Forum Bebeği Forum Ana Sayfa

Bebek.com Forum'a Hoş Geldiniz...

Üye Girişi yapın veya Kayıt olun.
Bebek.com forumunu ilk ziyaretiniz ise; Forum Kuralları için tıklayınız.

 tomografinin bebeğe zararı

Sayfayı değiştir: < 1234 > | Sayfayı gösteriyor 2 of 4, mesajlar 21 to 40 of 63
Yazar Mesaj
ankara81

  • Tüm gönderiler : 5
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: tomografinin bebeğe zararı - 07.05.2009 12:16:08 ( #21 )
galiba beni tam anlamıyla bir tek sizanladınız çok teşekkür ederim..grizabella hanım ise yine saçmalamış..Ben tabikide kimsenin çocugunun zarar görmemesini isterim ve dilerim allahtan ..Ben bu derece üzüldüm allah diğer anneleri çocuklarının sağlığı ile ilgili üzmesin, bununla terbiye etmesin..Ona(grizabella ya ) büyük konuşmayın derken yani insanın başına bazen tedbirleri alsa bile ne zaman ne geleceği belli olmaz yani bu kadar kesin konuşmamak lazım demek istemiştim..Tabi  anlayana sivrisinek saz, her neyse..:))
 
Sizin söylediklerinize gelince bir insan beni ancak bu kadar anlayabilir ya çok teşekkür ederim..Ben kimseden nasıl çocuk büyütüceğim diye ders almak için sormadım bu soruyu çok doğru..Sadece bu konuda tecrübeli olan arkadaşlardan biraz fikir alıp gönlümü, kafamı rahatlatmak istedim o kadar..
 
Bebeğim şuan çok ii Allahıma binlerce şükürler..Doktorda sürekli tomografi çekilenlerde hasar oluşabileceğini 1 seferden hiç bişey olmayacağını söyledi Allaha şükür..Zaten bebeklere verilen dozçok azmış..sadece 1 dak. kadar çekmişlerdi..Onda verilen radrasyonda 1-2 saniye filan veriliyormuş..Yinede böyle bişey yaşadığımız için çok üzgünüm Allah beterinden saklasın ..Benim yavrumu ve herkesin yavrusunu..Ama birde benimle aynı şeyleri yaşamış arkadaşlar var ise onlarla dertleşmek onlardanda aynı şeyleri duymak beni rahatlatır düşüncesiyle bu konuyu forma açtım..:((
 
Söylemek istediklerime tercüman olduğunuz için çok teşekkürler raidsss ..Sevgilerle..
ankara81

  • Tüm gönderiler : 5
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: tomografinin bebeğe zararı - 07.05.2009 12:28:12 ( #22 )
Papu ceren arkadaşım sanada çok teşekküğrler..
 
Ben inanın oğlumumla o kadar ilgili bir anneyimdirki ne iş ne güçhiçbişey doğduğu günden beri umurumda olmadı şuana kadar..O hep yanımdaydı..Ben geceleri bile uyumadan başında beklerim..
 
Bir saniye içinde gerçekleşen bu olay beniöylesine üzdüki...Zaten eğer çocugunu önemsemeyen bir anne olsam dr um bana söylediklerinden sonra birde kalkıp formda duygularımı endişemi paylaşmasdım ..Önemsemez geçerdim bişey olmas der dururdum..
 
Zaten çocukta belkişde hastanelik bile bir olay yoktu belkide..Çünkü hiçbayılmadı bilinci kaybıolmadı kusması olmadı..Amabenim içim dayanmadı ve içim rahat etsin diye hastaneye götürdüm..Götürmesemmiydi sorusunu soruyorum kendime ama cvp bulamıyorum bir türlü bu defada kafamda hep soru işareti kalcaktı özellikle düştükten sonraki ilk 1-2 gün çok endişe duycaktım  en azından bu defa beyinde bir hasar oluşmadığını ciddi bir yaralanma olmadığını öğrenerek içimrahat oldu..
 
Birde anneler aklınızda olsun bebek düştükten sonra bazen kafa darbesiyle ince bir sızıntı oluşurmuşbeyne..Ve bu sıvı beyinde birikipdururmuş..Düşmeden 3-4 ay sonra kendisini gösterirmiş böyle bişey oluştuktan sonra bunu ancak amelyatla sıvıyı alarak tedavi edebiliyorlarmış..Buda sadece tomografide anlaşılıyormuş..Yanidüşer düşmez çekilen tomografidse sızıntıyı görürlerse hemen durdurabilip anında tedavi edebiliyorlarmış..Allahtan bizim tomografi çok temiz çıktı bebeşimi melekler korumuş..Hiç bişey olmamış ama sizde çocugunuz düştüğünde lütfen hemen hastaneye götürün..Umarım hiç bir bebeğin başına gelmez bunlar..
 
BAna desteklerinizden dolayı teşekkkürlerimi sunarım..Sevgiler papu ceren
raidss

  • Tüm gönderiler : 1804
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: tomografinin bebeğe zararı - 07.05.2009 12:32:18 ( #23 )
bebeğinizin iyi olmasına gerçekten çok sevindim...ayrıca sizi anlıyor olmama da çok mutlu oldum..ama imran hanım bu konu şuan 2. sayfada ya emin olun ki bu sayfa 5 -15-25 .sayfalara kadar uzayıp gidebiliri onun için bu sayfayı okumamanızı tavsiye ederim  sinirleriiniz bozulabilir..
 
ayrıca sık sık gelin forumumuza güzel paylaşımlarda olmuyo değil
 
sevgiyle kalın be bebeğinizi benim için öpün

Orjinalden alıntı: ankara81

galiba beni tam anlamıyla bir tek sizanladınız çok teşekkür ederim..grizabella hanım ise yine saçmalamış..Ben tabikide kimsenin çocugunun zarar görmemesini isterim ve dilerim allahtan ..Ben bu derece üzüldüm allah diğer anneleri çocuklarının sağlığı ile ilgili üzmesin, bununla terbiye etmesin..Ona(grizabella ya ) büyük konuşmayın derken yani insanın başına bazen tedbirleri alsa bile ne zaman ne geleceği belli olmaz yani bu kadar kesin konuşmamak lazım demek istemiştim..Tabi  anlayana sivrisinek saz, her neyse..:))
 
Sizin söylediklerinize gelince bir insan beni ancak bu kadar anlayabilir ya çok teşekkür ederim..Ben kimseden nasıl çocuk büyütüceğim diye ders almak için sormadım bu soruyu çok doğru..Sadece bu konuda tecrübeli olan arkadaşlardan biraz fikir alıp gönlümü, kafamı rahatlatmak istedim o kadar..
 
