle emziği ve gündüz uykusunu bıraktıgı için. Gündüz uykusu çok önemli, dinlenemeyince de sersemliyor.
      Emziği bir süre sonra unutur ama ne yap et gündüz uyumasını sagla. Çünkü 3 yaşa kadar gündüz uykusu beyin gelişimi açısından çok önemli...
       
      Anladıgım kadarıyla Elif yüksek sesten  korkuyor.
      Yani bunlar geçici korkular.
       
      Çocuk büyütürken en önemli şey,  yaptıgı davranışa bakmak degil, o davranışı yapmasına neden olan duyguya bakmak önemlidir.
       
      Yaşa göre  çocukların korkularını şu şekilde sınıflandırabiliriz:
       
      2 Yaş: En çok seslerle ilgili korkular söz konusu... Özellikle tren, kamyon, gökgürültüsü, sifonun çekilmesi, elektrik süpürgesinin çıkardığı sesler... Karanlık, büyük eşyalar, koyu renk eşyalar ve şapkalar da korku unsuru bu yaştaki çocuklar için...

      2.5 Yaş: Oyuncağın veya yatağın yer değiştirmesi, annenin uykuya geçişte yanından ayrılması, birinin yan kapıdan girmesi gibi alışa gelmişin dışında yapılan hareketler çocuğu korkutabilir.

      3 Yaş: En çok görsel korkular; karanlık, hayvan, polis, anne babanın gece sokağa çıkması...

      4 Yaş: Yine seslerle ilgili korkular, özellikle motor gürültüsü. Ayrıca karanlık, yabani hayvanlar, annenin evden ayrılışı...

      5 Yaş: Fazla korkulu bir yaş değil. Daha çok görsel korkular olabilir. Ayrıca daha somut korkular, düşme, bir yerini incitme gibi...

      6 yaş: Çok korkulu bir yaş. Özellikle seslerle ilgili. Kapı zili, telefon, böcek veya kuş sesi. Hayalet, cadı korkusu, yatak altında birinin saklanabileceği korkusu. Su, ateş, fırtına, anneyi eve gelince bulamama korkusu.

      7 yaş: Karanlık, bodrum, tavanarası korkusu. Gölgeleri hayalet, cadı gibi algılama. Okuduklarından, televizyondan, sinemada gördüklerinden fazlasıyla etkilenme, endişelenme.

      8- 9 Yaş: Endişe ve korkular daha az. Sudan ve karanlıktan daha az korku. Daha gerçekçi korkular var. Mesela bir şeyi yapamamak, okulda başarısızlık gibi kişisel endişeler.
       
      Tepkinin bedeli yönetmine gelince; öyle agır bir şey olmayacak
      Tepkinin bedeli, uygun olmayan davranışı izleyen biçimde, elde ettiği ödüllerin geriye alınmasıdır.
      Sadece sevdiği bir oyuncak yada etkinlikten bir süre mahrum bırakma şeklinde uygulanır.
       
      Mesela; uygun olmayan davranış sonucunda ''Bugün sen ............. yaptıgın için parka gitmeyecez, dışarı çıkmayacagız, ya da ......... oyuncagınla oynayamazsın şeklinde...



      <mesaj tarafından düzenlendi E V R E K A on 27.05.2008 23:44:38>
       

       

      BalBöceği_Annemicino
      • Tüm gönderiler : 8498
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: karlar diyarı:)
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 28.05.2008 15:18:32

      Gönülcüm senin uyguladıgın sönme yani görmezden gelme, mola degil

      konuyu neresinden okuduysam artık
      ama ben sönerken mola da vermiş oluyorum kendime
       



      M+S=B
      • Tüm gönderiler : 1243
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: edirne'den çok uzakta...
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 28.05.2008 15:37:48
      süppersin be ruhancım yine.ilaç gibi geldin vallabu sıralar afacan olan oğlum iyice afacanlık ötesine geçti.resmen konuşmadan emirler yağdırıyo özellikle banaevde karıştırılmadık yer bırakmıyo valla.mama sandaliyesinden bile nefret eder hale geldim artık tepsisini çıkarıp seyyar merdiven niyetine kullanıyo.bi dakka oturduğumu görse zorla elimden tutup kaldırıyor istediği yere götürüyor istediği şeyi gösteriyor-ver bana-der gibi vermezsem kendini resmen yerden yere vuruyor.hiç bi şey olmamış gibi tekrar yerime oturuyorum bu sefer ellerimi kollarımın altına saklıyorum kuş gibi tepeme tüneyip bağıra çağıra,saçlarımı yolarak ellerimi vermem konusunda diretiyor.yine yapmazsam eline geçen herşeyi savuruyor ortalığa,gidiyor fayansların üstüne uzanıyor soğuk yainan bu olay belki 10 kere kısırdöngü niteliğinde devam ediyor.10 dk bıraksam o soğuk fayanslarda yatıyor.mecburen müdahale ediyorum.yazıların gösterdiğim tepkileri bi daha gözden geçirmem gerektiğini gösterdi ruhancım çok sağol.seni de kaan ardayı çok öpüyorum

      2002
      • Tüm gönderiler : 1133
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 28.05.2008 16:55:35
      Ruhan Hanım, bende bir şey sormak istiyorum izninizle,,
       
      benim kızım 5.5 yaşında,, yaklaşık bir aydan beri inanılmaz korkuları oluştu,, karşıdan karşıya geçmeye bile korkar hale geldi,,apartmanda tıkırtı olsa, yada dışardan sesler gelse, yanıma gelip "anne sende duyuyor musun bu sesleri" diyor,, duyuyorum diyorum,,ne sesi diyor,,açıklıyorum,, geçen gün komşular holde konuşuyor, yine yanıma geldi "duyuyor musun insan seslerini" dedi,,bende duymuyorum dedim,, kapının yanına götürdü beni "şimdi duyuyorsundur herhalde" dedi,, evet duydum dedim,, ne dedi,, dışarda konuşuyorlar dedim,, aç kapıyı dedi,, açtık, baktık v.s..
       
