Forum Bebeği Forum Ana Sayfa

Bebek.com Forum'a Hoş Geldiniz...

Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.
Bebek.com forumunu ilk ziyaretiniz ise; Forum Kuralları için tıklayınız.

 sezeryan sonrası normal doğum yapan anneler

Sayfayı değiştir: < 123456789 > | Sayfayı gösteriyor 2 of 9, mesajlar 21 to 40 of 162
Yazar Mesaj
C U D A N A

  • Tüm gönderiler : 3943
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: Deutschland
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: sezeryan sonrası normal doğum yapan anneler - 15.11.2007 14:12:16 ( #21 )
ben de
ben de


www.portakalradyo.de
feris

  • Tüm gönderiler : 2424
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: Isvicre/Izmir
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: sezeryan sonrası normal doğum yapan anneler - 15.11.2007 14:17:46 ( #22 )
Insallah Gulce.


binnaz006

  • Tüm gönderiler : 6631
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: sezeryan sonrası normal doğum yapan anneler - 15.11.2007 14:46:17 ( #23 )

Orjinalden alıntı: cudana82

ben de
ben de


 
inşallah canım..

çilek kizin annesi

  • Tüm gönderiler : 5499
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: uzaydan
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: sezeryan sonrası normal doğum yapan anneler - 20.11.2007 21:43:37 ( #24 )
ben bu konuyla ilgili yazmistim
fransada sansliyiz ki doktorlar tek sezaryen ardindan dogal doguma izin veriyorlar
sahsen ben ilk kizimi dogal dogum yaptim, ikinci sezaryenle, ucuncu de dogal dogum
Ve bu istisna degil
yengem ilk bebegini sezaryen le dunyaya getirirken, ikinci ve ucuncu cocuklarini dogal yonden dogurdu
insallah sana yardimci olucak bir doktor bulursun
tek dua turkiye de ki doktorlarin bu konu ile ilgilenip sezaryeni biraz unutmalari
malesef turkiye de doktorlar tatil gunu rahat olmak için sezaryen yapmaktalar
bol sanslar
 
*mertimm*

  • Tüm gönderiler : 391
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: sezeryan sonrası normal doğum yapan anneler - 21.11.2007 16:30:48 ( #25 )
Ben de normal doğum sonrası sezaryan düşünüyorum, eğer ikinci olursa


Bazı idealler o kadar değerlidir ki,
Uğrunda mağlup olsan bile zafer sayılır.
xdemetx

  • Tüm gönderiler : 412
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: İSTANBUL
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: sezeryan sonrası normal doğum yapan anneler - 07.12.2007 00:06:58 ( #26 )
kızlar bişi sormak istiyorum ,iri bebeği vakum yada epizyotomi olmadan nasıl normal doğurabilir anneler acaba...normal doğumdada vakumun bazı sakıncaları olabiliyo ,eskiden vakummu vardı ,annelerimiz nasıl doğuruyordu bu durumda ?..
 
ayseloz

  • Tüm gönderiler : 1452
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: sezeryan sonrası normal doğum yapan anneler - 07.12.2007 00:25:06 ( #27 )

kızlar bişi sormak istiyorum ,iri bebeği vakum yada epizyotomi olmadan nasıl normal doğurabilir anneler acaba...normal doğumdada vakumun bazı sakıncaları olabiliyo ,eskiden vakummu vardı ,annelerimiz nasıl doğuruyordu bu durumda ?..

slm canım
iri bebeğin epizyotomi olmadan doğması mümkün değil
ya müdaheleli yada sezaryanla doğabilir bebek
eskiden forseps varmış büyük kaşığa benzeyen bir alet rahime bebeğin kafasını tutacak şekilde yerleştirilerek uygulanıyor
vakum aslında çok eskilerde de varmış daha ilkel şekilleri..
C U D A N A

  • Tüm gönderiler : 3943
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: Deutschland
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: sezeryan sonrası normal doğum yapan anneler - 09.12.2007 23:24:24 ( #28 )
Sezaryen sonrası normal doğum şansı
İlk doğumunu sezaryenle yapan kadınların normal doğum yapabilecekleri belirtildi.
 

ANKARA - Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Ana Bilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. İsmail Mete İtil, belirli şartların oluşması halinde, ilk bebeğini sezaryenle dünyaya getiren kadınların vajinal (normal) doğum yapmasının mümkün olabildiğini söyledi.
 
 
Prof. Dr. İsmail Mete İtil, Türkiye’de son zamanlarda gelişmiş merkezlerde ve seçilmiş vakalarda sezaryen sonrası vajinal doğum yapılabildiğini söyledi. Bunun rutin bir uygulama olmadığını ifade eden İtil, ilk sezaryenin rahim darlığı gibi, diğer doğumların da bu yolla yapılmasını gerektirecek bir nedenden dolayı gerçekleştirilmesi halinde, normal doğumun mümkün olamayacağını bildirdi.

İtil’in verdiği bilgiye göre, sezaryen sonrası vajinal doğum gerçekleştirilebilmesi için hem bebeğin hem de doğumun çok iyi takip edilmesi, kan kaybından ölümlerin engellenmesi, kanama halinde hemen kan verilmesi ve hastanın hemen ameliyata alınması gerekiyor. İtil, bu şartların sağlanamaması halinde sezaryen sonrası normal doğumun riskli olduğunu bildirdi.