Bebeğim şuan çok ii Allahıma binlerce şükürler..Doktorda sürekli tomografi çekilenlerde hasar oluşabileceğini 1 seferden hiç bişey olmayacağını söyledi Allaha şükür..Zaten bebeklere verilen dozçok azmış..sadece 1 dak. kadar çekmişlerdi..Onda verilen radrasyonda 1-2 saniye filan veriliyormuş..Yinede böyle bişey yaşadığımız için çok üzgünüm Allah beterinden saklasın ..Benim yavrumu ve herkesin yavrusunu..Ama birde benimle aynı şeyleri yaşamış arkadaşlar var ise onlarla dertleşmek onlardanda aynı şeyleri duymak beni rahatlatır düşüncesiyle bu konuyu forma açtım..:((
 
Söylemek istediklerime tercüman olduğunuz için çok teşekkürler raidsss ..Sevgilerle..

__ANKA__

  • Tüm gönderiler : 5817
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: tomografinin bebeğe zararı - 07.05.2009 12:38:33 ( #24 )

Orjinalden alıntı: ankara81

Papu ceren arkadaşım sanada çok teşekküğrler..

Ben inanın oğlumumla o kadar ilgili bir anneyimdirki ne iş ne güçhiçbişey doğduğu günden beri umurumda olmadı şuana kadar..O hep yanımdaydı..Ben geceleri bile uyumadan başında beklerim..

Bir saniye içinde gerçekleşen bu olay beniöylesine üzdüki...Zaten eğer çocugunu önemsemeyen bir anne olsam dr um bana söylediklerinden sonra birde kalkıp formda duygularımı endişemi paylaşmasdım ..Önemsemez geçerdim bişey olmas der dururdum..

Zaten çocukta belkişde hastanelik bile bir olay yoktu belkide..Çünkü hiçbayılmadı bilinci kaybıolmadı kusması olmadı..Amabenim içim dayanmadı ve içim rahat etsin diye hastaneye götürdüm..Götürmesemmiydi sorusunu soruyorum kendime ama cvp bulamıyorum bir türlü bu defada kafamda hep soru işareti kalcaktı özellikle düştükten sonraki ilk 1-2 gün çok endişe duycaktım  en azından bu defa beyinde bir hasar oluşmadığını ciddi bir yaralanma olmadığını öğrenerek içimrahat oldu..

Birde anneler aklınızda olsun bebek düştükten sonra bazen kafa darbesiyle ince bir sızıntı oluşurmuşbeyne..Ve bu sıvı beyinde birikipdururmuş..Düşmeden 3-4 ay sonra kendisini gösterirmiş böyle bişey oluştuktan sonra bunu ancak amelyatla sıvıyı alarak tedavi edebiliyorlarmış..Buda sadece tomografide anlaşılıyormuş..Yanidüşer düşmez çekilen tomografidse sızıntıyı görürlerse hemen durdurabilip anında tedavi edebiliyorlarmış..Allahtan bizim tomografi çok temiz çıktı bebeşimi melekler korumuş..Hiç bişey olmamış ama sizde çocugunuz düştüğünde lütfen hemen hastaneye götürün..Umarım hiç bir bebeğin başına gelmez bunlar..

BAna desteklerinizden dolayı teşekkkürlerimi sunarım..Sevgiler papu ceren

 
bebeğiniz başının üstüne mi düştü,yoksa her düşmede mutlaka hastane mi?bizim olmadığımız bir yerde düşerse baş darbesini anlayabilir miyizbir de canım okuduklarını seni eleştiri olarak algılama...forumda yenisin sanırım,zamanla insanları tanıyacaksın,o zaman doğru algılayacaksın...üzme kendini ve bu sayfanın birileri için faydalı olduğunu da belirtmek isterim...sayfada düşmelerle ilgili paylaşımlar da yapılabilir,konu başlığını değiştirerek...düşen bebeğe ilk neler yapılmalı gibi bize bilgi verebilecek paylaşımlar sağlanabilir?
ankara81

  • Tüm gönderiler : 5
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: tomografinin bebeğe zararı - 07.05.2009 12:52:12 ( #25 )
hayır alnını çarptı..Kaşının üstü biraz morardı..En tehlikelisi kafasının arkasını yere çarpmasıymış..Bizimki  öyle olmadı allahtanki..Amaarka kafayı vurursa yere mutlaka doktora götürülmeliymiş..Çünkübeynin büyük bölümü arka taraftaymış..Bizim alından darbe almış..Yani tabiki oda önemli ama arka kafayı çarpması kadar değil dedi doktor..Tedbir amaçlı yaptılar tetkikleride..
 
 
__ANKA__

  • Tüm gönderiler : 5817
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: tomografinin bebeğe zararı - 07.05.2009 13:01:45 ( #26 )
offff offfff...panik oluyor insan...Allah korusun...ama soruma tam cevap alamadım canım ya...
papu-ceren

  • Tüm gönderiler : 9454
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: tomografinin bebeğe zararı - 07.05.2009 13:10:45 ( #27 )
Teşekkür edecek bişey yok canım, hepimiz anneyiz, çocuklarımız hepimizin gözünün nuru ama benzer bir olay benimde başıma geldiği için ve gözünün önünde bile olsa saniyelik bişeyle böyle ufak kazaların atlatılabileceğini bildiğim için bu tip konularda çokda acımasızca eleştiremiyorum.