      bir asansör korkumuz var ki aman aman,, üç yaş gibi asansörde kalmıştık biz,,onu o yaştan beri atamadı üstünden ama bu aralar korku değil fobi haline döndü,,
       
      evden çıkacağımız zaman asarsöre binmek çok stres yaratıyor onda,, anne biz hiç merdivenlerden inip çıkmıyoruz, biraz da merdivenden çıksak gibi beni deneyici şeyler söylüyor, ben katımızın çok yüksek olduğunu, asansörle çıkmanın bizi evimize daha çabuk ulaştıracağını ve yormayacağını söylüyorum,,tamam diyor,, ama bu tamamen fobi artık,,asansöre bizden sonra binen birileri oluyor, onlarla pazarlık yapıyor, kapıyı önce siz mi açacaksınız, ben mi açıcam, annem açsın, siz arkaya gidin, biz öne geçelim,,insanlar bilmedikleri için çocukta ki bu fobiyi anlayamıyorlar,,,
       
      bunu göndereyim, biraz daha yazacağım,,
      "seni çok seviyorum anneciğim"28.04.2008/19.30

      2002
      • Tüm gönderiler : 1133
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 28.05.2008 17:01:24
      acaba bu korkuyu okulda tetikleyen bir şey mi oldu diye aklım kurcalandı,, bir gün doğacım dedim, biz seninle en samimi iki arkadaşız dedim,, bütün sırlarını benimle paylaşabilirsin, üzüntülerini, sevinçlerini, herşey paylaştıkça güzel olur,, samimi arkadaşlar herşeylerini birbirine anlatır dedim,, şimdi söyle bakalım bana dedim, okulda asansörle ilgili bir şey mi oldu, asansörde mi kaldınız, neden bu kadar korkuyorsun dedim,, bana "bu konuda seninle samimi arkadaş olmak istemiyorum dedi bana" o günden beri üstüne gitmiyorum,,ama bu fobimiz feci halde devam ediyor,, ne yapmamız gerek yada benim aklımı kurcalayan bu konuda ağzından nasıl laf alabilirim
      "seni çok seviyorum anneciğim"28.04.2008/19.30

      E V R E K A
      • Tüm gönderiler : 8317
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 28.05.2008 23:09:14

      Orjinalden alıntı: M+S=B

      yazıların gösterdiğim tepkileri bi daha gözden geçirmem gerektiğini gösterdi ruhancım çok sağol.seni de kaan ardayı çok öpüyorum


      Semracım umarım faydalı oluyordur.
       
      Amaç, çocuklarımızı suçlamaktan çok, kendimize özeleştiri yapmak ve onları olabildiğince anlamak olmalıdır.
       
      Ben de Burak'ı ve seni kocaman öpüyorum
       

      Ruhan Hanım, bende bir şey sormak istiyorum izninizle,,

      benim kızım 5.5 yaşında,, yaklaşık bir aydan beri inanılmaz korkuları oluştu,, karşıdan karşıya geçmeye bile korkar hale geldi,,apartmanda tıkırtı olsa, yada dışardan sesler gelse, yanıma gelip "anne sende duyuyor musun bu sesleri" diyor,, duyuyorum diyorum,,ne sesi diyor,,açıklıyorum,, geçen gün komşular holde konuşuyor, yine yanıma geldi "duyuyor musun insan seslerini" dedi,,bende duymuyorum dedim,, kapının yanına götürdü beni "şimdi duyuyorsundur herhalde" dedi,, evet duydum dedim,, ne dedi,, dışarda konuşuyorlar dedim,, aç kapıyı dedi,, açtık, baktık v.s..

      bir asansör korkumuz var ki aman aman,, üç yaş gibi asansörde kalmıştık biz,,onu o yaştan beri atamadı üstünden ama bu aralar korku değil fobi haline döndü,,

      evden çıkacağımız zaman asarsöre binmek çok stres yaratıyor onda,, anne biz hiç merdivenlerden inip çıkmıyoruz, biraz da merdivenden çıksak gibi beni deneyici şeyler söylüyor, ben katımızın çok yüksek olduğunu, asansörle çıkmanın bizi evimize daha çabuk ulaştıracağını ve yormayacağını söylüyorum,,tamam diyor,, ama bu tamamen fobi artık,,asansöre bizden sonra binen birileri oluyor, onlarla pazarlık yapıyor, kapıyı önce siz mi açacaksınız, ben mi açıcam, annem açsın, siz arkaya gidin, biz öne geçelim,,insanlar bilmedikleri için çocukta ki bu fobiyi anlayamıyorlar,,,   


      Merhaba Çağla Hanım;
       
      Sorunuza yine bildiklerim ölçüsünde cevap vereyim.
       
      Öncelikle çocukların korkularının fobiye dönüşmesi için, kaçınma davranışının arkadaş ortamında veya okulda bir bozulmaya neden olmuş olması gerekir.
       
      Yani ben de sizin mesajınızdan okulda kızınızın bu korkusunu tetikleyen bir şeylerin varlıgı oldugu kanısındayım.Böyle bir durum olup-olmadıgı hakkında arkadaşları ve ögretmeni ile görüşmenizi öneririm.
       
      Sizinle konuşmamasının sebebi de büyük ihtimalle gülünç duruma düşecegini hissetmesinden kaynaklanıyor.Ona destek verin ve ben dilini kullanarak, suçlamadan konuşturmaya çalışın.Mesela daha önceden de korktugu bir şeyi örnek vererek, sen küçükken de ...... 'dan korkuyordun ama şimdi geçti şeklinde korkularını yenebilecegini gösterin.
       
      Ancak ben yine de asansör korkusunun fobiye dönüştüğünü düşünmüyorum.
      Çünkü korktugu halde asansöre biniyor. 
      Öyle olsaydı asla binmezdi, binse bile terleme, bayılma, çarpıntı vs. gibi durumlar sözkonusu olurdu.
       