SEZARYEN SONRASI VAJİNAL DOĞUMUN RİSKLERİ

Anne adayının sezaryen sonrası vajinal doğum yapmak istemesi halinde, doktorunun durum değerlendirmesi yaparak bunun risklerini hastasına iyi anlatması gerektiğini vurgulayan İtil, şunları söyledi:
“Sezaryen sonrası vajinal doğumda hem anne hem de bebeğin yaşamı tehlikeye girebilir. Çünkü rahimde daha önce yapılmış ameliyata bağlı nedbe dokusu (eski yara) vardır. Burası doğum ağrıları sırasında yırtılabilir. Böyle bir yırtık oluşursa anne ve bebeğin yaşamı tehlikeye girer. Bu riskle karşılaşmamak için, olanaklar da yeterli değilse, sezaryenle gerçekleştirilen ilk doğumdan sonraki doğumların da aynı yöntemle yapılmasında yarar vardır.”

İtil, teknik olanaklar geliştikçe ve hasta yoğunluğu azaldıkça sezaryen sonrası vajinal doğum oranlarının artabileceğini söyledi.

TÜRKİYE’DE SEZARYEN ÇOK YAYGIN

Türkiye’de sezaryenle doğum oranının arttığına işaret eden İtil, Dünya Sağlık Örgütünün önerdiği oranının yüzde 15-25 olmasına rağmen, ülkedeki bazı hastanelerde bu oranın yüzde 60-70’lere kadar çıkabildiğini belirtti.

Sezaryen yapılmasını gerektirecek şartların belli olduğunu anlatan İtil, bunların dışında, hastanın kendi isteği gibi durumların iyi değerlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

İtil, “Normal doğumun avantajları ve sezaryenin dezavantajları hastalara ayrıntılı olarak anlatılmalıdır. Bugünkü veriler ışığında, herhangi bir endikasyonu olmayan olguda sezaryenin normal doğuma üstün olduğunu savunmak mümkün değildir” diye konuştu.


<mesaj tarafından düzenlendi cudana82 on 09.12.2007 23:38:53>

www.portakalradyo.de
yiğitalininannesi

  • Tüm gönderiler : 435
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: kocaeli
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: sezeryan sonrası normal doğum yapan anneler - 13.12.2007 15:53:07 ( #29 )
kızlar banada dua edin şu problemimden (alttan muhayne olamıyorum)kurtulbilsemde normal doğum yapsam bağıra çağıra...tedavi olmak istiyorum ama işin neresinden başlıycamı bilmiyorum açıkçası,saolsun drm çok yoğunmudur nedir hiç bir öneride bulunmuyor gayet normal bişeymiş gibi davranıyorahhh ahhh!!!!
çilek kizin annesi

  • Tüm gönderiler : 5499
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: uzaydan
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: sezeryan sonrası normal doğum yapan anneler - 23.02.2008 18:57:18 ( #30 )
alttan muhane olamiyorum dedin ya onu ben anlamadim biraz
yani rahat olamiyorsunda doktor bakamiyormu
 
 
C U D A N A

  • Tüm gönderiler : 3943
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: Deutschland
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: sezeryan sonrası normal doğum yapan anneler - 27.02.2008 16:46:42 ( #31 )
Hamilelikte Sezeryanla Doğumdan Sonra
Vajen Yoluyla Doğum

Bir zamanlar, eğer kadın sezeryanla doğum yapmışsa, bundan sonra doğuracağı tüm bebekleri aynı yolla doğurması gerektiği düşünce vardı. Bu düşünce değişmiştir. Bugün sezeryanla doğum yapmış kadınların çoğu herhangi bir risk olmadığı sürece vajen yoluyla doğuma çevik edilmektedirler. Önceden sezeryanla doğum yapmış çoğu kadın vajen yoluyla doğum yapabilmektedir.

Sezeryanla doğumdan sonra vajen yoluyla doğumun düşünülmesinin nedenleri vardır:

- Düşük risk: Vajen yoluyla doğum sezeryana göre daha az komplikasyonludur. Sezeryanla doğum büyük bir operasyondur ve anesteziye ihtiyaç duyulur. Herhangi bir operasyonda olduğu gibi, kanama ya da kan naklinin gerekmesi gibi riskler olduğu gibi, operasyonun ve anestezinin kendi riskleri de vardır. Vajen yoluyla doğumda karında bir keşke ihtiyaç duyulmamaktadır. Böylece yukarıda sıralanan riskler de daha düşük olmaktadır.

- Kısa sürede iyileşmek: Hastanede kalma süreniz, vajen yoluyla yapılan doğumda daha kısadır. Sezeryandan sonra duyduğunuz ağrıdan daha az ağrı duyarsınız. Sezeryanla doğum yapan kadınlar, vajen yoluyla doğum yapanlara göre birkaç gün daha fazla hastanede kalmaktadırlar. Evde iyileşme, vajen yoluyla doğumdan sonra daha hızlı yapmaktadır. Eğer sezeryanla doğum yapmışsanız kesitlerin iyileşir.esi için birkaç hafta aktivitelerinizi sınırlandırmanız gerekebilir. Vajen yoluyla doğumda kısa bir süre sonra aktivitelerinize başlayabilirsiniz.

- Daha çok kaslım: Bazı kadınlar, doğum prosedürüne tam katılmak ve uyanık olmayı istemektedirler. Sezeryanla doğumda genel anestezi kullanılmaktadır. Bu da sizin uyanık olmadığınız ve doğumu tam yaşayamadığınız anlamına gelir. Sezeryanla doğum sırasında yanınızda bulunabilecek kişilerle ilgili daha fazla sınırlandırma bulunabilir.