Benimde burda dönem dönem ihmallerini çok eleştirdiğim insanlar olmuştur ama ortada bariz bir ihmal vardır anca o zaman eleştiride bulunuyorum. Tekrar geçmiş olsun.



Orjinalden alıntı: ankara81

Papu ceren arkadaşım sanada çok teşekküğrler..

Ben inanın oğlumumla o kadar ilgili bir anneyimdirki ne iş ne güçhiçbişey doğduğu günden beri umurumda olmadı şuana kadar..O hep yanımdaydı..Ben geceleri bile uyumadan başında beklerim..

Bir saniye içinde gerçekleşen bu olay beniöylesine üzdüki...Zaten eğer çocugunu önemsemeyen bir anne olsam dr um bana söylediklerinden sonra birde kalkıp formda duygularımı endişemi paylaşmasdım ..Önemsemez geçerdim bişey olmas der dururdum..

Zaten çocukta belkişde hastanelik bile bir olay yoktu belkide..Çünkü hiçbayılmadı bilinci kaybıolmadı kusması olmadı..Amabenim içim dayanmadı ve içim rahat etsin diye hastaneye götürdüm..Götürmesemmiydi sorusunu soruyorum kendime ama cvp bulamıyorum bir türlü bu defada kafamda hep soru işareti kalcaktı özellikle düştükten sonraki ilk 1-2 gün çok endişe duycaktım  en azından bu defa beyinde bir hasar oluşmadığını ciddi bir yaralanma olmadığını öğrenerek içimrahat oldu..

Birde anneler aklınızda olsun bebek düştükten sonra bazen kafa darbesiyle ince bir sızıntı oluşurmuşbeyne..Ve bu sıvı beyinde birikipdururmuş..Düşmeden 3-4 ay sonra kendisini gösterirmiş böyle bişey oluştuktan sonra bunu ancak amelyatla sıvıyı alarak tedavi edebiliyorlarmış..Buda sadece tomografide anlaşılıyormuş..Yanidüşer düşmez çekilen tomografidse sızıntıyı görürlerse hemen durdurabilip anında tedavi edebiliyorlarmış..Allahtan bizim tomografi çok temiz çıktı bebeşimi melekler korumuş..Hiç bişey olmamış ama sizde çocugunuz düştüğünde lütfen hemen hastaneye götürün..Umarım hiç bir bebeğin başına gelmez bunlar..

BAna desteklerinizden dolayı teşekkkürlerimi sunarım..Sevgiler papu ceren
neslikerem

  • Tüm gönderiler : 1135
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: tomografinin bebeğe zararı - 07.05.2009 13:57:32 ( #28 )
Ankara81 (İmran), doktorunun yaptığı açıklamadan sonra eminim biraz olsun rahatlamışsındır. Ben seni çok iyi anlıyorum. Aynı durumu yaşayan annelerden fikir alıp biraz daha rahatlamaya çalışmandan daha normal bişey olamaz. Ben de Kerem'i düşürdüğüm gün, hemen forumlara sarılmıştım. O zamana kadar hiçbir foruma üye olmadığım gibi okumamıştım bile. O gün benimle aynı şeyleri yaşayan anneleri okuduğumda gerçekten çok rahatlamıştım. Zaten sen çok lakayt, ihmalkar, rahat bir anne olsan gelip de buraya böyle bir konu açmazsın.
 
Şimdi senin hassas bir döneminde İlke'nin yazdıkları biraz can sıkıcı olmuş olabilir. Çünkü kendini kötü hisseden bir anneyi daha beter üzüyor söyledikleri. Buna ben de katılıyorum ve ilk mesajımda da İlke'ye belirtmiştim bunu. Bununla birlikte üslup konusunda belki bazı problemleri olsa bile, İlke'nin söyledikleri gerçekten çok doğru. Eminim sen artık maksimumun da ötesinde bir çaba göstereceksin çocuğunun bu şekilde bir daha düşmemesi için, çünkü bunu yaşadın ve sonuçlarını yaşayarak gördün. Ama Biset gibi (ülkeryıldızım) belki daha yeni ve tecrübesiz annelerin (gerçi Biset bu konuda hepimizi geçer de ), İlke'nin yazdıklarını okuduktan sonra çok daha dikkatli davranacağından ben eminim. Dolayısıyla, belki gerçekten senin vesilenle ve İlke'nin yazdıkları sayesinde kalıcı hasar bırakacak şekilde düşecek bir çocuğun bu düşmesi engellenmiş olacak. Olaya bu gözle bakarsan bence daha az kırılırsın ve daha faydalı olur bu paylaşımlarımız.
 
Düşme konusunu, aslında ben çok abartı bulmuyorum. Bir çocuğun düşmeden büyümesi belki mümkündür ama ne kadar doğrudur tartışılır. 9 aya kadar eyvallah diyorum. Tamamen anne gözetiminde çünkü. Ama 8-9 aydan sonra bu mümkün değil. Ben çocukken o kadar çok düşüp yaralanmışımdır ki şimdi dizlerimde izleri duruyor ama o günlerimi, düşmelerimi çok güzel hatırlıyorum. İyi ki düşmüşüm diyorum.. Bebeklerin düşmesi konusunda ise mümkün olan maksimum çabayı sarfetmek hepimizin görevi ama böyle bişey olunca da çok fazla üzülüp, belki bu üzüntüyle bebeğimize daha büyük zarar vermenin de bir anlamı yok. Bir arkadaşım bana şunu söylemişti Kerem düşütüğünde, "Eğer düşmeyle bişey olsaydı, şu an insan nesli diye bişey olmazdı". Bu düşme olayı bir tek senin başına gelmiyor, bunu böyle düşünmek eminim seni rahatlatıyor.
 