      Yine söylemeden geçemeyecegim. Daha önce dediğim gibi çocuklara korkuyu aslında bizler ögretiyoruz.
      3 yaş civarında asansörde kaldıgınız zaman siz panik yaptıysanız, orada kapalı kalmanın korkulacak bir durum oldugu mesajını vermişsiniz. Buna Klastrofobi ( kapalı alan korkusu ) denir.
       
      Kızınızı çok cesaretli. Korktugu halde korkusuyla yüzleşmekten kaçınmıyor. Bu çok büyük bir avatanj.
      Siz de aynen verdiğiniz ses örnegindeki gibi ona yardımcı olun.
       
      Eger şimdi önleminizi almazsanız 20 yaş civarında bu korkusu, tam bir sosyal fobiye dönüşmüş olacaktır...

      Bu konuda bir uzmandan da yardım alabilirsiniz.

      Sevgiler
      <mesaj tarafından düzenlendi E V R E K A on 29.05.2008 00:19:56>
       

       

      bastet
      • Tüm gönderiler : 1997
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 29.05.2008 10:43:25
      Ruhancığımm süpersin sen[sm=kiss.gif] mola yöntemini detaylı olarak biliyorum ama daha uygulamayı düşünmedim ben sadece 1 kez 3 dk uyguladım Doğaya koltukta oturdu 3 dk bile zor dayandı ama oturttuk ağlamadı ,sadece arada inmek istediğinde molada olduğunu hatırlattık, yaptığı yanlış hareketten dolayı. 
      Çocuklarla çok fazla iletişim sorunu yaşamıyoruz. Onlar artık hayır'ın hayır olduğunu öğrendiler ama 1.5 yıl kabustu her anlamda. yapılmayacakları arada test ediyorlar ama aynı tepkiyi alınca uzatmıyorlar. zaten yapılmayacak listemiz 3-4 maddeden oluşuyor. kendilerine zarar verdikleri yada verebilme ihtimali olan şeyler.
      Bizde o "anı" kurtarmak adına yapılan çocuk kandırmaları aslaa yok. En nefret ettiğim şey. Masumca dede,anneanne vb yaptığında da çok tepki veriyoruz. Mesela dün geCe öykü yemek yemedi anneannesi yersen hala gelecek dedi bunun gibi. hemen el koyuyoruz asla izin vermiyoruz . Geçenlerde çocukları aldım kreşten biri gelmek istemedi oradaki ahçı annen parka götürecekmiş sizi dedi müdahale de edemedim o an. Oysa acele eve dönmek zorundaydık ama  mecburen parka gittik yalan söylenmiş olmasın diye. 
      dolayısı ile hep tutarlı davrandığımız için şimdilik dediklerimizi dinliyorlar mesela istedikleri birşeyi "şimdi olmaz ama şundan sonra yapabiliriz" dediğim de genelde sorun çıkmıyor ve mutlaka onlar hatırlamasa bile sonradan dediklerini yapıyorum ama.

      Diğer uyguladığım yöntemde ceza yöntemi 2 kez uyarıyoruz 3 . de tekrarlanırsa uyarı aldığı şey ile ilintili net saati olan bir mahrumiyet yaşıyorlar.
      Mesela su'larını büyük cam bardaklardan içerler.su bardaklarını alıp masalarına götürürler ve oturarak içerler. bir süre sonra tabi oynamaya başlayıp bardakları yere atarlar. Eğer bardağı yere atarlarsa büyük bardaktan bir gün süre ile su içemeyeceklerini söylüyorum ve tabi test etmek için anında atıyorlar hiç sesimi yükseltmeden ve müdahale etmeden tekrarlıyorum " bardağı yere bir daha atarsanız almak zorundayım" diye yine atıyorlar tabi ve bende hiç konuşmadan tepki vermeden yavaşça kalkıp bardağı alıyorum mutfağa götürüyorum . hemen peşimden gelip "su ver" diyorlar bende veriyorum ama küçük bardak ile  tabi ağlamaya başlıyorlar "bu küçük" ," küçük bu" diyerek. "evet küçük ama bugün büyük bardağı yere attığınız için küçük ile içeceksiniz " diyorum genelde onuda yere atıyorlar kızıp bende gayet sakin yerden alıp "bir daha atarsanız o zaman plastik bardak veririm bunu da alıp"diyorum. sinirlenip gidiyorlar tabi ilk yaptığımızda mutlaka ağlayıp tuturuyorlardı ama artık naparlarsa yapsınlar sözümüzden dönmediğimizi öğrendiler 
      <mesaj tarafından düzenlendi Bastet on 29.05.2008 11:31:04>

      bastet
      • Tüm gönderiler : 1997
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 29.05.2008 10:52:02

       
      ne uzun yazmışım asıl amacım sana bir soru sormaktı
       
      canım aslında psikiyatrisimiz ile görüşeceğiz bu konuyu önümüzde ki ay sorun şu kızların ikiside babalarına çok kötü davranıyorlar şu sıralar. yanlarında istemiyorlar onu , asla kucağına gitmek istemiyorlar( o an için çıkarları yok ise), öperse kızıyorlar , elini tutmuyorlar vs... ve bu duurum ikimizide özellikle eşimi çok üzüyor beni de çoook yoruyor tahmin edebileceğiniz gibi ikisine yetmem mümkün değil tek başıma kucağımda 30 kg ile dolaşıyorum . üstelik kucağımdayken birbirlerinide istemiyorlar.
      neden acaba? benim kızlarım babalarına inanılmaz düşkündü hele Doğa geceleri baba baba diye ağlardı , babası 1 sn onu kucağından indiremezdi heran birlikteydile. 2-3 yaş anneye dönüş yaşı biliyorum ama bu kadra kesin dönüş olur mu yaaa birde hasan yani eşim çok çok düşkündür kızlarına mesela altlarını hep o açar, o giydirir,yedirir , sürekli oyun oynar onlarla . yani benim yaptığımdan fazlasını yapar. davranışlarımız zaten paralel birbirine yani aynı anda aynı tepkiler veririz kızlara. neden bilmiyorum birimizn hayırı diğerininde mutlaka hayırıdır. anlamadım gitti
      bir fikrin var mı ? 

      eylüldeizmir
      • Tüm gönderiler : 1272
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 29.05.2008 11:23:05
      Ruhan öncelikle vait ayirip bizi bilgilendirdigin icin kendi adima cok tesekkür ederim.. Her zaman vakit bulamasam da yazdiklarini iyice okumaya calisiyorum.. Cocuklarimizin yaslarinn yakin olmasi ve senin tecrübelerin fikren bana cok faydali oluyor..
       