Bebeğinizin nasıl doğurulacağına karar verirken sizin kendi istekleriniz ve sağlığınızla ilgili birçok faktör dikkate alınacaktır. Anahtar bir faktör, önceden geçirdiğiniz sezeryanda rahim duvarına uygulanan kesitin tipidir. Doktorunuz, o doğumunuzda hangi tip kesitin uygulandığım tesbıt etmek için sağlık dosyalarınızı inceleme ihtiyacı duyacaktır- Kullanılan kesitin tipine göre, daha yüksek oranda yara yırtılması yada açılması yaşayabilirsiniz. Sezeryanla doğumdan sonra, vajen yoluyla doğumun yapılmasındaki anne ve bebek için ana risk budur. Sezeryan için yapılan rahimdeki kesitin tipine göre risk değişmektedir.

Enlemesine kesit, rahmin alt ince bölgesinde yapılır. Güçlü bir yara dokusuyla iyileşir, ilerideki bir vaj inal yolla yapılacak bir doğumda minimum düzeyde bir probleme yol açar.

— Alçak dikey kesit, rahim duvarının ince ve alt bölgesinde yukarıdan asağıya doğru yapılır. Bu tip rahim kesitinden sonra yapılan vajen yoluyla doğumdaki risk açıklık kazanmamıştır. Eğer bu tip bir kesitiniz varsa, doktorunuzla seçenekleriniz! tartışın.

- Klasik (yüksek dikey) kesit, rahmin üst kısmında yukarıdan asağıya doğru yapılır. Bir zamanlar, sezeryanla doğumda en sık kullanılan kesitli. Ne yazık ki bu tip kesitin yapıldığı eski bir sezer yandan sonra vajen yoluyla doğum sırasında yara dokusunun yırtılma ihtimali yüksektir. Ciddi kanamalara yol açarak bebek ve anne için tehlike oluşturabilir.

Sezeryanla doğumda, cilde yapılan kesit tipinin rahme yapılanla aynı olması gerekmez. Cildinizdeki yara içine bakarak rahim duvarına uygulanan kesit tipini söyleyemezsiniz. Hangi kesitin yapıldığım bilmiyorsanız, hala vajen yoluyla doğum yapabilirsiniz. Yine de vajen yoluyla doğumu planlamış olsanız da, sezeryanla doğuma her an ihtiyaç duyabileceğinizi de unutmamalısınz.

Sezeryanla bir doğumdan sonra vajen yoluyla doğum yapılması bazı riskler taşır. Bu yüzden doğum sırasında bazı güvenlik önlemleri alınır. Doğum boyunca elektronik fetüs değerlendirmesiyle, bebeğin kalp hızı takip edilir. Eğer doğum sırasında bir problem ortaya çıkarsa, . acil sezeryana ihtiyaç duyulabilir. Bu ihtimali de göz önüne alınarak, doğum sırasında imkanlar hazır hale getirilmelidir.

Çoğu kadın için, geçmiş bir sezeryandan sonra vajen yoluyla dogum yapmanın faydaları risklerinden fazladır. Hatta 2 ya da daha fazla sayıda sezeryanla doğum yapmış kadınlar bile vajen yoluyla güvenli bir şekilde doğum yapabilirler. Bütün durumlar dikkate alınırsa, geçmişte sezeryanla doğum yapmış kadınların çoğu, vajen yoluyla güvenle dogüm yapabilirler.

DERLEYEN: ALINTIDIR.


www.portakalradyo.de
C U D A N A

  • Tüm gönderiler : 3943
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: Deutschland
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: sezeryan sonrası normal doğum yapan anneler - 27.02.2008 16:53:23 ( #32 )
Sezeryan Sonrası Vaginal Doğum (SSVD)

Günümüzde sezaryenle doğum yapmış olan anne adayı sayısı, tarihte hiç bir zaman görülmemiş kadar yüksektir. Bunun en önemli nedenleri arasında, bundan yaklaşık 25 yıl önce Amerika’da “sezaryenin en iyi doğum şekli olduğu” konusundaki görüşü benimseyen ve bu görüşü uluslararası platforma taşıyarak diğer ülke doktorlarını da etkileyen (ve dolaylı yoldan anne adaylarını) ikna eden doktorların varlığı yer alır. Bundan tek etkilenmeyen ülkenin Almanya olduğu tahmin edilmektedir.
Amerika’da bu sezaryen “furyası” 1986′da maksimuma ulaşmış olup, o zamanlar %30-40′larda olan sezaryen oranları, son yıllarda düşüş göstermeye başlamıştır. Bu düşüşe en etkili olan olaylardan biri de sezaryen sonrası vajinal doğumun mümkün olduğunun anlaşılması ve klinik durumu uygun olan anne adaylarına bunun uygulanmasıdır.
Ülkemizde de özellikle İstanbul’da sezaryenle doğum oranları bazı hastanelerde dikkat çekecek kadar yüksektir. Tıp Fakülteleri gibi, daha çok yüksek riskli hastaların sevkedildiği merkezler hariç bırakılırsa, özellikle özel hastanelerin bir kısmında sezaryenle doğum oranları, normal doğum oranlarından yüksektir.
Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ) hem riski düşük hem de riski yüksek anne adayı tedavisi üstlenen bir merkezin ortalama sezaryen oranının %17 olması gerektiği görüşünü savunmaktadır. DSÖ, bir merkezin sezaryen oranının bu oranın üstüne çıkması durumunda, o merkezin “sezaryen yapılma nedenlerini tekrar gözden geçirmesi gerektiği” görüşünü taşımaktadır.
Günümüzde çoğu merkezde oran %15-25 arasında değişmekte ve merkezlerin önemli bir kısmında önde gelen sezaryen nedeni daha önceki doğumun (ya da doğumların) sezaryenle gerçekleşmiş olmasıdır.
Sezaryen kararı verirken en önemli etken elbette kitabi bilgiler ve DSÖ verileri değil, doğuma yardım eden kişinin (yani kadın-doğum uzmanının) o doğum hakkında taşıdığı histir. Anne ve bebek sağlığının sorumluluğunu üstlenecek olan doktor elbette kararı kendisi verecektir. Bu karar da doktorun edindiği tecrübelere, doğumun yapılacağı yerin koşullarına, anne adayının ikna olması gibi faktörlerle yakından ilişkilidir.
Günümüzde hem anne hem de bebek açısından sezaryenin daha iyi olduğunu gösteren bilimsel veriler olduğu gibi, bunların karşısında yer alan, yani normal doğumun hem anne hem de bebek sağlığı açısından daha iyi olduğunu gösteren çok daha fazla sayıda bilimsel veri bulunmaktadır. Ancak her gebelik farklıdır ve bu yüzden karar verirken teorik bilgilerle, anne adayının ve bebeğinin durumu beraberce ele alınmalıdır.
 