Bir de şunu kesin belirtmem lazım, bebeğinin düşmüş olması seni kesinlikle kötü, ihmalkar bir anne yapmaz. O düştüğünde senin bir parçan kopmuş, yüreğin sızlamıştır eminim. Ama ne yazık ki hayat çok daha acımasız. O zaman bu dünyaya çocuk getirmeyecektik. Ya da bu düşmelere, kalkmalara, onların üzülmesine, bazı zorluklarla karşı karşıya kalmasına, belki bazen kötü şeylerle tek başlarına yüzleşmek zorunda kalmalarına alışacağız bağrımıza taş basıp. Hayat gerçekten kolay değil. Ve kolay olmayan bir hayatı yaşayarak mutlu olmaz mı insan aslında? Herşey mükemmel ve sorun yoksa, o zaman ümit de yok, başarmak da yok, kaybetmek yada kazanmak da yok demektir. Bu durumda mutlu olunur mu olunmaz mı bilmiyorum. Yani demem o ki bu düşmelere hayata hazırlık gözüyle bakabiliriz. Biraz dağıttım konuyu ama neyse..
__ANKA__

  • Tüm gönderiler : 5817
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: tomografinin bebeğe zararı - 07.05.2009 14:04:02 ( #29 )
neslihan yazdıkların çok doğru...
 
ben dünden beri o kadar çok düşündüm ki bu konuyu...arkadaşımız çok güzel bir noktayı göz önüne serdi...ben hep tedirginim zaten ama bu daha bi kendime getirdi beni..Rabbimize emanet evlatlarımız ,bizler de emanete sahip çıkmak zorundayız...
 
 
papu-ceren

  • Tüm gönderiler : 9454
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: tomografinin bebeğe zararı - 07.05.2009 14:30:46 ( #30 )
Neslihan bu günün tarihini bir yere not etmem lazım çünkü ilk defa noktasından, virgülüne sonuna kadar seninle aynı fikirdeyim


Orjinalden alıntı: Neslikerem


Düşme konusunu, aslında ben çok abartı bulmuyorum. Bir çocuğun düşmeden büyümesi belki mümkündür ama ne kadar doğrudur tartışılır. 9 aya kadar eyvallah diyorum. Tamamen anne gözetiminde çünkü. Ama 8-9 aydan sonra bu mümkün değil. Ben çocukken o kadar çok düşüp yaralanmışımdır ki şimdi dizlerimde izleri duruyor ama o günlerimi, düşmelerimi çok güzel hatırlıyorum. İyi ki düşmüşüm diyorum.. Bebeklerin düşmesi konusunda ise mümkün olan maksimum çabayı sarfetmek hepimizin görevi ama böyle bişey olunca da çok fazla üzülüp, belki bu üzüntüyle bebeğimize daha büyük zarar vermenin de bir anlamı yok. Bir arkadaşım bana şunu söylemişti Kerem düşütüğünde, "Eğer düşmeyle bişey olsaydı, şu an insan nesli diye bişey olmazdı". Bu düşme olayı bir tek senin başına gelmiyor, bunu böyle düşünmek eminim seni rahatlatıyor.

Bir de şunu kesin belirtmem lazım, bebeğinin düşmüş olması seni kesinlikle kötü, ihmalkar bir anne yapmaz. O düştüğünde senin bir parçan kopmuş, yüreğin sızlamıştır eminim. Ama ne yazık ki hayat çok daha acımasız. O zaman bu dünyaya çocuk getirmeyecektik. Ya da bu düşmelere, kalkmalara, onların üzülmesine, bazı zorluklarla karşı karşıya kalmasına, belki bazen kötü şeylerle tek başlarına yüzleşmek zorunda kalmalarına alışacağız bağrımıza taş basıp. Hayat gerçekten kolay değil. Ve kolay olmayan bir hayatı yaşayarak mutlu olmaz mı insan aslında? Herşey mükemmel ve sorun yoksa, o zaman ümit de yok, başarmak da yok, kaybetmek yada kazanmak da yok demektir. Bu durumda mutlu olunur mu olunmaz mı bilmiyorum. Yani demem o ki bu düşmelere hayata hazırlık gözüyle bakabiliriz. Biraz dağıttım konuyu ama neyse..
papu-ceren

  • Tüm gönderiler : 9454
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: tomografinin bebeğe zararı - 07.05.2009 15:09:26 ( #31 )
Eminecim katıldığım kısmı quetledim zaten
raidss

  • Tüm gönderiler : 1804
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: tomografinin bebeğe zararı - 07.05.2009 15:28:57 ( #32 )
gerçekten çok güzle anlatılmış...ellerinize sağlık...

Orjinalden alıntı: papu-ceren

Neslihan bu günün tarihini bir yere not etmem lazım çünkü ilk defa noktasından, virgülüne sonuna kadar seninle aynı fikirdeyim


Orjinalden alıntı: Neslikerem


Düşme konusunu, aslında ben çok abartı bulmuyorum. Bir çocuğun düşmeden büyümesi belki mümkündür ama ne kadar doğrudur tartışılır. 9 aya kadar eyvallah diyorum. Tamamen anne gözetiminde çünkü. Ama 8-9 aydan sonra bu mümkün değil. Ben çocukken o kadar çok düşüp yaralanmışımdır ki şimdi dizlerimde izleri duruyor ama o günlerimi, düşmelerimi çok güzel hatırlıyorum. İyi ki düşmüşüm diyorum.. Bebeklerin düşmesi konusunda ise mümkün olan maksimum çabayı sarfetmek hepimizin görevi ama böyle bişey olunca da çok fazla üzülüp, belki bu üzüntüyle bebeğimize daha büyük zarar vermenin de bir anlamı yok. Bir arkadaşım bana şunu söylemişti Kerem düşütüğünde, "Eğer düşmeyle bişey olsaydı, şu an insan nesli diye bişey olmazdı". Bu düşme olayı bir tek senin başına gelmiyor, bunu böyle düşünmek eminim seni rahatlatıyor.