      Biz bu mola yöntemini bir süredir uyguluyoruz.. Malum artik 2 yas sendromuna girdiler.. Arda Ege´de hareketli bir cocuk ama yöntemin -simdilik- ise yaradigini görüyorum, gelecek neler getirir bilemem.. Ben biraz sabirsiz bir insanim ama Arda Ege icin kendimi egitiyorum resmen.. Ben sinirli ve telasli olursam O da daha fazla sekilde tepkili oluyor cünkü.. Mesela sokakta elimi tutmak istemiyorsa aglamasina bakmadan, kendini kasmasina ragmen sakin davranarak arabasina oturtup bagliyorum.. Baslarda cok kizdi ama simdi 1 dk yi bulmuyor susmasi, duruma alisti yani.. Funda´nin dedigi gibi herseyi anliyorlar, bir süre sonra baglantiyi kuruyorlar ve cok tepki göstermemeye basliyorlar.. Evde veya babannesinde eger hareketlilik, tutturma krizine girerse bulundugumuz evin koridorunda oturtuyorum, evimizde de yine koridorda sakinlesinceye dek oturmasini sagliyorum.. Odada ceza yada mola verilmemesi gerektigini okumustum bende.. Allahtan cevremdekiler alistilar, eger ´aaa yapma yazik´ falan derseler, baska bir yöntemin daha üzücü olacagini bir de onlara anlatiyorum ve hakikatten görüyorlar ki bu oglumu biraz sakinlestiriyor..
       
      Bunun disinda korku olayi bizde de var.. Zil calinca mesela patinaj yapa yapa kacacak delik ariyor..  Söyletrken komik ama ´korkma, korkma´ diye diye kaciyor.. Ben ´korkma diyorum ya´ O da aklinca kendini teselli ediyor ama kaciyor da..  Televizyonda vs. biseyden korktuysa ellerini yüzüne kapatip parmak arasindan bakiyor,´annesi kapat´ diyor.. Ki bizimle televizyon izlemedigi icin bu herhangi bir cizgi filmdeki herhangi bi sahnede de korkacak bir sey bulabiliyor.. Bu bir bebegin aniden ciglik atmasinda da yasanabiliyor hic beklemedigi anda birinin anahtarla kapiyi acmasinda da.. Ben de olay ne ise anlayacagi sekilde acikliyorum ama bu aciklama esnasinda muhakkak ´korkma oglum´ kelimesinin gectigi oluyor.. Bu dönem gecici midir ve konunun üzerine gidip aciklama mi yapmali, konuyu hemen kapatmali mi? Vakit ayirip yazdigin icin tekrar tesekkürler simdiden..
      ELIF & ARDA EGE


      2002
      • Tüm gönderiler : 1133
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 29.05.2008 11:58:24
      Ruhan Hanım, çok teşekkürler. gerçekten çok yararlı bilgiler edindim..
       
      asansöre bindiğimizde bayılma etme yok çok şükür ama çarpıntı, telaş, panik var,, aslında üç yaşında asansörde kaldığımızda ben panik yapmamıştım, sağolsun babam olayı abarttı,, biz bile korkmuştuk yani babamın telaşından
       
      bu aralar dediğim gibi korkular had safhada,, her türden var,,,
       
      aklıma geldikçe yazarım yine, çok teşekkürler,,
       
      sevgiler,
      "seni çok seviyorum anneciğim"28.04.2008/19.30

      E V R E K A
      • Tüm gönderiler : 8317
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 29.05.2008 14:23:51
      Arkadaşlar şu an vaktim çok az. Birazdan Kaan'ı kreşten almaya gidecegim.
       
      Akşam detaylı olarak cevap verebilirim
       
      Güzel sözleriniz için de teşekkür ederim
       

       

      E B R U L İ M
      • Tüm gönderiler : 4180
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 29.05.2008 14:43:30
      Henüz erken kızım için ama ilgi ile okudum... Çok teşekkürler...
       
      Benim bir arkadaşım, mola yöntemi ile hiçbir yol kaydedemediğinden, daha farklı bir yöntem kullanmıştı... Kendisi Amerika'da bulduğu bir kitaptan bu yöntemi öğrendiğinden bahsetmişti... Kitabın adını ve yöntemi tam olarak öğrenirim sizler için...
       
      Yöntemin ana fikri şu şekilde kalmış aklımda:
      Çocuklarımız, bahsedilen hareketleri yaptıklarında, sadece sarılın ona; okşayın ve sakinleştirin. Hareketinden hiç bahsetmeyin... Sonra 1-2 saat geçtikten sonra, o ve siz sakin iken konuşun.. Hareketinin neden yanlış olduğundan bahsedin... Onu, hareketini doğru bulup bulmadığı konusunda konuşturun.
       
      Yani kendinizi de çocuğunuzu da sarılarak okşayarak sakinleştirin ve sonra ana konuya geçin demişti arkadaşım.. Bu yöntem ile biraz yol alabildiğinden bahsetmişti...
       
      Dediğim gibi: yöntemin adı vs. ile ilgili bilgi alacağım kendisinden...
       