Sezaryen sonrası neden yine sezaryen?


Sezaryen ne kadar usulüne uygun olarak gerçekleşirse gerçekleşsin her seferinde uterusta bir “yara izi” bırakır. Bu yara izi de ne kadar iyileşirse iyileşsin, yeni bir gebelikte uterus yeniden büyümeye başladığında ve doğum eyleminde ortaya çıkan kasılmaların etkisiyle ortaya çıkan gerginlik nedeniyle açılmaya ve ileri durumlarda yırtılmaya eğilim gösterir. Bu açılma eğilimi özellikle önceki sezaryendeki uterus kesisi (cilt kesisiyle karıştırılmamalıdır) “klasik” yani dikey olanlarda yüksektir. Ancak günümüzde sezaryenlerin önemli bir kısmı “alt segment yatay kesi” adı verilen uterus kesisiyle uygulanmaktadır. Alt segment yatay kesi iyileştiğinde yeni bir gebelik ve doğum eyleminde bu tür kesiler çok daha az gerilir ve açılma ve yırtılma olasılıkları çok daha düşüktür.
Daha önce sezaryenle doğum yapmış bir anne adayında bu neden pelvis (”çatı”) darlığı gibi yeni gebelikte de devam eden bir olaysa, zaten aynı neden devam etmektedir. Bu nedenle bariz pelvis darlığı olan bir anne adayı tüm doğumlarını sezaryenle gerçekleştirme durumundadır. Ancak şu da bilinmelidir ki, bariz pelvis darlığı gerçekte çok sık rastlanan bir durum değildir
 
Bir anne adayının geçirmiş olduğu sezaryen sayısı arttıkça artan riskler nelerdir?

Sezaryen sayısı arttıkça uterusa yapılan kesi sayısı artar ve oluşan nedbe dokusu yeni bir gebelikte gerilerek açılmaya ve yırtılmaya daha da duyarlı hale gelir.
Sayı arttıkça ameliyata bağlı, ameliyatın doğal sonucu olarak karın içinde ortaya çıkan yapışıklıklar artar. Bu yapışıklıklar yeni bir ameliyatta uterusa ulaşılmasını zorlaştırabilir ve/veya uterusa ulaşılmaya çalışılırken mesane gibi komşu organların zedelenmesine neden olabilir.
Sayı arttıkça doğası gereği uterus kesisi yakınlarında yerleşim göstermeyi “seven” plasentanın doğum kanalına yakın ve hatta bu kanalı kapatacak şekilde yerleşme olasılığı artar. Placenta previa adı verilen bu durum, plasenta dokusu uterusun kas liflerinin içinde yerleştiği durumda (accreata-”akreata” okunur) daha da karmaşık bir hal alır ve cerrahi işlemin seyrini zorlaştırabilir ve oldukça komplike hale sokabilir.
 
Bir kadın maksimum kaç kez sezaryen olabilir?

Yukarıda bahsedilen riskler daha önceden bir kez sezaryenle doğum yapmış bir kadının yeni bir gebelik ve doğum eyleminde nispeten az ortaya çıkarlar. Ancak özellikle ikinci sezaryen sonrasında üçüncü bir sezaryen uygulanan kadınlarda yukarıda bahsedilen risklerin sayısı sezaryen sayısı arttıkça eksponansiyel (”sayı arttıkça her artışta daha da hızlı artan” bir şekilde) artış gösterir. Ortadoğu ülkeleri gibi çocuk sayısının özellikle “önemli” olduğu ülkelerde kadınlara 8 adet sezaryene kadar uygulandığı literatürde görülmektedir. Yine de bir kadın için olan mantıklı olanı ideal olarak iki, maksimum üç sezaryenle ailesini tamamlamasıdır.

Hangi ülkelerde SSVD uygulanıyor?


Amerikada %19.9, Norveçte %5.7, İsveçte %53, Almanya'da %75 anne adayına SSVD önerilmekte ve uygulanmaktadır.
 