Bir de şunu kesin belirtmem lazım, bebeğinin düşmüş olması seni kesinlikle kötü, ihmalkar bir anne yapmaz. O düştüğünde senin bir parçan kopmuş, yüreğin sızlamıştır eminim. Ama ne yazık ki hayat çok daha acımasız. O zaman bu dünyaya çocuk getirmeyecektik. Ya da bu düşmelere, kalkmalara, onların üzülmesine, bazı zorluklarla karşı karşıya kalmasına, belki bazen kötü şeylerle tek başlarına yüzleşmek zorunda kalmalarına alışacağız bağrımıza taş basıp. Hayat gerçekten kolay değil. Ve kolay olmayan bir hayatı yaşayarak mutlu olmaz mı insan aslında? Herşey mükemmel ve sorun yoksa, o zaman ümit de yok, başarmak da yok, kaybetmek yada kazanmak da yok demektir. Bu durumda mutlu olunur mu olunmaz mı bilmiyorum. Yani demem o ki bu düşmelere hayata hazırlık gözüyle bakabiliriz. Biraz dağıttım konuyu ama neyse..


neslikerem

  • Tüm gönderiler : 1135
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: tomografinin bebeğe zararı - 07.05.2009 15:45:47 ( #33 )

Orjinalden alıntı: CIVILTI


Orjinalden alıntı: papu-ceren

Neslihan bu günün tarihini bir yere not etmem lazım çünkü ilk defa noktasından, virgülüne sonuna kadar seninle aynı fikirdeyim


Orjinalden alıntı: Neslikerem


Düşme konusunu, aslında ben çok abartı bulmuyorum. Bir çocuğun düşmeden büyümesi belki mümkündür ama ne kadar doğrudur tartışılır. 9 aya kadar eyvallah diyorum. Tamamen anne gözetiminde çünkü. Ama 8-9 aydan sonra bu mümkün değil. Ben çocukken o kadar çok düşüp yaralanmışımdır ki şimdi dizlerimde izleri duruyor ama o günlerimi, düşmelerimi çok güzel hatırlıyorum. İyi ki düşmüşüm diyorum.. Bebeklerin düşmesi konusunda ise mümkün olan maksimum çabayı sarfetmek hepimizin görevi ama böyle bişey olunca da çok fazla üzülüp, belki bu üzüntüyle bebeğimize daha büyük zarar vermenin de bir anlamı yok. Bir arkadaşım bana şunu söylemişti Kerem düşütüğünde, "Eğer düşmeyle bişey olsaydı, şu an insan nesli diye bişey olmazdı". Bu düşme olayı bir tek senin başına gelmiyor, bunu böyle düşünmek eminim seni rahatlatıyor.

Bir de şunu kesin belirtmem lazım, bebeğinin düşmüş olması seni kesinlikle kötü, ihmalkar bir anne yapmaz. O düştüğünde senin bir parçan kopmuş, yüreğin sızlamıştır eminim. Ama ne yazık ki hayat çok daha acımasız. O zaman bu dünyaya çocuk getirmeyecektik. Ya da bu düşmelere, kalkmalara, onların üzülmesine, bazı zorluklarla karşı karşıya kalmasına, belki bazen kötü şeylerle tek başlarına yüzleşmek zorunda kalmalarına alışacağız bağrımıza taş basıp. Hayat gerçekten kolay değil. Ve kolay olmayan bir hayatı yaşayarak mutlu olmaz mı insan aslında? Herşey mükemmel ve sorun yoksa, o zaman ümit de yok, başarmak da yok, kaybetmek yada kazanmak da yok demektir. Bu durumda mutlu olunur mu olunmaz mı bilmiyorum. Yani demem o ki bu düşmelere hayata hazırlık gözüyle bakabiliriz. Biraz dağıttım konuyu ama neyse..



Şşşşşt..Uyanık!

Nerde noktasına virgülüne kadar aynı fikirdesin??Aradan parçalamışsın mesajı..

Nesli ve papucuk,hep durun buralarda,bir yere gitmeyin siz emi??[sm=kiss.gif]

 
Valla yazarken pabucuğu kızdıracak bişey yazmamak için çok uğraş verdim. Sonunda başarmışım. 7 Mayıs 2009.
 
Cıvıltı, papu ben de [sm=kiss.gif][sm=kiss.gif][sm=kiss.gif]



 
 
papu-ceren

  • Tüm gönderiler : 9454
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: tomografinin bebeğe zararı - 07.05.2009 15:51:29 ( #34 )
ayy çok alemsin neslihan bana kısaca çiğdem diyebilirsin ama sen beni zaten hiç kızdırmıyordun ki uslup doğru olduğu sürece muhalif fikirler her zaman olmalı
papu-ceren

  • Tüm gönderiler : 9454
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: tomografinin bebeğe zararı - 07.05.2009 16:23:36 ( #35 )
hahahaha papucik ne demek bu arada bir yiyecek olduğunu anladım da içeriğini hakkaten merak ettim Bu arada siz sormadınız ama madem tanışır gibi olduk ve papucuk demekte ısrarlısınız. Pa-Pu Patik ve Pufy nin ilk iki harfinin birleşimi bunlarda benim canım kedilerim olmakta. Sonradan kızımda doğunca içim el vermedi kızımıda ekledim. 3 çocuğum denilebilir Papu-ceren

Bu arada şimidi fark ettimde bende sze cıvıltıcık yada neslikeremcik desem ne komik olurdu ama demeyecem merak etmeyin hahahahahah
burcu-perim

  • Tüm gönderiler : 2671
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: KARŞIYAKA 35½
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: tomografinin bebeğe zararı - 07.05.2009 16:29:31 ( #36 )
Ankara81, tekrar çok geçmiş olsun, doktorunuz da içinizi rahatlatmış ne güzel, dilerim ki hiç birimizin başına bu tür olaylar gelmez...
Arkadaşlara ben de katılıyorum, siz içinizi rahat tutun, kötü bir anne değilsiniz siz, bebeğinizi doktora götürmekle de iyi yapmışsınz,
yerinizde ben olsam ben de götürürdüm...