       

      Ebru_Arda&Nehir
      • Tüm gönderiler : 3903
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: moda-istanbul
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 29.05.2008 15:09:08
      Ruhancım bugün başıma gelen bir olayı yazayım
       
      Sabah bir kez daha Ardanın herşeyi bilinçli yaptığını anladımSabah hava rüzgarlı olduğundan Ardaya giymesi için polar çıkardım. Yok efendim kaban giyecekmiş öyle gidecekmiş. Oğlum o kadar soğu dedim dinletemedim. Bu giyilecek dedim. Başladı ağlamaya. Bende bıraktım kendi haline gittim yattım 10 dakika falan ağladı. Aklıma vitaminleri geldi. Kalktım vitaminlerini içirmek için. Oğlum gel vitamin vericem dedim. Ben daha özür dilemedim dediOlsun ben de senle konuşmuyorum küsüm ama içmen lazım dedim. Özür diliyim de öyle içir dedi. Kopuyodum az kalsın zor tuttum kendimi. Ee dedim ne zaman özür diliceksin o zamanKapıdan çıkarken dilicem ozaman verirsin vitaminleri demezmi Bunlar herşeyi bilinçli yapıyolar valla kaprisi bile planlı adamın. Barışma süresini de belirlemişş
       
      Bir kez daha anladım ki sınırlarımız öğrenseler bile bilinçli olarak denemeye devam ediorlar




      E V R E K A
      • Tüm gönderiler : 8317
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 29.05.2008 23:04:47
      Evettttt, geldim ve nihayet yazabiliyorum
       
      Fundacım çocuk eğitiminde sihirli kelime tutarlılık.
      Bu konuda eşini ve seni tebrik ediyorum.
       
      Bardak olayınız da ayrıca çok hoş
       
      Canım, çocuklar çok hassastır. Bazen bir bakış, hafif bir ses yükseltme dahi onlar da derin yaralar açabilir. Belki farkında olmadan babaları ile iletişimlerinde böyle bir yaşantı sözkonusu olabilir.
       
      Şöyle bir önerim olacak: Baba yanlarında degilken, üçünüz bir oyun kurun. Yönergeleri sen ver. Mesela Doga anne rolünü, Öykü de baba rolünü üstlensin. Doga'ya anne ne diyor, nasıl bakıyor, neler söylüyor, Öykü'ye de baba ne diyor, nasıl bakıyor, neler söylüyor diyerek onların rollerini canlardırmalarına yardımcı ol. Daha sonra roller yine degişsinler. Bu defa Doga baba rolünü, Öykü de anne rolünü üstlensin.
      Her iki durumda da mutlaka birinde bir ipucu yakalayacaksın. Ya bir cümle, ya da bir bakış..
       
      Aslında en güzel resimlerle ifade ederler ama şu an karalama aşamasındalar. Pek uygun degil şu an için...
       
      Yalnız son zamanlarda babadan ayrı kalma durumu sözkonusu  oldu mu?
      Bunun da etkisi olabilir...
       
       
      Elifcim demek sen de mola yöntemini uyguluyorsun ve dogru uyguluyorsun
       
      Evet bunlar geçici durumlar. Yalnız ben senin yazından korkma oglum cümlesini her defasında kullandıgını düşündüm. Bu da korkuyu tetiklemekten öteye gitmez. Yani korkma oglum demek, aslında çocuga bu korkulacak bir durum ama sen yine de korkma mesajını verir. O nedenle de Arda Ege hem korkuyor, hem de korkma oglum diyerek kendini telkin ediyor. ( Yerim onu ben)
       
      Korku üzerinde ne çok fazla durma, ne de umarsamamazlık yapılacak bir konudur.
       
      Şimdi Arda Ege korktugu zamanlarda bir kaç defa , onu bir kenara bırak ve kendi davranışlarını  bir gözlemle. Ne demek istediğimi anlayacaksın
       
      Çagla Hanım; rica ederim yine sormak istediğiniz bir şey olursa sorabilirsiniz.

       
      Nurcihan; bahsettiğin yöntemi biliyorum. Ancak benim onaylamadıgım bir yöntem...
      Çünkü o an çocugun davranışı tolere ediliyor ve 1-2 saat sonra her şey normale dönmüşken davranışın nedenini sormak, çocukta suçluluk duygusunun yerleşmesine sebep oluyor...
       
      Davranış degiştirmede en önemli nokta davranış öncesi, sırası  ve sonrasındaki uyanlardardır.
      Bu nedenle olaya o an müdahale etmek ve çözümlemek gerekiyor...
       
      Ebrucum; seni gerçekten tebrik ederim. Arda'ya süreci çok güzel aşılamışsın.
       
      Bizleri sadece bu dönemde degil, ergenlikte ve yetişkinlik döneminde bile her zaman denemeye devam edecekler
       
      <mesaj tarafından düzenlendi E V R E K A on 29.05.2008 23:10:37>
       

       

      eylüldeizmir
      • Tüm gönderiler : 1272
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 29.05.2008 23:39:23
      Haklisin Ruhan, agiz aliskanligi olmus ya baslarda daha cok (mesela)´korkma annecim, bak bu bebek seni sevdigi icin bagirdi vs vs´ diyerek aciklama yapiyordum.. Ama Arda Ege korktugunda ´korkma, korkma´ diye kendine söylemeye baslayinca yaptigim hatayi anladim.. Simdi ´korkma´ diyecegim an dilimi isiriyorum ve hemen kanali ceviriyorum veya bebegi sevdiriyorum vs.. ´´Korkmak´´ kelimesini ve türevlerini cümlede kullanmadan ona durumu aciklamaya calismak en dogrusu sanirim... Korkularla ilgili yazdiklarini tekrar okuyacagim..
       