SSVD uygulanması için gerekli koşullar nelerdir?

Anne adayı SSVD konusunda istekli olmalı ve zorlanmamalıdır.
Anne adayının pelvis (”çatı”) yapısı normal doğum yapmaya uygun olmalıdır.
Anne adayında uterus şekil bozukluğu, ya da önceki doğumlarında uterusun yırtılması gibi bir durum söz konusu olmamalıdır.
Anne adayı daha önceden yatay kesili bir ya da en fazla iki sezaryen geçirmiş olmalıdır.
Bu açıdan her çiftin sezaryen sonrası hastaneden taburcu olurken kendisine verilen ameliyat notunu muhafaza etmesi (veya bunun verilmesini talep etmesi) çok önemlidir. Zira önceki sezaryende yatay kesi kararı verilerek başlanmış bir sezaryen çeşitli nedenlerle dikey kesiye dönüştürülmüş olabilir ve bu da ameliyat raporunda belirtilir. Böyle bir durumda SSVD’dan vazgeçmek gerekebilir.
SSVD uygulanacak merkezin koşulları çok önemlidir. SSVD uygulandığında tüm eylem boyunca bebeğin kalp atışları ve uterus kasılmaları yakından izlenmeli, acil bir sezaryen için ekip ve ameliyathane hazır bulunmalı, merkezde anne ve bebek yoğun bakım ünitesi bulunmalıdır. Çoğu durumda SSVD uygulanacak anne adayının kan grubuna uygun en az iki ünite taze kan hazır bulundurulur.
 
Hangi durumlarda SSVD uygulanması sakıncalıdır?

Daha önce dikey klasik insizyonla sezaryen öyküsü
Uterusun doğum eyleminde yırtılması (rüptür) öyküsü
Daha önce çeşitli nedenlerle uterusa yapılmış cerrahi işlemlerde uterusa derin kesiler yapılmış olması (myom operasyonlarında olduğu gibi).
Mevcut gebelikte normal doğumu zorlaştıracak etkenlerin varlığı (iri bebek gibi)
Daha önceki sezaryen nedeninin devam etmesi (dar pelvis gibi)
İkiz gebelik, makat gelişi, miad geçmesi gibi nedenler tam bir engel teşkil etmemekle birlikte SSVD uygulanırken çok daha dikkatli olunması gereken durumlardır.

SSVD karar verildiğinde bunun başarıyla sonuçlanma (vajinal doğumun gerçekleşmesi) olasılığı nedir?

SSVD için ideal şartlar taşıyan bir anne adayının sağlıklı bir şekilde vajinal doğum yapma olasılığı %75 civarındadır.
Geriye kalan %25 anne adayında çeşitli nedenlerle SSVD yarıda kesilir ve sezaryenle doğuma geçilir. SSVD’nin yarıda kesilmesinin en önemli nedenleri arasında doğum eyleminin yeterince hızlı ilerlememesi yer alır. Bunun dışında eski dikiş yerinin açılma ve yırtılma şüphesi varlığında da doğum sezaryenle gerçekleştirilir.
Daha önceden yatay kesi ile sezaryen olmuş bir anne adayında uygun koşullar varlığında eski kesi yerinin açılma ve/veya yırtılma olasılığı yaklaşık binde iki-%1′dir.
Özetle sezaryenle doğum yapmış olmak, takip eden doğumların mutlaka sezaryenle gerçekleşmesi gerektiği anlamına gelmez. SSVD önceki sezaryeni fetal distres veya makat gelişi gibi o gebeliğe özgü bir nedenden uygulanmış anne adaylarının vajinal yoldan doğum deneyimini yaşamaları için iyi bir seçenek teşkil eder. Ancak anne adayının gebeliği SSVD için uygun koşulları taşısa bile, SSVD uygulanacak merkezin koşulları uygun değilse, ekip SSVD konusunda tecrübeli değilse, anne adayı SSVD konusunda istekli değilse ideal olanı sezaryen sonrası doğumun tekrar sezaryenle gerçekleşmesidir.
<mesaj tarafından düzenlendi C U D A N A on 27.02.2008 17:15:19>

www.portakalradyo.de
C U D A N A

  • Tüm gönderiler : 3943
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: Deutschland
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: sezeryan sonrası normal doğum yapan anneler - 27.02.2008 17:00:50 ( #33 )





     Sezaryen Sonrası Vajinal Doğum:
5 Yıllık Sonuçlar
    
Metin İNGEÇ, Yakup KUMTEPE, Sedat KADANALI
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, Erzurum
 