Biseeeeet, duy sesimi, bu kadar inceleme kızım ya... Kendine sürekli düşünecek,
üzülecek bir konu buluyorsun, yasakliciğim sana interneti eninde sonunda...
Şaka bir yana sorumluluklarını yerine getirip biraz rahat ol Bisetim ya
Fıstığnı da öp benim yerime

 

bengül

  • Tüm gönderiler : 1964
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: tomografinin bebeğe zararı - 07.05.2009 16:37:23 ( #37 )
sayfayı ilk açtığından beri takip ediyordum sorusu ile ilgili net bilgim yoktu yazmak istemedim ama sonraki yazılanları görünce tecrübe ve iyi dileklerimi paylaşmaya karar verdim ....çünkü yanlız olmadığını , sadece senin başına gelmediğini bilmek çok rahatlatıcı olabiliyor..neslikeremin dediği gibi düşmeden büyüyen çoçuk olacağına inanmıyorum ..elbetteki istemeden yaptığımız yanlışlar bizi iyi yada kötü anne yaftası yapıştırmaz ...insanları yargılamakkkkk en kolayı anlamak zor olanıdır.....

son zamanlarda okuduğum günümüz anneleri için çok güzel ve faydalı bir yazı .... bu başlığı okuyan annelerinde faydalanabileceği bir yazı olduğunu düşünüyorum

ekliyorum.....(bir çok sitede yayınlandı bebek.com da giriş sayfasında linki var okuyanlarınız vardır belki  )









Yeni anneler, yanlış yapma korkusuyla çocuklarıyla sıcak ilişki kuramıyor






Yeditepe Üniversitesi Hastanesi Çocuk ve Ergen Psikiyatrisi  Anabilim Dalı Başkanı & Aile Terapisti Prof. Dr. Emine Zinnur Kılıç,  günümüzde annelerin başarılı olma adına anne-çocuk ilişkisinin sıcaklığını yaşamadığını belirterek “Annelik duygusu yaşamın belki de en doyum verici duygularından birisidir. “Başarılı anne” olma çabası,  bu duyguyu bozduğunda; hem anneler hem çocuklar kaybeder. Şunu unutmamak gerekir ki; en başarılı, en mutlu ya da en güvenli, en sağlıklı erişkinler genellikle en başarılı annelerin çocukları değildir” diyor.

Annelik bize öğretildiği gibi doğuştan mı gelir yoksa öğrenilen bir rol müdür?

Annelik rolü kültürden kültüre farklılıklar gösteren bir roldür. Genellikle bu rolün nasıl oynanacağı annenin kendi annesiyle ilişkisi ve içinde yaşadığı toplumun annelere nasıl bir rol verdiği gibi etkenlerle şekillenir. Ama hiçbir toplumda değişmeyen bir şey vardır ki o da anne ve bebek arasında kurulan özel bağdır. Bebeğin doğduğu günden itibaren anne ile arasında kurulan ilişki, özel bir ilişkidir. Bebekler, dünyaya, sanki kendilerine bakan anneyi büyüleyecek bir donanımla gelirler. Bu öyle bir büyüdür ki; anne,  bebeği her ağladığında, onun gereksinimlerini gidermek için kendini zorunlu hissedecektir. İşte insan yavrusunun bu özel yeteneği sayesinde anne ve bebek arasında gelişen bağlanma ilişkisi; bebeğin korunmasını, bakılmasını, gereksinimlerinin giderilmesini ve hayatta kalmasını sağlar. Annenin bebeğin gereksinimlerine duyarlılığı, kısmen doğum sonu annede oluşan hormonal değişiklikler sayesinde olur ama kısmen de bebeğin bu özel yeteneği ile yaratılır. Bebeğe bakım veren kişi mutlaka anne olmayabilir. Kim olursa olsun bir süre düzenli biçimde bir bebekle ilişki kurduğunda aynı büyünün etkisi altında kalacaktır. Bebeğe bağlanan annesi ya da bakımını üstlenen kişi,  ona hayran olacak, onu memnun etmek için, rahat ettirmek için adeta çırpınacaktır. Böylece de annelik rolüne ilişkin ilk adımlar atılmış olur. Annenin bebeğe verdiği değer; onun gereksinimlerine karşı duyarlılığı;    bebeğine baktığında gözlerinin parlaması;  bebeğin kendisini değerli ve güvende hissetmesini sağlar ve böylece bebek, annesi ile ilişkisi yoluyla, kendisi ve yaşadığı dünya ile ilgili ilk bilgilerini oluşturur.

Anne olmak görünürde bu kadar basit bir roldür; insan yavrusuna bakmak, beslemek, sevmek, sıcak tutmak, korumak... Ancak pratik uygulamada annenin bütün varlığını ve düşüncesini kaplar. Anneler bebekleriyle ilgili hayaller kurar, onun geleceğine ilişkin planlar yapmaya başlarlar. anne daha çok şey bildikçe daha çok ayrıntı ile uğraşmaya başlar. anne sütü mü verecek, mama mı verecek, yanında mı yatıracak ayrı mı yatıracak? En doğru anneliği nasıl yapacağına ilişkin sorular annenin zihnini işgal eder. Günümüzde annelik rolü bu nedenle giderek karmaşıklaşmıştır. Hele de son yüzyılda erişkinlerin, “kendi davranışlarının kökenini geçmişte, çocukluklarında arama” ve bu yaklaşımın yanlış bir uzantısı olarak da “geriye dönüp de başlarına gelen her sorundan dolayı annelerini suçlama” eğilimleri ortaya çıktığından beri çoğu anne, çocuğunun geleceğinin bütün yükünü ilk andan itibaren omuzlarında hissetmeye başlamaktadır.