      Bir de facebook ta gördüm, merak etmistim, yeri degil ama sorayim; sen birsey icin geri sayiyordun, neydi o? Insallah hayirli birseydir..
      ELIF & ARDA EGE


      E V R E K A
      • Tüm gönderiler : 8317
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 29.05.2008 23:48:53

      Orjinalden alıntı: eylüldeizmir

      Haklisin Ruhan, agiz aliskanligi olmus ya baslarda daha cok (mesela)´korkma annecim, bak bu bebek seni sevdigi icin bagirdi vs vs´ diyerek aciklama yapiyordum.. Ama Arda Ege korktugunda ´korkma, korkma´ diye kendine söylemeye baslayinca yaptigim hatayi anladim.. Simdi ´korkma´ diyecegim an dilimi isiriyorum ve hemen kanali ceviriyorum veya bebegi sevdiriyorum vs.. ´´Korkmak´´ kelimesini ve türevlerini cümlede kullanmadan ona durumu aciklamaya calismak en dogrusu sanirim... Korkularla ilgili yazdiklarini tekrar okuyacagim..
       
      Bir de facebook ta gördüm, merak etmistim, yeri degil ama sorayim; sen birsey icin geri sayiyordun, neydi o? Insallah hayirli birseydir..


      Evet Elifcim işte olay budur
       
      Benim çok güzel ikna kabiliyetim var degil mi?
       
      Geri sayım konusuna gelince; yarın tayinler açıklanacak.Çok heyecanlıyım.
      Umarım güzel haberler alırım
       
      Bu arada sen de bir şey için geri sayıyorsun?
      İzmir'e yolculuk mu var?
      <mesaj tarafından düzenlendi E V R E K A on 29.05.2008 23:55:03>
       

       

      eylüldeizmir
      • Tüm gönderiler : 1272
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 30.05.2008 00:08:29
      Valla acikcasi sen bu konuyu actiginda ben Mola Yöntemi üzerinde dogru gidip gitmedigimi muhakeme esnasindaydim.. Korkularla ilgili hatayi yaptigimi da yeni farketmistim.. Yani sen tam benim arastirmakta oldugum konulari önüme serdin ne diyeyim ki, hazine bulmus gibi sevindim bende...  ´´Iyi olacak hastanin doktor ayagina gelirmis´´ sözü buraya uydu yani..  
       
      Hakkinizda hayirlisi olsun, gönlünüzdeki olsun umarim..  Evet canim, Izmir´e ucuyoruz nasipse 5 gün sonra..  Hepimiz umdugumuza kavusuruz insallahh....
      ELIF & ARDA EGE


      E V R E K A
      • Tüm gönderiler : 8317
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 30.05.2008 00:26:03
       
      Elifcim sen çok bilinçli bir annesin.
      Ufacık da olsa bir yardımım olduysa ne mutlu bana
       
      Güzel dileklerine de inşallah diyorum. Size de iyi yolculuklar şimdiden.
       
      8 olan da Arda Ege'nin dogum günü degil mi?
       
      İyi geceler...
       

       

      **gül**
      • Tüm gönderiler : 8766
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: ankara/
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 30.05.2008 11:20:09
      ruhancım çok güsel yazılar hepsini okudum..
       
      ben bu mola yöntemini tek başıma yapıyorum..babası ve babannesi(şuan o bakıyor) de yapması lazım..ama malsef ağlatmaktan korkuyorlar...sussunda nasıl kısa yoldan susarsa sussun..dayanamıyorlarmış..
      geçen bana vurduu bende bi daha vurma demiştim dedim odanda otur kalkma yanımada gelme dedim..ağladı yerlere attı kendini..sonra kapları çarptı sonra illa salona gelip gözümün önünde yerlere attı kendini ben sakindim hiç oralı olmadım 10 dakkayı geçgin ağladı soraa susunca aldım kucağıma..
       
      ve fundanın dediği gibi kandırma olayınıu sefmiorum ama çok yapıolar etraftan..
      yersen şuraya götürcem yaparsan şuraya götürcem gibi..
       
      aslında babannesi taa başından berii sakın yapamıycanıs sözü vermeyin eğer söylüorsanız anında yapın diede uyarırdı..ama etraftakilere çok fazla engel olamıyoruz işte..
       
      bisdede bu ara 3-4 aydır babaya gitmeme ve onu gördüğünde ağlama nöbeti var..sabah onun sesini duydu diee ağlamaktan helak olduuu gitt diyor babasına...
      ve sürekli vuruyor babasınaa..
      ...

      bastet
      • Tüm gönderiler : 1997
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 30.05.2008 20:40:56

      Orjinalden alıntı: E V R E K A

      Evettttt, geldim ve nihayet yazabiliyorum
       
      Fundacım çocuk eğitiminde sihirli kelime tutarlılık.
      Bu konuda eşini ve seni tebrik ediyorum.
       
      Bardak olayınız da ayrıca çok hoş
       
      Canım, çocuklar çok hassastır. Bazen bir bakış, hafif bir ses yükseltme dahi onlar da derin yaralar açabilir. Belki farkında olmadan babaları ile iletişimlerinde böyle bir yaşantı sözkonusu olabilir.
       
      Şöyle bir önerim olacak: Baba yanlarında degilken, üçünüz bir oyun kurun. Yönergeleri sen ver. Mesela Doga anne rolünü, Öykü de baba rolünü üstlensin. Doga'ya anne ne diyor, nasıl bakıyor, neler söylüyor, Öykü'ye de baba ne diyor, nasıl bakıyor, neler söylüyor diyerek onların rollerini canlardırmalarına yardımcı ol. Daha sonra roller yine degişsinler. Bu defa Doga baba rolünü, Öykü de anne rolünü üstlensin.
      Her iki durumda da mutlaka birinde bir ipucu yakalayacaksın. Ya bir cümle, ya da bir bakış..
       
      Aslında en güzel resimlerle ifade ederler ama şu an karalama aşamasındalar. Pek uygun degil şu an için...
       
      Yalnız son zamanlarda babadan ayrı kalma durumu sözkonusu  oldu mu?
      Bunun da etkisi olabilir...
       