 AMAÇ: Önceki gebeliklerinde bir kez sezaryen geçirmiş kadınlarda sezaryen sonrası vajinal doğum (SSVD) uygulamasının sonuçlarını değerlendirmek ve uterin rüptür riskini tespit etmektir.
     MATERYAL ve METOD: Kliniğimizde beş yıllık dönemde 1 sezaryen doğum hikayesi bulunan tüm gebe kadınların kayıtları incelendi. Gebelerin demografik özellikleri, obstetrik hikayeleri, neonatal doğum ağırlığı, Apgar skorları, uterin rüptür oranları ve tedavileri hakkındaki bilgiler toplandı. Kadınlar, elektif tekrarlayan sezaryen grubu (n=476) ve sezaryen sonrası vajinal doğum (SSVD) denemesinin yapıldığı grup (n=285) olmak üzere 2'ye ayrıldı. SSVD grubu da 2 alt gruba ayrıldı: Başarılı SSVD (n=192) ve başarısız SSVD (n=93). Gruplar arasındaki sonuçlar karşılaştırıldı.
     BULGULAR: Çalışma döneminde 1 kez sezaryen geçirmiş 761 kadın vardı. 1999-2003 yılları arasında SSVD uygulama oranları sırasıyla % 16, % 17.8, % 23.5, % 46.9 ve % 49'du. Ortalama SSVD uygulama oranı ise % 37.5 olup, bunların % 67.4'ünde vajinal doğum başarılıydı. Uterin rüptür, SSVD grubunda 4 hastada, elektif sezaryen grubunda 7 hastada tespit edildi (p>0.5). Her 2 grupta 5. dk. Apgar skorları ve bebek doğum ağırlıkları benzerdi (p>0.5). SSVD grubunda tespit edilen rüptür olguları yalnızca başarısız SSVD alt grubunda gözlendi ve bu grupta yalnızca 1 olguda fetal ölüm meydana geldi. Başarısız SSVD grubundaki doğum ağırlıkları başarılı olunan gruptan daha fazlaydı (p<0.05).
     SONUÇ: SSVD uygulaması yüksek başarı oranıyla elektif sezaryen uygulamasına göre güvenli bir alternatiftir. Başarı oranı SSVD uygulaması için dikkatli bir şekilde seçilmiş hastalarla artırılabilir. Fakat, bu yöntem yine de tamamen risksiz değildir. Uygulama mutlaka acil sezaryen şartlarına sahip merkezlerde yapılmalıdır.
     Jinekolojik ve Obstetrik Dergisi, 18(4):236-240, 2004


www.portakalradyo.de
C U D A N A

  • Tüm gönderiler : 3943
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: Deutschland
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: sezeryan sonrası normal doğum yapan anneler - 27.02.2008 17:05:07 ( #34 )

www.portakalradyo.de
C U D A N A

  • Tüm gönderiler : 3943
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: Deutschland
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: sezeryan sonrası normal doğum yapan anneler - 27.02.2008 17:18:10 ( #35 )
biraz da internasyonel bakalim:



Was bedeutet VBAC?


VBAC (gesprochen vi-back) ist englisch und steht für "vaginal birth after caesarean section" (Vaginalgeburt nach einem Kaiserschnitt). Dieser Ausdruck wird benutzt, wenn eine Frau nach einem Kaiserschnitt ihr nächstes Baby vaginal zur Welt bringt. Im 20. Jahrhundert neigten viele Ärzte zu der Ansicht "einmal Kaiserschnitt, immer Kaiserschnitt".

Doch Untersuchungen haben ergeben, dass eine VBAC viel sicherer ist, als früher angenommen wurde. Ein Grund, eine VBAC zu vermeiden, bestand hauptsächlich in der Sorge vor einem Uterus-Riss (siehe unten "Was ist ein Uterus-Riss"). Doch Studien haben ergeben, dass das Risiko dafür unter 0,8 Prozent liegt.

Wenn Sie bei Ihrem letzten Baby einen Kaiserschnitt hatten, können Sie wählen, ob Sie einen weiteren Kaiserschnitt für Ihr nächstes Baby oder eine Vaginalgeburt wünschen. Vielleicht sind Sie aber auch einfach noch unentschlossen. In den Richtlinien wird befürwortet, Frauen zu unterstützen, die eine Vaginalgeburt nach einem Kaiserschnitt wünschen, sofern sie über alle Pro und Contras informiert wurden.




Vorteile einer VBAC


Eine VBAC hat gegenüber einem Kaiserschnitt die gleichen Vorteile wie jede andere Vaginalgeburt auch.

Denn Folgendes ist im Anschluss an eine normale Geburt unwahrscheinlicher:
• Weitere medizinische Behandlungen
• Einweisung auf eine Intensivstation
• Entfernung der Gebärmutter
• Blutgerinnsel
Plazentaablösung bei zukünftigen Schwangerschaften
• Beschädigungen der Blase
• Bluttransfusionen

Andererseits haben Sie folgende Vorteile nach einer Vaginalgeburt:
• Ihr Baby hat wahrscheinlich weniger Atemschwierigkeiten nach der Geburt.
• Sie benötigen weniger Zeit zur Erholung. Somit wird Ihr Krankenhausaufenthalt kürzer sein.
• Sie können schneller wieder schwanger werden, wenn Sie wollen.
• Wenn Sie enttäuscht darüber waren, Ihr letztes Baby per Kaiserschnitt zur Welt gebracht zu haben, könnte eine Vaginalgeburt für Sie ein Erfolgserlebnis sein.





Nachteile einer VBAC


Diese könnten sein:
• Analschmerzen und/oder Stiche nach der Geburt
• Erhöhte Gefahr von stressbedingter Inkontinenz in den ersten drei Monaten nach der Geburt (nicht langfristig)
• Erhöhte Gefahr eines "hängenden" Bauches in den späteren Jahren
• In sehr seltenen Fällen könnte der Uterus reißen, was ein Risiko für Sie und Ihr Baby ist (siehe unten "Was ist ein Uterus-Riss?").
• Sie denken nur daran, dass Sie den fehlgeschlagenen Versuch einer VBAC nicht ertragen könnten.




Was ist ein Uterus-Riss?