Günümüzde anneler eskiye göre daha plan, program ve proje dahilinde çocuk yetiştiriyor. Yeni annelerle eski anneleri kıyaslar mısınız?

Günümüzde anneler yoğun bir bilimsel bombardıman altındalar. “Çocuğun neyle beslendiği ya da beslenmediği onun ilerde kalp hastası ya da şeker hastası olmasına neden olabilir;   hangi ek besinleri aldığı ileride obez olup olmamasını belirler; belli vitaminleri almazsa boyu yeterince uzamayacaktır” vs. gibi, bazıları çok da doğru olmayan ham bilimsel veriler annelere her gün medya aracılığıyla ulaşıyor. Beslenme konusunda uzayıp giden bu listeye giderek zekasının nasıl daha iyi gelişeceği listesi de eklendi. Anneler çocuklarının zekası gelişsin diye hamileliklerinden itibaren belli müzikleri çocuklarına dinletmeye; oturabildiğinden itibaren çocuklarını zeka geliştirdiği iddia edilen TV programlarının karşısına koymaya;  mutlaka belli oyuncaklarla oynamasını sağlamaya uğraşmaktalar. Annelik üzerinde tüketim toplumunun baskısı giderek artmakta.... Bu yaklaşım tarzı çerçevesinde, “annenin çocuğa nasıl davranması gerektiği” konusunda da oldukça sığ bir bilgi bombardıman söz konusudur. 

Annelere birbiriyle çelişen birçok mesaj bir anda verilmektedir. Bu mesajlar “çocuğunu taşırken yüzü kendine mi baksın, dışarıya mı baksın?” gibi günlük yaşamın küçük ayrıntılarından tutun da;  “çocuğun davranışına sınır koyarsanız özgür bir birey olamaz, kendi hakkını savunamaz” türü tehditler içeren uyarılara kadar anne çocuk ilişkisinin birçok alanını kapsamaktadır. Bu bombardıman altında bazı anneler, çocukları iyi yabancı dil öğrensin diye, daha kendi dilini konuşmadan yabancı dil öğretme çabası içine girmekte;  tuvalet eğitiminden önce müzik eğitimine başlamaktadırlar. Annenin eğitim düzeyi yükseldikçe çocuğun geleceği için yapılması gereken şeyler listesi giderek kabarmaktadır.  Bütün bu uyarılar sonucunda, bazı anneler,  “Çocuklarının ilerde ne olup ne olmayacağının yalnızca kendi kontrollerinde” olduğu zannına kapıldılar ve bir gün bir şeyleri eksik ya da yanlış yapmış olmaktan dolayı çocukları tarafından suçlanmaktan da fena halde korkuyorlar...

Çocuklar günümüzün hızlı, karmaşık ve kalabalık şehirlerinde yetişirken anneleri ile ilişkileri de bu yaşam tarzından etkileniyor mu? Daha sıcak bir ilişki için önerileriniz var mı? 

Bütün bu baskıların sonucunda, daha çok da şehirde yaşayan anneler sanki çocuklarıyla ilişkilerindeki her anı puanlayan bir dış sistem varmış gibi hissetmeye başladılar. Çalışan anneler, çocuğuna yeterince zaman ayırmadığının suçluluğuyla; görev icabı çocuğa ayırdığı zamanları, “çocuk zeka gelişimi için oynaması gerekli olan bütün oyunları oynadı mı oynamadı mı?” diye hesaplayarak geçirir hale geldiler. “Doğru çocuk yetiştirme denetim sistemi” sanki onların ne kadar iyi anne oldukları ve çocuklarının gelecekte ne kadar başarılı, güvenli, sağlıklı olacağına dair her an onları denetlemekte ve puan vermekte gibi hissediyorlar. Bu derece çocuğun geleceğine odaklanmış bir bakış açısı ise şimdiki zamanın kaçmasına; anne çocuk ilişkisinin çok önemli bir boyutu olan duygusal ilişki boyutunun unutulmasına neden oluyor.   anne çocuk ilişkisinin kendiliğindenliği ve doğallığı bozuluyor.  Anneler hata yapma ya da eksik yapma kaygısından çocuklarıyla ilişkilerinin keyfini çıkaramaz hale geldiler. Annelik artık “doğru çocuk yetiştirme” konusunda binlerce ayrıntı bilmeyi ve uygulamayı gerektiren tam gün çalışmayı gerektiren bir iş haline gelmiş;  ilişkinin rahatlığı bozulmuş;  ilişkiler gerginleşmiş durumda...
Oysa anne çocuk ilişkisinin en önemli yönü ilişkideki güven hissi, şefkat, paylaşım, birlikte olmaktan mutlu olma  ve her şeye karşın karşılıklı kabullenilme duygusudur. Anneler gergin olup, çocuklar da annelerinin beklentilerine yanıt verememe kaygısı yaşamaya başladıklarında bu duygu kaybolur. Annelik duygusu yaşamın belki de en doyum verici duygularından birisidir ve “başarılı anne” olma çabası,  bu duyguyu bozduğunda; hem anneler hem çocuklar kaybeder. Şunu unutmamak gerekir ki; en başarılı, en mutlu ya da en güvenli, en sağlıklı erişkinler genellikle en başarılı annelerin çocukları değildir!