        


      Ruhancığımmm haklısın canım asıl sorun bu ,ayrı kalma hiç aklıma gelmedi .eşimin nöbetleri var çok değil ayda 2-3 tane ama onun nöbetçi olduğu geceler sürekli "baba işte ,baba gitti yook "diyorlar  ve ertesi gün eşim geldiğinde ilk kapıyı açarken çook seviniyorlar ama o içeri girerken tavır yapmaya başlıyorlar. sonra hiç ilgilenmiyormuş gibi gözüküyorlar ve hatta eşim beni özlemediniz mi ?diyor du.
      birde geçen haftalarda eşim 3-4 gün eve geç geldi kongreden dolayı. o geldiğinde genelde kızlar uyumuş oluyordu.bizimkiler 7 'de uyuyorlar zaten.
      sanırım bunların sonucu zira çok çok düşkündüler babalarına o yüzden de bu ayrı kalış lar çok daha tepkisel olmalarına yol açtı.

      ses yada bakış olayına gelince Hasan yani eşim sesini her ne nedenle olursa olsun kızların yanında asla yükseltmez. değil ki kızlara kızmak yada sert bakmak olsun. hoş benimde en çok dikkat ettiğim şeydir sesimi yükseltmemek ,sinirlenmemek ve tepkisel olmamak. kızmak veya bağırmak  bizim yetersiz ve çaresiz olduğumuzu gösteriyor çünkü. o yüzden de benim kızlarım başkalarının bile yaptığı en ufak bir sert bakış yada ses yükselmesinde alınırlar kendilerine olmasa bile .çoook alınganlar

      Resim ile olmaz dediğin gibi boyama ve karalama yapıyorlar şu sıralar ama oyunu yarın deneyeceğim

      çoook teşekkürler canım cidden hiç düşünmemiştim dur bakalım takip edeyim biraz daha. aslında en güzeli sanırım eşimin yanlız başına kızlarla bir aktivite yapması bu durumda ben olmadığım için ilgilerini direkt ona yöneltecekler. 
      <mesaj tarafından düzenlendi Bastet on 30.05.2008 22:13:01>

      E V R E K A
      • Tüm gönderiler : 8317
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 30.05.2008 22:53:03

      Orjinalden alıntı: **gül**

      ruhancım çok güsel yazılar hepsini okudum..

      ben bu mola yöntemini tek başıma yapıyorum..babası ve babannesi(şuan o bakıyor) de yapması lazım..ama malsef ağlatmaktan korkuyorlar...sussunda nasıl kısa yoldan susarsa sussun..dayanamıyorlarmış..
      geçen bana vurduu bende bi daha vurma demiştim dedim odanda otur kalkma yanımada gelme dedim..ağladı yerlere attı kendini..sonra kapları çarptı sonra illa salona gelip gözümün önünde yerlere attı kendini ben sakindim hiç oralı olmadım 10 dakkayı geçgin ağladı soraa susunca aldım kucağıma..

      ve fundanın dediği gibi kandırma olayınıu sefmiorum ama çok yapıolar etraftan..
      yersen şuraya götürcem yaparsan şuraya götürcem gibi..

      aslında babannesi taa başından berii sakın yapamıycanıs sözü vermeyin eğer söylüorsanız anında yapın diede uyarırdı..ama etraftakilere çok fazla engel olamıyoruz işte..

      bisdede bu ara 3-4 aydır babaya gitmeme ve onu gördüğünde ağlama nöbeti var..sabah onun sesini duydu diee ağlamaktan helak olduuu gitt diyor babasına...
      ve sürekli vuruyor babasınaa..

       
      Gülcüm teşekkür ederim.
       
      Sussun da nasıl susarsa sussun demek çocuga yapılan en büyük kötülüktür. Çünkü o an için susacak belki ama bir sonraki davranışında aglamanın şiddeti artacak, böylece her istediğini aglama ile elde elmeyi ögrenecek...
      Tahmin ediyorum ki şu zamana kadar da çoktan ögrenmiştir....
       
      Funda'ya söylediğim oyunu siz de oynayın.
       

      Ruhancığımmm haklısın canım asıl sorun bu ,ayrı kalma hiç aklıma gelmedi .eşimin nöbetleri var çok değil ayda 2-3 tane ama onun nöbetçi olduğu geceler sürekli "baba işte ,baba gitti yook "diyorlar  ve ertesi gün eşim geldiğinde ilk kapıyı açarken çook seviniyorlar ama o içeri girerken tavır yapmaya başlıyorlar. sonra hiç ilgilenmiyormuş gibi gözüküyorlar ve hatta eşim beni özlemediniz mi ?diyor du.
      birde geçen haftalarda eşim 3-4 gün eve geç geldi kongreden dolayı. o geldiğinde genelde kızlar uyumuş oluyordu.bizimkiler 7 'de uyuyorlar zaten.
      sanırım bunların sonucu zira çok çok düşkündüler babalarına o yüzden de bu ayrı kalış lar çok daha tepkisel olmalarına yol açtı.

      ses yada bakış olayına gelince Hasan yani eşim sesini her ne nedenle olursa olsun kızların yanında asla yükseltmez. değil ki kızlara kızmak yada sert bakmak olsun. hoş benimde en çok dikkat ettiğim şeydir sesimi yükseltmemek ,sinirlenmemek ve tepkisel olmamak. kızmak veya bağırmak  bizim yetersiz ve çaresiz olduğumuzu gösteriyor çünkü. o yüzden de benim kızlarım başkalarının bile yaptığı en ufak bir sert bakış yada ses yükselmesinde alınırlar kendilerine olmasa bile .çoook alınganlar

      Resim ile olmaz dediğin gibi boyama ve karalama yapıyorlar şu sıralar ama oyunu yarın deneyeceğim

      çoook teşekkürler canım cidden hiç düşünmemiştim dur bakalım takip edeyim biraz daha. aslında en güzeli sanırım eşimin yanlız başına kızlarla bir aktivite yapması bu durumda ben olmadığım için ilgilerini direkt ona yöneltecekler. 