Wenn Sie eine VBAC in Betracht ziehen, wird irgend jemand bestimmt irgendwann den Begriff Uterus-Riss fallen lassen. Das bedeutet, dass die Kaiserschnitt-Narbe auf Ihrem Uterus nachgibt. Normalerweise während der Geburt, obwohl es auch während der Schwangerschaft oder während eines neuen Kaiserschnitts geschehen kann. Es ist möglich, dass Ihre Narbe während der Schwangerschaft leicht aufklafft - das nennt man Dehiszenz. Doch ist es unwahrscheinlich, dass es dadurch zu Problemen für Sie oder Ihr Baby kommt.

Auf der anderen Seite kann ein Uterus-Riss lebensbedrohlich für Mutter und Kind sein. Allerdings kommt es sehr selten vor: Studien haben gezeigt, dass die Rate der Uterus-Risse bei Frauen, die eine Vaginalgeburt nach einem vorherigen Kaiserschnitt hatten, bei 0,9 bis 0,8 Prozent liegt. Es ist in der Tat so selten, dass in einer 2004 im British Medical Journal veröffentlichen Studie kalkuliert wurde, dass die Ärzte 370 Wiederholungskaiserschnitte durchführen müssten, um einen Uterus-Riss zu verhindern.

Ihr Risiko eines Uterus-Risses steigt an, wenn:
• Sie eine vertikale oder klassische Narbe haben, jedoch sind jetzt horizontale Narben häufiger
• Wenn man Ihnen Prostaglandine zur Weheneinleitung gegeben hat. Das Risiko eines Uterus-Risses liegt bei acht Prozent, bei Verabreichung von Prostaglandine erhöht es sich auf 24 Prozent.




Wie hoch sind meine Chancen auf eine VBAC?


Das hängt teilweise davon ab, warum Sie vorher einen Kaiserschnitt benötigten und wie Ihre jetzige Schwangerschaft verläuft. War ein Kaiserschnitt nötig aufgrund eines permanenten Problems, wie zum Beispiel ein schmales Becken, dann wird wieder ein Kaiserschnitt nötig sein. Hatten Sie einen Kaiserschnitt aufgrund eines einzelnen Problems in Ihrer Schwangerschaft, z.B. weil Ihr Baby sich in der Steißlage befand oder Sie eine tief liegende Plazenta hatten, dann stehen diesmal Ihre Chancen auf eine Vaginalgeburt nicht schlecht. Obwohl die Zahlen schwanken, haben Untersuchungen ergeben, dass letztendlich die Hälfte aller Frauen, die sich an eine VBAC wagen, eine ganz normale Geburt haben.

Ihre Chancen auf eine erfolgreiche VBAC sind größer, wenn:
• Sie in der Vergangenheit mindestens ein Baby vaginal zur Welt gebracht haben.
• Ihr letzter Kaiserschnitt aufgrund der Steißlage Ihres Babys durchgeführt wurde.

Die VBAC-Raten sind niedriger, wenn Sie:
• vorher einen Kaiserschnitt aufgrund eines schmalen Beckens hatten
• bereits mehr als einen Kaiserschnitt hatten
• Oxytocin zur Weheneinleitung bekommen haben




Was ist ein Entbindungsversuch?


Als "Entbindungsversuch" wird von den Ärzten die Entbindung nach einem vorherigen Kaiserschnitt bezeichnet. Dieser ziemlich negative Ausdruck besagt, dass es als unsicher gilt, ob die Geburt erfolgreich sein wird. Aufgrund dieser Unsicherheit werden Sie und Ihr Baby während der Entbindung streng überwacht, damit Probleme frühzeitig erkannt werden können.

Bietet eine Entbindungsstation VBAC an, sollte Sie in der Lage sein, die Herztöne des Fötus elektronisch überwachen zu können und für die Durchführung eines Notkaiserschnitts vollständig ausgerüstet zu sein. Auch sollte sie eine Verbindung zu dem Bluttransfusionsservice haben.

Wenn Sie eine VBAC in Betracht ziehen, sollten Sie darüber nachdenken, wo Sie Ihr Baby bekommen möchten. Sehen Sie sich die Entbindungsstationen in Ihrer Nähe an, um zu sehen, wie diese über VBAC denken und inwieweit Sie Unterstützung bekommen. Jede Frau wird individuell beraten und kann sich vor jeder Geburt neu entscheiden.
Viele Frauen haben nach einem vorangegangenen Kaiserschnitt auf ganz normalem Wege ihr Kind bekommen, weil sie motiviert waren und sich kontinuierlich begleiten ließen.




Kann ich eine VBAC nach mehreren Kaiserschnitten haben?


Möglicherweise, doch müssen Sie Ihre individuellen Umstände vorerst mit Ihrem Frauenarzt besprechen. Auch wäre es eine gute Idee, sich Ihre Krankenakte von Ihrem letzten Kaiserschnitt anzusehen. War Ihre Narbe in Ordnung, oder begann sie sich zu öffnen? Gibt es irgendwelche vorhersehbaren Probleme, die mit Ihrem vorherigen Kaiserschnitt in Verbindung stehen? Sammeln Sie möglichst viele Informationen, um die richtige Entscheidung für sich und Ihr Baby zu treffen.




Kann ich eine VBAC zu Hause haben?


Eine Hausgeburt ist immer eine Möglichkeit, wenn Sie die Hoffnung auf eine Vaginalgeburt haben. Jedoch sieht es in der Praxis so aus, dass Ärzte und Hebammen nicht glücklich darüber sein werden, wenn Sie einen Entbindungsversuch zu Hause vornehmen wollen, hauptsächlich wegen des kleinen Risikos eines Uterus-Risses.