<mesaj tarafından düzenlendi bengül on 07.05.2009 17:11:22>
BalBöceği_Annemicino

  • Tüm gönderiler : 8499
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: karlar diyarı:)
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: tomografinin bebeğe zararı - 07.05.2009 16:38:45 ( #38 )
melike,hoşgeldin foruma..
çok geçmiş olsun...arkadaşların dediği gibi dr. illa ki kar zararı hesaba katarak çekmiştir tomogrofiyi...Allah beterinden saklasın..
Sen bakma eleştirenlere...kimse kötü niyetle yazmıyor ama bazen doğruları yanlış sayfalara yazıyoruz
yalnız bebek düşmez düşürülür kısmı asla asla asla doğru olamaz..çünkü tedbir her defa işe yaramayabilir..elbette tedbiri elden bırakmayacaksın ama dünyanın en önemli güvenlik tedbirlerini alsan olacaksa olur birşeyler...
çoğu kazalar bir anlık dalgınlıkla olmaz mı? bebeğin varsa asla dalgın olmayacaksın mı denilmeli?kim ister ki dalgın olmayı?bulaşık süngerine deterjan yerine yağ döken ben,kaç kere annem yerine eşimi eşim yerine annemi arayan ben, vs.vs...çocuğum bebekliğinde düşmediyse bu aldığım tedbirlerden öte şansımdandır takma sen,iyi bir anne olmasan bu forumda bunları yazıyor olmazdın
 


BalBöceği_Annemicino

  • Tüm gönderiler : 8499
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Bölge: karlar diyarı:)
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: tomografinin bebeğe zararı - 07.05.2009 16:59:29 ( #39 )

Orjinalden alıntı: CIVILTI

Melike kim??

Hani İmrandı..

Ver gazı balböceği verrrrrrrrrr...

Düşürmeyin bebeleri yawwwss..Alalallaaaaaaaaa....Sonra da düştü mü,düşürüldü mü diye ikiye ayrılmasın forum..Çıkılmaz bu işlerin içinden..

Papucuk,nickime neler neler ettiler bu forumda..Bir cıvıltıcık denmediği kalmıştı..Yakışmıyor ya ,kaç yaşında kadınım..Siz daha genceciksiziniz..-cıkli-cikli takıları kaldırır nicleriniz...

profilde melike yazıyordu..yanlış görmedim ya 
e tabii düşmesin bebeler de bunun garantisi var mı?
var diyeni Allah bildiği gibi yapsın


neslikerem

  • Tüm gönderiler : 1135
  • Ödül puanları : 0
  • Katıldı: 01 January 0001
  • Durum: çevrimdışı
Ynt: tomografinin bebeğe zararı - 07.05.2009 17:22:17 ( #40 )

Orjinalden alıntı: BalBöceği_Annemicino


Orjinalden alıntı: CIVILTI

Melike kim??

Hani İmrandı..

Ver gazı balböceği verrrrrrrrrr...

Düşürmeyin bebeleri yawwwss..Alalallaaaaaaaaa....Sonra da düştü mü,düşürüldü mü diye ikiye ayrılmasın forum..Çıkılmaz bu işlerin içinden..

Papucuk,nickime neler neler ettiler bu forumda..Bir cıvıltıcık denmediği kalmıştı..Yakışmıyor ya ,kaç yaşında kadınım..Siz daha genceciksiziniz..-cıkli-cikli takıları kaldırır nicleriniz...

profilde melike yazıyordu..yanlış görmedim ya 
e tabii düşmesin bebeler de bunun garantisi var mı?
var diyeni Allah bildiği gibi yapsın

 
Daha önce İmran yazıyordu ama???
 
Çiğdem ve Emine ben ikinizin nicklerini de beğeniyorum. Cıvıltı süper oturmuş. papu-ceren de pek anlamasam da kulağa hoş geliyordu. Şimdi papunun anlamını da öğrendim. Güzelmiş gerçekten.
 
Ben de nickimi değiştireceğim. Ama hiç düşünmedim ne olsu diye. Arada bir düşündüm de aklıma bişey gelmedi. Öyle kaldı. Lise yıllarında nickim gülpembe idi. . Radyolardan birbirimiz için istek şarkılarda bulunurduk arkadaşlarla nicklerimizi kullanarak. "Gülpembe Bülbül için istemiş Bendeniz"den Ağlıyayım mı? hep beraber dinliyoruz" şeklinde . Bir ara msn kullanıyordum. Çoook eski zamanlarda nestle diye giriyordum. Nick geçmişim bu kadar. Şimdi isim bulmakta zorlanıyorum. Var mı önerisi olan? Adım Neslihan. Kerem ve Kaan olmak üzere iki oğlum var. Hmm eskiden Paynişko adında tatlı mı, tatlı, şirin mi şirin bir kedim vardı. İlk oğlum sayılır.
 
Cıvıltı ben lisedeyken Tarkan filan yeni çıkmıştı. Tarkan yeni çıktığında sen neler yapıyordun? Söyle de yaşını öğrenelim artık?
 
 
Sayfayı değiştir: < 1234 > | Sayfayı gösteriyor 2 of 4, mesajlar 21 to 40 of 63

Hızlı ulaşım:

Şu andaki aktif kullanıcılar
0 adet üye ve 3 misafir var.
İkonların Anlamları ve İzinler
  • Yeni mesajlar
  • Yeni mesaj yok
  • Yeni Konu ve Yeni Mesajlar
  • Yeni mesajı olmayan yeni konu
  • Yeni mesajlarla kilitlendi
  • Yeni mesajlar olmadan kilitlendi
  • Mesajı oku
  • Yeni konu başlat
  • Mesaja cevap ver
  • Yeni anket gönder
  • Oy gönder
  • Post reward post
  • Gönderilerimi sil
  • Konularımı sil
  • Gönderiyi derecelendir

© 2000-2009 ASPPlayground.NET Forum Version 3.4