       
      Fundacım ben zaten nöbet olayını tahim ettiğim için ayrı kalma durumu var mı diye sormuştum.
       
      Çünkü aynı durum bizde de yaşanıyor. Eşinin nöbeti yine az.
      Benim eşimin ayda en az 4-5 nöbeti oluyor. Ama Kaan'ın babasına tepkisi sadece o an için oluyor. Yani ertesi sabah eve bizi almaya geldiğinde o an için istemiyor, bir süre sonra hiç bir şey olmamış gibi her şey normale dönüyor.Ama bunda etkili olan eşimin çok aktif rol oynaması
       
      Yarın oyunu oynayın, sonucunu yazarsan sevinirim
       

       

      bastet
      • Tüm gönderiler : 1997
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 30.05.2008 23:48:54
      tamam canım yarın oyunu oynarım gözlemlerimi mutlaka yazarım
       
      İşte bizde neden bu kadar kronikleşti onu anlamıyorum bende Hasan' a göre şundan çocukların sevmediği işleri hep ben yapıyorum ondan diyor. alt açma, giydirme-soyma ,yaklaşık son 1 aydır yemek yedirme de ona ait . benden yemiyorlar pek aslında hasandan da yemiyorlar ama o illaki deneyeceğim diyor. Öyküde başladı ilk Doğa öyküyü taklit ediyor sanırım. çünkü o 2 gecedir babası ile uyumaya başladı tekrar.
      aman ya ne zor.
      aslında Ruhancığım zor olan kreş. kontrol altında olamıyor yani orada yaşadığı şeyleri bilmiyorum. onların tanımlamaları bizimki ile paralel ama bir anlık farklı bir davranış bile farklı tepkilere yol açıyor orada 10 tane çocuk var tamamen farklı ailelerde büyümüş. dolayısı ile onlarda olumsuz yada şöyle diyeyim bize göre olumsuz davranış modelleri haline gelebiliyor. ama tabi bu kaçınılmaz. Sonuçta ömürleri bizim yanımızda geçmeyeceği için şimdiye kadar öğrendiklerinden farklı davranışlar gösteren bireylere karşıda davranış modellerini ve tepkilerini oluşturmak zorundayız.
       
      senin eşin de meslektaşımız mı ?

      E V R E K A
      • Tüm gönderiler : 8317
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 31.05.2008 00:06:12
      Fundacım o zaman işleri bir süre dönüşümlü olarak yapın.
       
      Bizde öyledir. Mesela o an kim boşsa alt degiştirme, yemek yedirme, giydirme, soyma işlerini o yapar.Sabah kahvaltısını eşim yaptırdıysa üzerini ben giydiririm vs...
       
      Bazen de kendisi anne sen giydir ya da baba sen yedir diye söyler. Ama o an ikimizden kimi isterse hiç itiraz etmeden istediğini yerine getiririz. Çünkü o anki duygu yogunluguna karşılık verilmezse biliyorum ki sorun çıkabilir... 
       
      Kreş konusunda haklısın. Bu konuda da sana söylediğim oyunu biz her gün oynuyoruz.
      Mesela bazen Kaan, ögretmen rolünü üstlenir  ya da kreşten bir arkadaşını. Ben ve eşim de oyuna katılarak o gün kim ne yapmış, ögretmeni nasıl davranmış hemen anlıyoruz. Ertesi gün de mutlaka sorarım
       
      Farklı davranışları tabi ki ögrenecekler.
      Ancak bizlere düşen görev, onlara davranışın iyi veya kötü olup olmadıgını ayırtetmelerini saglamak.
       
      Canım ben eşimle meslektaşım. Eşim de Özel Eğitimci
       

       

      bastet
      • Tüm gönderiler : 1997
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 31.05.2008 00:25:27
      canım bizde iki tane olunca ne direk bir paylaşım nede boşta kalabilen oluyor. Yani herkes sürekli birinin peşinde koşuyor zaten. o birinin altını değiştirirken diğeri için yapılması gereken bir çok şey oluyor.  Mesela sabah kalkınca ben birinin yüzünü ,elini yıkayıp dişini fırçalarken o giydiriyor saç tarama ,diş fırçalama ve yüz yıkama işlerini o yapamıyor daha doğrusu çocukların üstünü ıslatıyor. mecburen alt açma, giydirme-soyma işlemini yapıyor çünkü en kolayı bu.
      Ama herzaman böyle olmuyor bir çok kez ben daha hızlı oluyorum ek olarak birini ben giydiriyorum. akşam gelince de ben onların yemeklerini hazırlarken eşim giydiriyor. sonra ben yine yüz yıkama, diş fırçalama ,saç tarama işlerine girişiyorum.zaten benim çocukların uyumadığı zamanlarda wc'ye bile gitmem lüks ve maalesef mümkün değil. her dakika onlarla oyun oyanmamı istiyorlar.
      bende soruyorum aslında okulda neler yaptınız diye sürekli dans ediyorlar ve resim yapıyorlarmış biizmkiler birde bizde tam 8 kişi var çocuklarla ilgilenen. çok kalabalıklar yani 

      E V R E K A
      • Tüm gönderiler : 8317
      • Ödül puanları : 0
      • Katıldı: 01 January 0001
      • Bölge: Küçük Prensimin Yüreğinden :))
      Ynt: MOLA YÖNTEMİ - 31.05.2008 13:52:50
      Fundacım sizin işiniz gerçekten çok zor.
       
      Biliyorsun benim de ikizim var ve annem her zaman bir insana beddua edeceksen ikizlerin olsun demek lazım derdi...
       
      Allah sana  kat kat sabır ve kuvvet versin.
       

       

      Sayfayı değiştir: 12345 > | Sayfayı gösteriyor 1 of 5, mesajlar 1 to 40 of 180