Ziehen Sie eine VBAC zu Hause in Betracht, wird es sich lohnen, wenn Sie sich mit einer der örtlichen Hausgeburtshebammen in Verbindung setzen (Ihre Hebamme wird Ihnen einen Namen geben können). Sie wird mit Ihnen über alle Möglichkeiten sprechen. Auch wird Sie Ihnen bei der Planung Ihrer Versorgung helfen und für eine Umgebung sorgen, in der Sie und Ihr Baby während der Entbindung so sicher wie möglich sind.




Kernaussagen


• Haben Sie den Wunsch nach einer VBAC, sollte Ihr Arzt Sie unterstützen, doch sollten Sie auch vollständig über die Pro und Contras informiert sein unter Berücksichtigung Ihrer Geburtsgeschichte.
• VBAC bringt ein kleines Risiko eines Uterus-Risses mit sich (siehe oben "Was ist eine Uterus-Riss?") - ungefähr zu acht Prozent.








<mesaj tarafından düzenlendi C U D A N A on 27.02.2008 17:20:55>

www.portakalradyo.de
gozenboz

  • Tüm gönderiler : 125
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: sezeryan sonrası normal doğum yapan anneler - 28.02.2008 13:40:33 ( #36 )
İstanbul'da sezeryan sonrası normal doğum yapan biri yok mu?
 
Veya Türkiye'de....
C U D A N A

  • Tüm gönderiler : 3943
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: Deutschland
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: sezeryan sonrası normal doğum yapan anneler - 28.02.2008 13:49:07 ( #37 )

Orjinalden alıntı: gozenboz

İstanbul'da sezeryan sonrası normal doğum yapan biri yok mu?

Veya Türkiye'de....

 
bi önceki sayfada
Atatürk Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı, Erzurum  'da ssvd ile ilgili yapilan önemli bi arastirma var...
ve oldukca basarili sonuclar alinmis...
 
benim türkiye genelinde edindigim bilgi ise pek ic acici diil maalesef...
basarili ssvd yapan anne orani sadece %3
bu da sezeryan icin
ameliyathane hazirlanana kadar plansiz olarak gerceklesen dogumlar...



www.portakalradyo.de
eliffcik

  • Tüm gönderiler : 1568
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: Kocaeli / İzmit
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: sezeryan sonrası normal doğum yapan anneler - 28.02.2008 14:06:40 ( #38 )
Benim kızım sezeryan ile dünyaya geldi. Makat gelişi diye doktorumuz öyle uygun gördü. İkinci bebeğimi normal doğum ile dünyaya getirmek isterim ama buna evet diyecek doktor bulacağımı ne yazık ki hiç zannetmiyorum.
Ben Aynur


C U D A N A

  • Tüm gönderiler : 3943
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: Deutschland
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: sezeryan sonrası normal doğum yapan anneler - 28.02.2008 14:16:55 ( #39 )
aynur,
kocaeli üniversitesi tip fakültesi'nde cok degerli kadin dogum uzmanlari var...
genelde üniversite hastaneleri ssvd'yi destekliyorlar...
gidip görüsmeni ve sansini denemeni öneririm...

www.portakalradyo.de
"İPEK"

  • Tüm gönderiler : 434
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: İst-asya
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: sezeryan sonrası normal doğum yapan anneler - 28.02.2008 15:10:14 ( #40 )
gozenboz ve Aynurcuğum!!
 
Türkiye'de de SSVD yapan anneler, ayrıca da yaptıran doktorlar var. Gerçekten bu konuyu araştırmak istiyorsanız, SSVD yapanlardan bilgi almak istiyorsanız veya siz de SSVD yapmayı planlıyorsanız lütfen grubumuza gelin. yahoogroups'ta SSVD diye aratın ve gruba üye olun. Ana sayfamızda files bölümünde Türkiye'de SSVD yaptıran doktorların bir kısmını bulabilirsiniz. Siz de oturduğunuz çevredeki dr ve hastanelerle temasa geçip konuya bakış açıları ile ilgili bilgi toplayıp bizimle oradan paylaşabilirsiniz. Sağlık bakanlığının SSVD hakkında talimatnamesi var. Bu talimatnameye göre siz istediğiniz sürece, eğer SSVDye engel bir durum yoksa SSVD yapmak zorunda dr.lar Türkiye'de de.
 
SSVD ile ilgilenmeyen arkadaşlar lüfen burada yazışmayın, bizim yazılar da arada kaynamasın.
 

Sayfayı değiştir: < 123456789 > | Sayfayı gösteriyor 2 of 9, mesajlar 21 to 40 of 162

Hızlı ulaşım:

Şu andaki aktif kullanıcılar
0 adet üye ve 3 misafir var.
İkonların Anlamları ve İzinler
  • Yeni mesajlar
  • Yeni mesaj yok
  • Yeni Konu ve Yeni Mesajlar
  • Yeni mesajı olmayan yeni konu
  • Yeni mesajlarla kilitlendi
  • Yeni mesajlar olmadan kilitlendi
  • Mesajı oku
  • Yeni konu başlat
  • Mesaja cevap ver
  • Yeni anket gönder
  • Oy gönder
  • Post reward post
  • Gönderilerimi sil
  • Konularımı sil
  • Gönderiyi derecelendir

© 2000-2009 ASPPlayground.NET Forum Version 3.4